Avrupa'nın önde gelen Arap dünyası uzmanlarından, eski Fransız diplomat, Arabist ve tarihçi Jean-Pierre Filiu, küresel siyasetin karmaşık dinamiklerini, özellikle de ABD'nin eski başkanı Donald Trump'ın yaklaşımını "yapay zeka dopingli video oyunu mantığı" olarak tanımlamasıyla dikkatleri üzerine çekti. Sciences Po Üniversitesi'nde profesör olan Filiu, Barselona'yı ziyaret ederek Avrupa Akdeniz Enstitüsü (IEMed) tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuştu. Bu önemli ziyaret, onun Ortadoğu'daki son gelişmelere dair eşsiz gözlemlerini ve analizlerini Avrupa kamuoyuyla paylaşması için bir platform sağladı.
Filiu, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne giren az sayıdaki Avrupalı analizlerden biri olma özelliği taşıyor. Bu benzersiz deneyimi, İspanyolca olarak La Cebra yayınevi tarafından yeni yayımlanan "Un historiador en Gaza" (Gazze'de Bir Tarihçi) adlı kitabında detaylandırıyor. Kitabı, bölgedeki insani krize ve siyasi çıkmazlara dair birinci elden, derinlemesine bir bakış sunarken, uzmanlık alanı olan Ortadoğu tarihini ve güncel olayları birleştiriyor. Filiu'nun bu gözlemleri, Trump'ın siyasi stratejilerinin küresel etkilerini değerlendirirken önemli bir bağlam oluşturuyor.
Filiu'nun Trump'a atfettiği "video oyunu mantığı", modern siyasetin giderek daha kişiselleştirilmiş, anlık tepkilere dayalı ve sonuç odaklı hale geldiğini düşündürüyor. Bu yaklaşım, karmaşık diplomatik süreçler yerine hızlı kararlar, "kazan-kaybet" senaryoları ve kamuoyunu manipüle etme potansiyeli taşıyan algoritmaların kullanımını içeriyor olabilir. Yapay zekanın siyasi kampanyalarda, veri analizinde ve hatta stratejik iletişimde artan rolü, bu "oyunlaştırma" sürecini daha da hızlandırıyor ve siyasi liderlerin karar alma mekanizmalarını dönüştürüyor.
Bu bağlamda, Trump'ın sosyal medya kullanımı, rakiplerine karşı sert söylemleri ve uluslararası anlaşmalardan tek taraflı çekilme kararları, Filiu'nun bahsettiği bu mantığın somut örnekleri olarak görülebilir. Siyasetin bir "oyun" gibi algılanması, uzun vadeli sonuçları göz ardı ederek anlık zaferlere odaklanılmasına yol açabilir. Bu durum, özellikle Ortadoğu gibi hassas bölgelerdeki barış süreçleri ve istikrarlı diplomatik ilişkiler üzerinde yıkıcı etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
Ortadoğu'daki Gelişmeler ve Küresel Siyasetin Dönüşümü
Jean-Pierre Filiu'nun Gazze deneyimi, Ortadoğu'daki çatışmaların sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel siyasetin yeni dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşananlar, uluslararası hukukun ve insani değerlerin sorgulandığı bir döneme işaret ediyor. Filiu'nun bölgedeki gözlemleri, bu krizin insani boyutunu ve siyasi aktörlerin sorumluluklarını derinlemesine anlamak için kritik önem taşıyor. Onun gibi bağımsız analistlerin sahadan edindiği bilgiler, dezenformasyonun ve propagandaların yaygınlaştığı bir çağda gerçeklerin ortaya konulması açısından hayati bir rol oynuyor.
Avrupa Akdeniz Enstitüsü (IEMed) gibi kuruluşlar, bu tür uzmanların görüşlerini kamuoyuyla buluşturarak, Avrupa'nın Akdeniz bölgesine yönelik politikalarının daha bilinçli ve gerçekçi bir temelde şekillenmesine katkıda bulunuyor. Barselona'nın Akdeniz'e açılan bir kapı olması, bu tür tartışmaların burada yapılmasını daha da anlamlı kılıyor. Filiu'nun analizleri, sadece Ortadoğu'ya değil, aynı zamanda Avrupa'nın göç, güvenlik ve dış politika konularındaki zorluklarına da ışık tutuyor.
Türkiye de Ortadoğu'daki gelişmelerden doğrudan etkilenen ve bölgede aktif rol oynayan bir ülke olarak, bu tür analizleri yakından takip etmektedir. Trump'ın "video oyunu mantığı" ile şekillenen dış politika yaklaşımları, Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde zaman zaman öngörülemezliklere yol açmıştır. Özellikle Suriye, enerji ve savunma sanayi gibi konularda alınan ani kararlar, Ankara'nın Washington ile olan diyaloğunu karmaşıklaştırmıştır. Yapay zekanın siyasi süreçlerdeki kullanımı, gelecekte Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde de daha fazla dikkate alması gereken bir faktör haline gelecektir.
Yapay Zeka ve Siyasetin Geleceği Üzerine Analiz
Filiu'nun "yapay zeka dopingli video oyunu mantığı" tespiti, siyaset bilimcileri ve uluslararası ilişkiler uzmanları için önemli bir tartışma alanı açıyor. Yapay zeka, siyasi kampanyalarda hedefli reklamcılık, seçmen analizi, sahte haber üretimi ve dezenformasyon yayma gibi alanlarda giderek daha fazla kullanılıyor. Bu durum, demokratik süreçlerin şeffaflığını ve kamuoyunun sağlıklı bilgiye erişimini tehdit ediyor. Siyasi liderlerin, karmaşık sorunları basitleştirerek "oyun" formatında sunması, seçmenlerin derinlemesine düşünme ve eleştirel değerlendirme yeteneklerini zayıflatabilir.
Gelecekte, yapay zekanın siyasi karar alma süreçlerine daha fazla entegre olması bekleniyor. Bu entegrasyon, veriye dayalı politikaların geliştirilmesine yardımcı olabileceği gibi, etik ve şeffaflık sorunlarını da beraberinde getirebilir. Algoritmaların önyargıları, manipülasyon potansiyeli ve insan faktörünün göz ardı edilmesi riskleri, uluslararası ilişkilerde istikrarsızlığa yol açabilir. Bu nedenle, Jean-Pierre Filiu gibi uzmanların, bu yeni dönemin risklerini ve fırsatlarını anlamaya yönelik çalışmaları, hem akademisyenler hem de karar alıcılar için paha biçilmez bir rehber niteliğindedir. Siyasetin "oyunlaşması" eğilimine karşı, eleştirel düşünce ve etik değerlerin korunması, küresel istikrar ve demokratik ilkeler açısından hayati önem taşımaktadır.



