🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İspanya'da İsrailli Muhaliflerin Sesi: 'Anavatanımızda Bize Deli Gözüyle Bakılıyor'

11 Nisan 2026, Cumartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İspanya'da İsrailli Muhaliflerin Sesi: 'Anavatanımızda Bize Deli Gözüyle Bakılıyor'

İsrail hükümetinin Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlarına karşı çıkan ve kendilerini "anti-Siyonist" olarak tanımlayan bir grup İsrailli, anavatanlarında maruz kaldıkları baskı ve dışlanma nedeniyle İspanya'da bir araya geliyor. Bu muhalif seslerden biri olan ve 2023'ten bu yana Madrid'de yaşayan Nadav Finebooch, ülkesinde bu tür bir duruş sergilemenin "ihanetle eşdeğer" görüldüğünü belirtiyor. Finebooch, arkadaşları ve ailesiyle çatışmaya yol açan, hatta kişinin kendi kimliğiyle çelişmesine neden olan bu durumun, İsrail toplumunda kendilerine "deli" gözüyle bakılmasına yol açtığını vurguluyor.

Finebooch, George Orwell'ın distopik romanı 1984'te yaşar gibi hissettiği İsrail'deki ortamdan uzaklaşarak İspanya'ya yerleşmiş. Burada, Benjamin Netanyahu hükümetinin Gazze'de "soykırım" olarak nitelendirdiği eylemlerine karşı çıkan diğer İsraillilerle bir araya gelerek uluslararası toplumu İsrail'e yaptırım uygulamaya çağıran bir hareketin parçası oldu. Bu grup, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez liderliğindeki hükümetin Gazze savaşına karşı Netanyahu yönetimine muhalefet etmesini takdirle karşılamakla birlikte, Madrid'den "daha kararlı" adımlar atmasını talep ediyor.

İspanya'daki bu İsrailli muhalifler, sadece Gazze'deki mevcut çatışmalara değil, aynı zamanda İsrail'in genel Filistin politikalarına da temelden karşı çıkıyorlar. Onlar için anti-Siyonizm, sadece bir siyasi görüş değil, aynı zamanda ahlaki bir duruşu temsil ediyor. Bu duruş, İsrail'in bir Yahudi devleti olarak var olma hakkını sorgulamaktan ziyade, bu varoluşun Filistinlilerin hakları ve uluslararası hukuk çerçevesinde nasıl gerçekleştiği üzerine odaklanıyor. Bu nedenle, İsrail içinde "hain" olarak damgalanma riskine rağmen, seslerini uluslararası platformlarda duyurmaya çalışıyorlar.

İspanya'nın Dış Politikasında Filistin Meselesi ve Muhaliflerin Rolü

İspanya, Avrupa Birliği (AB) içinde Filistin davasına en güçlü destek veren ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Başbakan Pedro Sánchez, Gazze'deki çatışmaların başlamasından bu yana İsrail'in eylemlerini sert bir dille eleştirdi ve Filistin devletinin tanınması yönünde aktif bir politika izledi. Hatta İspanya, İrlanda ve Norveç ile birlikte Filistin devletini resmen tanıma kararı alarak bu konudaki kararlılığını gösterdi. Bu durum, İspanya'yı İsrailli muhalifler için güvenli bir liman ve seslerini duyurabilecekleri bir platform haline getiriyor. Nadav Finebooch ve arkadaşları, İspanya hükümetinin bu duruşunu takdir etmekle birlikte, İsrail'e karşı ekonomik ve siyasi yaptırımlar gibi daha somut adımlar atılmasını istiyorlar.

İsrail içinde ve diasporada Filistin politikalarına yönelik muhalefet yeni bir olgu değil. Ancak Gazze'deki son çatışmalar, bu muhalif seslerin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasına neden oldu. B'Tselem, Breaking the Silence gibi İsrailli insan hakları örgütleri yıllardır işgal altındaki topraklardaki ihlalleri belgeliyor ve İsrail kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyor. Ancak bu gruplar da çoğu zaman "vatan haini" veya "İsrail karşıtı" olmakla suçlanıyor. İspanya'daki bu yeni oluşum, İsrail dışındaki bir platformda, anavatanlarındaki baskıdan nispeten uzak bir şekilde, doğrudan İsrail hükümetinin politikalarını hedef alarak uluslararası kamuoyunu etkilemeyi amaçlıyor.

Türkiye de İspanya gibi, Gazze'deki insani krize ve İsrail'in eylemlerine karşı uluslararası arenada güçlü bir duruş sergileyen ülkelerden biri. Hem İspanya hem de Türkiye, Filistin devletinin tanınması konusunda benzer bir çizgide ilerliyor ve İsrail hükümetinin politikalarını eleştiriyor. Bu durum, iki ülkenin Orta Doğu'daki barış ve istikrar arayışlarında ortak bir zemin bulduğunu gösteriyor. İsrailli muhaliflerin İspanya'da seslerini yükseltmesi, uluslararası hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına inanan farklı ülkelerdeki benzer düşüncelere sahip bireyler ve gruplar arasında bir köprü kurma potansiyeli taşıyor.

Uluslararası Hukuk Bağlamında "Soykırım" İddiaları ve Gelecek Perspektifi

İsrailli muhaliflerin ve birçok uluslararası kuruluşun Gazze'deki durumu "soykırım" olarak nitelendirmesi, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açtığı dava, bu iddiaların hukuki platformda ele alınmasını sağladı. UAD, İsrail'e Gazze'deki Filistinlilere yönelik soykırım eylemlerini önlemek için her türlü tedbiri alması yönünde ihtiyati tedbir kararları verdi. Bu hukuki süreçler, İspanya'daki İsrailli muhaliflerin "soykırım" söylemlerine uluslararası bir zemin sağlıyor ve taleplerinin ciddiyetini artırıyor.

İspanya'daki İsrailli muhaliflerin çabaları, İsrail dış politikasını doğrudan değiştirmese de, uluslararası kamuoyunda ve özellikle Avrupa'da İsrail'in eylemlerine yönelik eleştirel seslerin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Bu tür diaspora grupları, kendi ülkelerinin politikalarına karşı çıkarken, aynı zamanda uluslararası hukuk ve insan hakları değerlerini savunarak küresel vicdanın uyanmasına yardımcı oluyorlar. Gelecekte, bu tür muhalif grupların sayısının artması ve uluslararası alanda daha organize hareket etmeleri, İsrail-Filistin çatışmasına yönelik küresel yaklaşımları etkileme potansiyeline sahip olabilir.

Etiketler:
#israilli-muhalifler#gazze#anti-siyonizm#ispanya#filistin
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat