🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Ukrayna'da 'Şehir Savaşı' Tırmanıyor: Siviller İçin Kanlı Bir Yıl Bekleniyor

29 Mayıs 2026, Cuma
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Ukrayna'da 'Şehir Savaşı' Tırmanıyor: Siviller İçin Kanlı Bir Yıl Bekleniyor

Rusya-Ukrayna savaşı, cephe hatlarında yaşanan askeri ve diplomatik durgunluğun etkisiyle yeni ve daha yıkıcı bir aşamaya girmiş durumda. Taraflar, doğrudan çatışmalardan ziyade, düşman topraklarının derinliklerine yönelik uzun menzilli saldırılara yönelerek "yıpratma savaşı" stratejisini daha da derinleştiriyor. Gelişmiş dronlar ve füzelerle gerçekleştirilen bu karşılıklı saldırılar, özellikle sivil yerleşim yerlerini hedef alarak, savaşın en ağır bedelini ödeyen sivil halk için bu yıl rekor düzeyde can kaybı ve yıkım potansiyeli taşıyor. Bu durum, analistler tarafından 1980'lerde Irak ile İran arasında yaşanan "şehir savaşı" dönemine benzetiliyor ve uluslararası toplumda derin endişelere yol açıyor.

Savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken, Ukrayna'nın karşı taarruzunun beklenen başarıyı elde edememesi ve Rusya'nın da büyük çaplı ilerlemeler kaydedememesi, cephe hattında bir kilitlenmeye yol açtı. Bu stratejik çıkmaz, her iki tarafı da askeri hedeflere ulaşmak için konvansiyonel kara operasyonları yerine daha çok hava gücüne ve uzun menzilli vuruş kabiliyetlerine güvenmeye itiyor. Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısını, askeri üretim tesislerini ve büyük şehirlerini hedef alırken, Ukrayna da Rusya'nın sınır bölgelerindeki şehirlerine, petrol depolama tesislerine ve askeri üslerine insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle karşılık veriyor. Bu saldırılarda kullanılan Shahed tipi kamikaze dronlar, Kalibr ve Kh-101 gibi seyir füzeleri ile Ukrayna'nın geliştirdiği veya Batı'dan aldığı Storm Shadow/SCALP gibi füzeler, savaşın yıkıcı etkisini yüzlerce kilometre öteye taşıyor.

Ukrayna'da başkent Kyiv (Kiev), Lviv, Odesa, Harkiv (Kharkiv) gibi büyük şehirler, Rusya'nın füze ve dron saldırılarının ana hedefleri arasında yer alıyor. Bu saldırılar, sivil konutları, hastaneleri, okulları ve kültürel miras alanlarını vurarak büyük insani trajedilere neden oluyor. Benzer şekilde, Rusya'nın Belgorod, Kursk gibi sınır şehirleri de Ukrayna'dan gelen İHA saldırılarının hedefi haline gelmiş durumda. Bu durum, her iki ülkede de sivil halk arasında korku ve paniğe yol açarken, günlük yaşamı felç ediyor ve şehirlerin altyapısını ciddi şekilde tahrip ediyor.

Tarihsel Benzerlikler ve Uluslararası Hukuk

Analistlerin Ukrayna'daki mevcut durumu benzetmek için kullandığı 1980-1988 Irak-İran Savaşı'ndaki "şehir savaşı" dönemi, sivil nüfus üzerindeki yıkıcı etkileriyle tarihe geçmiştir. Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak, cephedeki çıkmazı aşmak ve İran'ın direncini kırmak amacıyla Tahran, İsfahan ve Şiraz gibi büyük İran şehirlerine balistik füzelerle (özellikle Scud füzeleri) kitlesel saldırılar düzenlemişti. İran da buna misilleme olarak Irak şehirlerini hedef almış, bu karşılıklı bombardımanlar on binlerce sivilin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine neden olmuştu. Bu dönem, modern savaş tarihinde sivillerin doğrudan ve sistematik olarak hedef alındığı en acımasız stratejilerden biri olarak kabul edilir.

Uluslararası insancıl hukuk, savaş zamanında sivillerin ve sivil altyapının korunmasını temel ilke olarak benimser. Cenevre Sözleşmeleri ve ek protokolleri, savaşan tarafların askeri hedefler ile sivil hedefleri ayırt etmesini ve sivillere orantısız zarar verecek saldırılardan kaçınmasını zorunlu kılar. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Rusya'nın geniş çaplı işgalinin başlangıcından bu yana Ukrayna'da on binlerce sivilin öldüğü veya yaralandığı tahmin edilmektedir ve bu sayı, "şehir savaşı"nın tırmanmasıyla birlikte daha da artma eğilimindedir. Altyapı tahribatının maliyeti yüz milyarlarca Euro'yu bulurken, milyonlarca Ukraynalı evlerini terk etmek zorunda kalmış, Avrupa'nın en büyük mülteci krizlerinden birine yol açmıştır.

Gelecek Perspektifi ve Bölgesel Etkiler

Bu uzun menzilli saldırıların temel amacı, düşmanın savaşma iradesini kırmak, askeri ve ekonomik kapasitesini zayıflatmak, aynı zamanda hava savunma sistemlerini yıpratarak cephedeki operasyonlara destek sağlamaktır. Ancak tarihsel örnekler, sivil hedeflere yönelik saldırıların genellikle beklenen stratejik sonuçları vermediğini, aksine halkın direncini artırdığını ve uluslararası kınamalara yol açtığını göstermektedir. Ukrayna'da da benzer bir durum gözlemlenmekte; saldırılar Ukrayna halkının direncini kırmaktan çok, Batı'dan daha fazla askeri ve insani yardım taleplerini güçlendirmektedir.

Ukrayna'daki bu "şehir savaşı"nın tırmanması, sadece iki ülke için değil, tüm Avrupa ve küresel güvenlik için ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye gibi bölgesel aktörler, Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşması gibi girişimlerle savaşın insani etkilerini hafifletmeye ve diplomatik çözüm yolları aramaya devam etse de, mevcut durum barış umutlarını oldukça zayıflatmaktadır. Savaşın bu yeni ve daha yıkıcı aşaması, sivil kayıpların artacağı, altyapı tahribatının derinleşeceği ve bölgedeki insani krizin daha da kötüleşeceği kanlı bir yılın habercisi olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplumun, sivillerin korunması ve savaşın sona erdirilmesi yönündeki çabalarını artırması, bu trajik gidişatı durdurmak için hayati önem taşımaktadır.

Etiketler:
#ukrayna#rusya#savaş#sivil#şehir-savaşı
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat