İran İslam Cumhuriyeti, 28 Şubat'tan bu yana ülke genelinde uyguladığı internet kesintisiyle, 90 milyonu aşkın vatandaşını dijital dünyadan izole etti. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin ortak operasyonunun başlamasıyla eş zamanlı olarak devreye alınan bu karar, İran tarihindeki en uzun süreli dijital karartma olarak kayıtlara geçti. Tam 80 gündür devam eden bu kesinti, milyonlarca İranlının bilgiye erişimini, iletişim özgürlüğünü ve ekonomik faaliyetlerini derinden etkiliyor.
28 Şubat'ta başlayan ve hala devam eden bu internet kesintisi, Tahran yönetiminin bölgesel gerilimler karşısında aldığı radikal bir önlem olarak yorumlanıyor. İsrail ve ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğiyle aynı döneme denk gelen bu adım, rejimin iç ve dış bilgi akışını tamamen kontrol altına alma çabasının bir göstergesi. Ülke genelinde mobil ve sabit internet erişiminin büyük ölçüde kısıtlanması veya tamamen engellenmesi, vatandaşların uluslararası haberlere, sosyal medya platformlarına ve hatta bazı temel dijital hizmetlere ulaşımını imkansız hale getirdi.
İran rejimi, geçmişte de benzer internet kesintilerine başvurmuştu. Özellikle 2019'daki benzin zammı protestoları ve 2022'de Mahsa Amini'nin ölümü sonrası patlak veren ülke çapındaki gösteriler sırasında internet erişimi defalarca kısıtlanmıştı. Geçtiğimiz yıl Haziran ayında yaşanan bölgesel gerilimler ve çatışmalar sırasında da benzer bir "dijital karartma" uygulanmıştı. Bu kesintilerin temel amacı, halkın örgütlenmesini engellemek, protestoların yayılmasını durdurmak ve uluslararası kamuoyunun olaylardan doğru ve hızlı bilgi almasının önüne geçmek olarak biliniyor.
Mevcut 80 günlük kesinti, önceki dönemlere göre hem süresi hem de kapsamı açısından çok daha geniş. Bu durum, İranlı vatandaşları VPN (Sanal Özel Ağ) gibi yöntemlere yöneltse de, rejim bu tür araçlara erişimi de sürekli olarak engellemeye çalışıyor. Ulusal intranet ağı üzerinden sınırlı bir yerel bilgi akışı sağlanmaya çalışılsa da, bu durum küresel internetin sunduğu imkanların yerini tutmaktan çok uzak. Bu kısıtlamalar, özellikle genç nüfus ve teknolojiye bağımlı sektörler için büyük zorluklar yaratıyor.
İran'ın Bilgi Kontrol Politikaları ve Siber Güvenlik Stratejileri
İran İslam Cumhuriyeti, uzun yıllardır "Helal İnternet" veya "Ulusal Bilgi Ağı" adını verdiği kendi iç internet altyapısını kurma ve geliştirme çabası içinde. Bu ağ, Batı'nın kültürel etkisinden korunma, ahlaki değerleri muhafaza etme ve ulusal güvenliği sağlama gibi argümanlarla gerekçelendiriliyor. Rejim, küresel interneti bir tehdit unsuru olarak görüyor ve bilgi akışını sıkı bir şekilde denetleyerek toplumsal kontrolü elinde tutmayı hedefliyor. Bu son kesinti de, bu uzun vadeli stratejinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Bölgedeki artan gerilimler, özellikle İsrail ve ABD ile yaşanan siber savaş tehdidini de beraberinde getiriyor. İran'ın bu uzun süreli internet kesintisi, olası siber saldırılara karşı bir önlem alma veya düşman unsurların bilgi toplamasını engelleme amacı taşıyabilir. Ancak bu tür bir önlem, aynı zamanda İran halkının bilgiye erişim hakkını da ciddi şekilde ihlal ediyor. Uluslararası insan hakları kuruluşları ve Birleşmiş Milletler, internet erişiminin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, bu tür geniş çaplı ve uzun süreli kesintileri kınayan açıklamalar yapıyor.
Dijital Karartmanın Sosyal ve Ekonomik Etkileri
İran'da 80 gündür süren internet kesintisi, ülkenin sosyal ve ekonomik yapısı üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakıyor. Ekonomik açıdan bakıldığında, e-ticaret siteleri, online hizmet sağlayıcıları ve uluslararası ticaret yapan şirketler büyük zararlar görüyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, müşterileriyle iletişim kurmakta, tedarik zincirlerini yönetmekte ve online pazarlama faaliyetlerini sürdürmekte büyük zorluklar yaşıyor. Bu durum, zaten ekonomik sıkıntılarla boğuşan ülke için ek bir yük anlamına geliyor.
Sosyal alanda ise, vatandaşların bilgiye erişim hakkı kısıtlanıyor, dünya ile bağlantıları koparılıyor. Aileler ve arkadaşlar arasındaki iletişim zorlaşıyor, eğitim faaliyetleri aksıyor ve kültürel alışveriş imkanları ortadan kalkıyor. Bu durum, özellikle genç nesiller arasında büyük bir hayal kırıklığına ve izolasyon hissine yol açıyor. Türkiye gibi komşu ülkelerle olan kültürel ve ekonomik bağlar da bu kesintiden olumsuz etkileniyor. Türk şirketlerinin İran'daki iş ortaklarıyla iletişimi aksarken, iki ülke arasındaki dijital ticaret ve bilgi alışverişi sekteye uğruyor. Türkiye'nin de siber güvenlik ve bilgi kontrolü konusunda hassasiyetleri olsa da, İran'daki bu denli uzun süreli ve geniş kapsamlı bir kesinti örneği bulunmuyor ve bu durum, bölgesel istikrar açısından da endişe verici bir tablo çiziyor. İran rejiminin bu politikayı ne kadar sürdüreceği belirsizliğini korurken, uluslararası baskıların ve iç kamuoyunun tepkisinin bu karartma üzerinde etkili olup olmayacağı merak ediliyor. Ancak şu an için, İran halkı için dijital dünya ile bağların kopuk olduğu bir gerçeklik devam ediyor.



