İspanya'nın Akdeniz kıyısındaki önemli özerk bölgelerinden Valensiya (Valencia) Özerk Bölgesi'nde, orman yangınlarıyla mücadele için ayrılan kritik bütçenin önemli bir kısmının kullanılmadığı ortaya çıktı. İspanya Sosyalist İşçi Partisi'nin Valensiya kolu olan PSPV-PSOE, iktidardaki Halk Partisi (PP) liderliğindeki Valensiya Hükümeti'nin (Consell) 2025 yılı için orman itfaiyecisi alımına yönelik bütçenin %21'ini harcamadığını iddia etti. Bu durum, Valensiya Acil Durum Hizmetleri Entegre Yönetim Şirketi (Societat Valenciana de Gestió Integral de Serveis d'Emergències - SGISE) bünyesindeki itfaiyeci sayısının sadece iki kişi artarak 889'dan 891'e yükseldiği bir dönemde yaşandı.
PSPV-PSOE'nin Valensiya Parlamentosu'ndaki (Corts) Acil Durumlar Sözcüsü Alicia Andújar, 2 Ağustos Pazar günü yaptığı açıklamada, "Sorun artık sadece 2024 yılında hizmetin maruz kaldığı 14 milyon avroluk (€) kesinti değil, aynı zamanda Valensiya Hükümeti'nin (Consell) bu hayati operasyonel gücü güçlendirmek için kaynakları kullanma konusundaki yetersizliğidir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Akdeniz ikliminin getirdiği yüksek yangın riski altında olan bölgede ciddi endişelere yol açtı ve hükümetin acil durum yönetimi politikalarını sorgulattı. Haber kaynağında belirtilen 2025 yılı için bütçe harcaması iddiasının, denetimin yapıldığı 2024 yılı Ağustos ayı göz önüne alındığında, geleceğe yönelik bir planlama veya tahmini bir yetersizliği işaret ettiği düşünülmektedir.
Bütçe Kesintileri ve Personel Yetersizliği
Valensiya Özerk Bölgesi, yaz aylarında sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle orman yangınlarına karşı özellikle savunmasız bir konumdadır. Bölgenin geniş ormanlık alanları, kuru ot örtüsü ve zaman zaman etkili olan kuvvetli rüzgarlar, yangınların hızla yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda, orman itfaiyecilerinin yeterli sayıda ve modern donanımda olması, hem yangınların çıkmasını önlemek hem de çıkan yangınlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale etmek için hayati önem taşımaktadır. PSPV-PSOE'nin vurguladığı gibi, 2024 yılında orman yangınlarıyla mücadele hizmetlerine ayrılan bütçede yapılan 14 milyon avroluk (€) kesinti, zaten kısıtlı olan kaynakları daha da daraltmıştır. Üstelik, 2025 yılı için ayrılan bütçenin beşte birinden fazlasının kullanılmaması, bölgenin yangınlara karşı hazırlık kapasitesini ciddi şekilde zayıflatmaktadır.
İtfaiyeci sayısındaki sadece iki kişilik artış, bölgenin geniş ormanlık alanları ve artan yangın riski göz önüne alındığında oldukça yetersiz kalmaktadır. Uzmanlar, yetersiz personel ve bütçe kullanımı durumunda, yangınlara müdahale sürelerinin uzayabileceğini, yangınların kontrol altına alınmasının zorlaşabileceğini ve dolayısıyla çevresel ve ekonomik zararın katlanarak artabileceğini belirtiyor. Bu durum, sadece doğrudan yangınla mücadeleyi değil, aynı zamanda yangın önleme faaliyetlerini, toplum bilinçlendirme kampanyalarını, eğitimleri ve modern ekipman alımını da olumsuz etkilemektedir. Özellikle son yıllarda Valensiya'da yaşanan büyük yangınlar, bu tür bir zafiyetin telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.
İklim Değişikliği ve Artan Yangın Riski: Geniş Kapsamlı Bir Sorun
Akdeniz havzası, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biridir. Valensiya da bu durumdan payını almakta; sıcaklıkların artması, kuraklık dönemlerinin uzaması ve şiddetli rüzgarların sıklaşması, orman yangınlarının hem sıklığını hem de şiddetini artırmaktadır. Son yıllarda İspanya genelinde ve özellikle Valensiya'da yaşanan büyük orman yangınları, bu tehdidin ciddiyetini açıkça ortaya koymuştur. Örneğin, 2012 yılında Valensiya'da çıkan yangınlar binlerce hektar alanı kül etmiş, 2022 ve 2023 yıllarında da benzer yıkıcı olaylar yaşanmıştır. Bu tür "mega yangınlar", geleneksel mücadele yöntemlerini aşarak daha kapsamlı ve koordineli bir yanıt gerektirmekte, havadan ve karadan daha fazla kaynağın seferber edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Türkiye de benzer şekilde Akdeniz ikliminin etkisi altında olup, özellikle yaz aylarında orman yangınlarıyla mücadele etmektedir. İspanya ve Türkiye gibi ülkelerin deneyimleri, iklim değişikliğiyle mücadelede ve orman yangınlarına karşı dirençli sistemler kurmada uluslararası işbirliğinin ve yerel yönetimlerin stratejik planlamasının ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, Valensiya Hükümeti'nin bütçe kaynaklarını etkin kullanamaması, sadece yerel bir sorun olmanın ötesinde, küresel iklim kriziyle mücadeledeki zafiyetleri de gözler önüne sermektedir. Yangın riskinin arttığı bu dönemde, kaynakların verimsiz kullanılması, kamu güvenliği ve çevrenin korunması adına ciddi bir ihmal olarak yorumlanmaktadır.
PSPV-PSOE'nin bu denetimi, Halk Partisi liderliğindeki Valensiya Hükümeti'nin acil durum yönetimi konusundaki taahhütlerini ve kapasitesini sorgulatıyor. Yangın riskinin her geçen yıl arttığı bir dönemde, itfaiye teşkilatının güçlendirilmesi yerine bütçelerin kesilmesi ve ayrılan kaynakların dahi kullanılmaması, kamu güvenliği ve çevrenin korunması açısından kabul edilemez bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bu durum, hükümetin önceliklerini yeniden gözden geçirmesi ve orman yangınlarıyla mücadeleye daha stratejik, kararlı ve şeffaf bir yaklaşım sergilemesi gerektiğine işaret etmektedir. Aksi takdirde, Valensiya'nın doğal güzellikleri ve yerleşim yerleri, her yaz artan yangın tehdidi altında kalmaya devam edecektir.



