🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Mango Kurucusu Isak Andic'in Ölümü: Polis Raporu ve Oğlunun Cinayet İddiasına İtiraz

30 Mayıs 2026, Cumartesi
5 dk okuma
Mango Kurucusu Isak Andic'in Ölümü: Polis Raporu ve Oğlunun Cinayet İddiasına İtiraz

İspanya'nın önde gelen moda perakendecilerinden Mango'nun kurucusu Isak Andic'in geçtiğimiz 14 Aralık'ta Barselona yakınlarındaki Montserrat Dağı'nda şüpheli ölümüyle ilgili hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Katalonya (Catalunya) özerk bölgesinin polis gücü Mossos d'Esquadra'nın Dağ Birimi tarafından hazırlanan bir rapor, Andic'in ölümünde "başka kişilerin" dahlinin kesin olarak tespit edilemediğini ortaya koydu. Ancak Barselona'daki (Barcelona) bir yargıç, bu rapora rağmen Andic'in oğlu Jonathan Andic'i babasının cinayetinden sorumlu tutarak ihtiyati tedbir kararları almıştı. Jonathan Andic'in savunma ekibi, yargıcın bu kararına itiraz ederek, Mossos raporunun göz ardı edildiğini savunuyor.

Jonathan Andic'in avukatları, Barselona Bölge Mahkemesi'ne (Audiencia de Barcelona) sundukları temyiz dilekçesinde, yargıcın müvekkili hakkında aldığı ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını talep etti. Savunma, Martorell'deki (Barselona) yargıcın kararının "kafa karışıklığına" yol açtığını belirtiyor. Zira yargıç, babanın kayıp düşme ihtimalini reddederken, Mossos d'Esquadra'nın Dağ Müdahale Birimi'nin raporunun "düşüşe neden olan faktörlerin veya olayın gelişiminde başka kişilerin dahlinin belirlenemediği" sonucuna vardığını vurguluyor. Savunma, yargıcın soruşturmanın bu "önemli sonucunu görmezden gelmesini ve bir kenara itmesini" "şaşırtıcı" bulduğunu ifade etti.

Söz konusu Mossos Dağ Birimi, Isak Andic'in düştüğü yerde bulunan bir ayak izi hakkında da bir rapor hazırlamıştı. Bu raporda, ayak izinin bir kaymayı simüle etmek amacıyla "kasten" oluşturulmuş olabileceği belirtilmişti. Yargıç da bu bulguyu Jonathan Andic'e cinayet suçlaması yöneltirken bir delil olarak kabul etmişti. Ancak savunma, temyiz dilekçesinde, Mossos'un başka bir raporunda, düşüşün yeniden canlandırılmasını yapan Dağ Birimi görevlilerinin "nasıl meydana geldiğinin doğasını belirleyemediklerini, çünkü simülasyon sonuçlarının kesin olmadığını" ifade ettiklerini de hatırlattı.

Cezası hukukçusu Cristóbal Martell liderliğindeki Andic'in hukuk ekibi, yargıcın kararını Isak Andic'in ellerinde yaralanma olmaması ve "ayaklar önde" bir kızak gibi düşüşüne dayandırdığını öne sürüyor. Savunmaya göre, bu durum "bir taşa takılıp kaymayı veya öne doğru düşmeyi" dışlamak için kullanılıyor. Ancak savunma, dava dosyasındaki adli tıp raporlarından (otopsi dahil beş rapor) hiçbirinin cinayeti gösteren bir müdahaleye işaret etmediğini, dolayısıyla "suçlayıcı hiçbir şey" bulunmadığını belirtiyor. Avukatlar, yargıcın otopsi raporunda yer alan yaralanmaların "düşüşün bir kayma veya tökezleme sonucu olma ihtimalini neredeyse tamamen dışladığı" yönündeki ifadesi karşısında "şaşkınlıklarını" dile getirdi.

Savunma ayrıca, Mossos d'Esquadra Dağ Birimi'nin geçtiğimiz Şubat ayında sunulan raporuna da itiraz ediyor. Bu rapor, olay yerinde yapılan on adet ayak izi simülasyonundan sonra, Andic'in düşüş noktasında tespit edilen bir ayak izinin "kasten" bir kaymayı taklit etmek amacıyla oluşturulduğu sonucuna varmıştı. Ancak savunma, Mossos soruşturmacısının bizzat bu raporun "uzmanlık niteliğindeki yorumlama çabasını" "değersizleştirdiğini", zira "bu kaymanın (ayak izinin) düşüşten önce mi yapıldığının belirlenemediği" sonucuna vardığını belirtiyor.

Savunma, ayak izi raporunun "kanıtlayıcı etkinliğinin olmadığını" ısrarla vurguluyor. Olay yerinin hiçbir zaman "izole edilmediği veya kordon altına alınmadığı" için "kontamine olduğunu" iddia ediyorlar. Polis memurları ve acil durum personelinin bölgeden geçtiğini belirtiyorlar. Andic'in savunma ekibi, Mossos tarafından toplanan ve yargıç tarafından kabul edilen delillere karşı koymak için Método 3 adlı dedektiflik ajansını görevlendirdi. Savunma, polis raporlarında, ayak izinin hemen yanında bir memurun ayağının göründüğü bir fotoğrafın bulunduğunu, ancak alanın mühürlenmediğini belirtiyor. Ayrıca, savunma kaynaklarına göre, ayak izi kazadan 25 gün sonra incelenmeye başlandı ve Isak Andic'in o gün giydiği ayakkabılarla karşılaştırılmadı. Bu nedenle, Mango'nun kurucusuna ait olduğunun "imkansız" olduğunu düşünüyorlar.

Isak Andic ve Mango İmparatorluğu: Bir Başarı Öyküsü

Isak Andic, 1953 yılında İstanbul'da doğmuş Sefarad Yahudisi kökenli bir iş insanıydı. Genç yaşta ailesiyle birlikte İspanya'ya, Barselona'ya göç etti. Tekstil sektöründeki kariyerine, Türkiye'den getirdiği giysileri kapı kapı satarak başladı. 1984 yılında kardeşi Nahman Andic ile birlikte Mango'yu kurdu. Mango, hızla büyüyerek İspanya'nın ve dünyanın en büyük moda perakendecilerinden biri haline geldi. Marka, uygun fiyatlı ancak trend ürünleriyle geniş kitlelere ulaşmayı başardı. 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde 115'ten fazla ülkede 2.700'den fazla mağazası bulunan Mango, İspanyol ekonomisi için de önemli bir istihdam ve ihracat kaynağıdır. Andic, sadece bir iş insanı değil, aynı zamanda Barselona'daki sanat ve kültür çevrelerinde de tanınan, etkili bir figürdü. Bu nedenle, ölümü hem iş dünyasında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Olayın gerçekleştiği Montserrat Dağı, Barselona'nın yaklaşık 50 kilometre kuzeybatısında yer alan, hem doğal güzellikleri hem de tarihi ve dini önemiyle bilinen ikonik bir dağ silsilesidir. Katalonya'nın ruhani merkezi olarak kabul edilen dağda, ünlü Montserrat Manastırı da bulunmaktadır. Dağın engebeli ve kayalık arazisi, doğa yürüyüşçüleri ve dağcılar için popüler bir destinasyon olsa da, aynı zamanda dikkat ve deneyim gerektiren zorlu parkurlara da ev sahipliği yapmaktadır. Bu durum, Isak Andic'in düşüşünün nedenleri hakkındaki soruşturmayı daha da karmaşık hale getirmektedir.

Mossos d'Esquadra ise, İspanya'nın Katalonya özerk topluluğunun kendi polis gücüdür. Geleneksel olarak İspanyol Ulusal Polisi (Policía Nacional) ve Sivil Muhafızlar'dan (Guardia Civil) bağımsız olarak faaliyet gösterirler ve bölgedeki asayiş, trafik ve adli soruşturmalardan sorumludurlar. Bu olayda, Mossos'un Dağ Birimi'nin uzmanlığı, olay yerinin doğası gereği kritik bir rol oynamıştır.

Hukuki Süreç ve Tartışmaların Etkisi

Isak Andic'in ölümüyle ilgili bu karmaşık hukuki süreç, hem Andic ailesi hem de Mango markası için önemli sonuçlar doğurabilir. Şirketin kurucusunun ölümü ve oğlunun cinayetle suçlanması, kamuoyunda ve yatırımcılar arasında hassasiyet yaratma potansiyeli taşımaktadır. İspanyol hukuk sisteminde, bir "juez de instrucción" (soruşturma yargıcı) tarafından alınan kararların, "Audiencia Provincial" (Bölge Mahkemesi) gibi üst mahkemeler tarafından temyiz yoluyla incelenmesi yaygın bir uygulamadır. Bu davada, Mossos d'Esquadra'nın kendi raporları arasındaki çelişkiler ve savunmanın sunduğu karşı argümanlar, davanın seyrini derinden etkileyecektir.

Özellikle olay yerinin kontamine olduğu ve delillerin geç incelendiği iddiaları, adli soruşturmaların güvenilirliği açısından ciddi soruları gündeme getirmektedir. Dağlık arazide meydana gelen kazaların soruşturulması, doğal koşulların ve insan faktörlerinin karmaşıklığı nedeniyle her zaman zordur. Bu tür durumlarda, "in dubio pro reo" (şüphe durumunda sanık lehine) ilkesi, yargılamanın temel taşlarından biri olarak öne çıkar. Eğer mahkeme, cinayet iddialarını destekleyecek kesin ve şüpheye yer bırakmayan kanıtlar bulamazsa, Jonathan Andic hakkındaki suçlamalar düşebilir.

Bu yüksek profilli dava, İspanya'da adalet sisteminin işleyişi, delillerin toplanması ve değerlendirilmesi süreçleri üzerindeki tartışmaları da alevlendirmiştir. Barselona Bölge Mahkemesi'nin vereceği karar, sadece Andic ailesinin kaderini değil, aynı zamanda benzer karmaşık adli vakalarda emsal teşkil etmesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Kamuoyu, bu davanın şeffaf ve adil bir şekilde sonuçlanmasını beklerken, moda dünyası da Mango'nun geleceği üzerindeki potansiyel etkileri yakından takip etmektedir.

Etiketler:
#isak-andic#mango#cinayet-iddiasi#polis-raporu#barselona
Paylaş: