İspanya'nın Catalunya (Katalonya) özerk bölgesinin kültürel simgelerinden biri olan "castells" (insan kuleleri) geleneği, Terrassa kentinden yükselen önemli bir kapsayıcılık projesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Els Minyons de Terrassa adlı köklü casteller grubu, uzun süredir devam eden herkesi kucaklama çabalarını "Acompanya'm" (Bana Eşlik Et) projesiyle somutlaştırıyor. Bu çığır açan girişim, grubun sosyal merkezi Cal Reig'i ve casteller gösterilerini, bilişsel farklılıklara sahip bireyler için tamamen erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Proje, Prodis ve Escola Heura gibi alanında uzman kuruluşlarla iş birliği içinde geliştirildi ve Katalan kültürünün kapsayıcılık yolculuğunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
"Acompanya'm" projesi, fiziksel engellerin ötesine geçerek, bilişsel erişilebilirlik kavramına odaklanıyor. Bu, otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlükleri veya diğer bilişsel farklılıkları olan bireylerin, castells deneyimine tam olarak katılabilmeleri için çevrenin ve iletişimin adapte edilmesi anlamına geliyor. Proje kapsamında, Cal Reig binası içerisinde görsel destekler, sadeleştirilmiş dil kullanımı ve özel rehberlik hizmetleri gibi uygulamalar hayata geçirilecek. Böylece, karmaşık olabilen bir sosyal ortamda veya gösteri sırasında yaşanabilecek kaygı ve kafa karışıklığı minimize edilerek, herkesin bu eşsiz kültürel etkinliğin bir parçası olabilmesi sağlanacak.
Els Minyons de Terrassa'nın bu adımı, sadece kendi grupları için değil, tüm casteller dünyası için bir örnek teşkil ediyor. Prodis, engelli bireylerin toplumsal entegrasyonu konusunda uzmanlaşmış bir kuruluşken, Escola Heura ise özel eğitim alanında deneyimli bir okul olarak projeye değerli bir pedagojik ve pratik destek sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, bilişsel erişilebilirlik standartları belirlenerek, gelecekte diğer kültürel etkinliklerin ve mekanların da benzer adaptasyonlar yapmasına zemin hazırlanması hedefleniyor. Projenin uzun vadede, Katalan toplumunda engelli bireylerin kültürel yaşama katılımını artırma ve farkındalığı yükseltme potansiyeli bulunuyor.
Castells Geleneği ve Kapsayıcılık Anlayışı
Castells, Katalanca'da "kaleler" anlamına gelen ve yüzlerce yıldır devam eden bir gelenek. İnsanların omuz omuza vererek, genellikle 6 ila 10 kat yüksekliğinde kuleler oluşturduğu bu gösteriler, güç, denge, cesaret ve ekip çalışmasının bir sembolü. 2010 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak tanınan castells, Katalan kimliğinin önemli bir parçasıdır. Geleneksel olarak her yaştan ve cinsiyetten insanı bir araya getiren bu etkinlikler, zaten doğası gereği kapsayıcı bir yapıya sahiptir. Ancak Els Minyons de Terrassa'nın "Acompanya'm" projesi, bu kapsayıcılığı bilişsel farklılıklara sahip bireyleri de içine alacak şekilde genişleterek, geleneğin evrenselliğini daha da güçlendiriyor.
Katalonya'da yaklaşık 100'den fazla casteller grubu bulunuyor ve bu gruplar, yıl boyunca çeşitli festivallerde ve etkinliklerde kuleler inşa ediyor. Bu gruplar arasında rekabet olsa da, temel değerler her zaman dayanışma ve ortak hedefe ulaşma ruhu olmuştur. Son yıllarda, casteller grupları arasında sadece fiziksel değil, sosyal ve bilişsel erişilebilirliği artırmaya yönelik çabalar da hız kazanmıştır. Bu, toplumun tüm kesimlerinin kültürel mirasa aktif olarak katılımını teşvik etme yönündeki küresel eğilimin bir parçasıdır. İspanya genelinde ve Avrupa Birliği ülkelerinde, kültürel mekanların ve etkinliklerin engelli bireyler için daha erişilebilir hale getirilmesi yönünde yasal düzenlemeler ve teşvikler bulunmaktadır. "Acompanya'm" projesi, bu genel eğilimin, özel ve somut bir kültürel geleneğe nasıl adapte edilebileceğinin parlak bir örneğini sunuyor.
Türkiye İçin İlham Kaynağı Olabilir mi?
Els Minyons de Terrassa'nın "Acompanya'm" projesi, Türkiye'deki kültürel mirasın korunması ve toplumsal katılımın artırılması çabaları için de önemli bir ilham kaynağı olabilir. Türkiye, zengin kültürel çeşitliliği ve geleneksel sanatları ile öne çıkan bir ülke. Karagöz ve Hacivat, meddahlık, âşıklık geleneği, ebru sanatı gibi UNESCO tarafından koruma altına alınan birçok somut olmayan kültürel mirasa sahibiz. Bu mirasın gelecek nesillere aktarılması ve toplumun tüm kesimlerinin bu değerlerle buluşması büyük önem taşıyor. İspanya'daki bu proje, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, kültür ve sanat dernekleri veya belediyeler için, kendi kültürel etkinliklerini ve mekanlarını bilişsel farklılıklara sahip bireyler için nasıl daha erişilebilir hale getirebilecekleri konusunda yol gösterici olabilir.
Kapsayıcılık, sadece bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir zenginliktir. Her bireyin farklı yetenekleri ve bakış açıları, kültürel etkinliklere katıldıkça toplumun genel yaratıcılığını ve çeşitliliğini artırır. "Acompanya'm" projesi, bu felsefenin somut bir uygulaması olarak, kültürel mirasın sadece korunması değil, aynı zamanda yaşatılması ve herkesin erişimine açık olması gerektiğini vurguluyor. Bu tür projeler, engelli bireylerin toplumsal hayata tam ve eşit katılımını sağlayarak, daha adil ve kapsayıcı bir dünya inşa etme yolunda atılmış değerli adımlardır. Terrassa'dan yükselen bu insanlık kulesi, kültürel mirasın gerçek gücünün, herkesi kucaklama kapasitesinde yattığını bir kez daha gözler önüne seriyor.



