🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İran, Hürmüz Boğazı'nı Kapatma Manevralarına Başladı: Küresel Ticaret Tehdit Altında

28 Şubat 2026, Cumartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İran, Hürmüz Boğazı'nı Kapatma Manevralarına Başladı: Küresel Ticaret Tehdit Altında

Ortadoğu'da artan gerilimler, küresel enerji piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yaratıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'den geldiği iddia edilen saldırılara misilleme olarak, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmaya yönelik askeri manevralara başladığı bildirildi. Uluslararası ticaret için stratejik bir geçiş noktası olan bu boğazın kapatılması, dünya ekonomisi için gerçek bir deprem etkisi yaratma potansiyeli taşıyor. Reuters haber ajansının aktardığı bilgilere göre, Basra Körfezi'ndeki gemilere İran Devrim Muhafızları'ndan yüksek frekanslı radyo yayınları aracılığıyla boğazdan geçişe izin verilmeyeceğine dair uyarılar yapılıyor. Ancak, Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan son açıklamada, deniz trafiğinin şimdilik açık olduğu belirtildi.

İran'ın bu hamlesi, zaten kırılgan olan küresel enerji arz güvenliğini daha da tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin üçte birinin geçtiği hayati bir deniz yolu. Boğazın en dar noktasında genişliği sadece 39 kilometreye düşüyor ve bu da onu askeri müdahalelere karşı oldukça hassas hale getiriyor. Geçmişte de İran, Batı ülkeleriyle yaşadığı gerilimlerde boğazı kapatma tehdidini sıkça bir koz olarak kullanmıştır. Bu tür bir eylem, petrol fiyatlarında astronomik artışlara yol açarak küresel enflasyonu tetikleyebilir ve dünya genelinde ekonomik durgunluk riskini artırabilir.

Söz konusu radyo uyarıları, İran'ın bölgedeki askeri gücünü ve stratejik konumunu bir kez daha vurgulama çabası olarak yorumlanıyor. Devrim Muhafızları'nın bu türden bir iletişimle gemileri hedef alması, bölgedeki denizcilik faaliyetleri için ciddi bir endişe kaynağıdır. Uluslararası nakliye şirketleri ve sigorta firmaları, bölgedeki risk primlerini artırmaya hazırlanırken, enerji ithalatçısı ülkeler alternatif rotalar ve tedarik zincirleri üzerinde çalışmaya başlamış durumda. Ancak, Hürmüz Boğazı'nın coğrafi konumu ve taşıdığı hacim düşünüldüğünde, kısa vadede gerçekçi bir alternatif bulmak neredeyse imkansız görünüyor.

Hürmüz Boğazı'nın Jeopolitik Önemi ve Tarihsel Bağlam

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik bir su yoludur. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi önemli petrol üreticisi ülkelerin ihracatının büyük bir kısmı bu boğazdan geçmektedir. İran, boğazın kuzey kıyısında yer alması nedeniyle üzerinde önemli bir kontrol gücüne sahiptir. Tarihsel olarak, İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerilimler, özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzu konularında, bu boğaz üzerinden sıkça tırmanmıştır. 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı sırasında da bölge, "tanker savaşı" olarak bilinen çatışmalara sahne olmuş, uluslararası denizcilik güvenliği ciddi şekilde tehdit altına girmiştir.

Son dönemdeki gerilimler, İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarıyla daha da karmaşık bir hal almıştır. İran'ın bu gruplara verdiği destek, bölgedeki vekalet savaşlarının derinleşmesine yol açarken, doğrudan bir çatışma riskini de artırmaktadır. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı tehdidini genellikle bir pazarlık kozu veya caydırıcılık aracı olarak kullandığını belirtiyor. Ancak, mevcut yüksek gerilim ortamında, yanlış bir hesaplama veya istenmeyen bir olay, durumu kontrol edilemez bir boyuta taşıyabilir. Bu durum, küresel ticaret yollarının güvenliği ve enerji piyasalarının istikrarı açısından büyük bir risk faktörü oluşturmaktadır.

Küresel Ekonomiye Etkileri ve Türkiye Bağlantısı

Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanması, küresel ekonomiye yıkıcı etkilerde bulunabilir. Petrol fiyatlarının varil başına 150-200 € seviyelerine fırlaması, dünya genelinde resesyon riskini artırabilir. Özellikle Avrupa ülkeleri, enerji ihtiyaçlarının önemli bir kısmını Ortadoğu'dan karşıladığı için bu durumdan ağır şekilde etkilenecektir. İspanya ve Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler, artan enerji maliyetleriyle birlikte enflasyonist baskılarla karşı karşıya kalacak ve bu da tüketici harcamalarını ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyecektir. Türkiye, enerji güvenliği açısından çeşitlendirme politikaları izlese de, küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. Boğazın kapanması durumunda, Akdeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden gelen enerji tedarik zincirleri de dolaylı olarak etkilenebilir, bu da Türkiye'nin jeopolitik konumunun önemini daha da artırır.

Uluslararası toplum, bu kritik boğazın güvenliğini sağlamak için diplomatik çabalara ağırlık vermektedir. Ancak, İran'ın bölgesel politikaları ve Batı ile olan derin anlaşmazlıkları, çözüm arayışlarını zorlaştırmaktadır. Mevcut durumda, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin açık kalması, uluslararası ticaretin devamlılığı açısından hayati önem taşımaktadır. Ancak, İran'ın uyarıları ve askeri manevraları, bölgedeki tansiyonun ne denli yüksek olduğunu ve küresel ekonominin ne kadar kırılgan bir denge üzerinde durduğunu açıkça göstermektedir. Gelecek günler, Ortadoğu'daki bu stratejik su yolunun kaderini ve dolayısıyla küresel enerji piyasalarının geleceğini belirleyebilir.

Etiketler:
#iran#hmuz-boaz#kresel-ticaret#enerji#ortadou
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat