Afganistan'da Taliban rejiminin iktidarı ele geçirmesinin ardından, ülkedeki kız çocuklarının ve kadınların yaşamları köklü bir değişime uğradı. Özellikle eğitim alanında getirilen kısıtlamalar ve dini kuralların katı bir şekilde uygulanması, uluslararası toplumun büyük tepkisini çekmeye devam ediyor. Son dönemde ortaya çıkan görüntüler ve haberler, Taliban'ın kız çocuklarını medreselerde kendi ideolojileri doğrultusunda nasıl şartlandırdığını gözler önüne seriyor. Bu medreselerde, kız çocuklarına sadece Kur'an öğretilmekle kalmıyor, aynı zamanda giyim ve davranış kuralları da katı bir disiplinle dayatılıyor.
Dışarıdan bakıldığında küçük bir yer gibi görünen bu medreseler, içeri girildiğinde merdivenlerle geniş bir bodrum katına açılıyor. Halı kaplı zemin üzerinde, büyük perdelerle ayrılmış odalarda onlarca kız çocuğu, genç kadın ve yetişkin kadın, bacaklarını bağdaş kurarak küçük plastik masaların önünde oturuyor. Kutsal kitap Kur'an-ı Kerim'i ezberleyen bu öğrenciler, başlarını tamamen örten peçeler takıyor. Bazıları yüzlerini maskeyle kapatırken, bazıları ise sadece gözlerini açıkta bırakan ve Körfez ülkelerinde yaygın olan siyah nikapları tercih ediyor. Bu durum, Afganistan'da kadınların geleneksel olarak giydiği, baştan ayağa vücudu örten mavi veya farklı renklerdeki burkadan farklı bir tablo çiziyor. Öyle ki, bazı genç kızların ellerinin görünmemesi için siyah eldivenler taktığı bile gözlemleniyor. Bu yeni giyim tarzları, Taliban'ın kadınlara yönelik kısıtlamaları ne denli ileri taşıdığının somut bir göstergesi.
Taliban'ın Kadın Haklarına Yönelik Kısıtlamaları ve Tarihsel Bağlamı
Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yeniden iktidara gelmesi, özellikle kadın ve kız çocuklarının hakları konusunda derin endişelere yol açtı. Örgüt, ilk iktidar dönemi olan 1996-2001 yılları arasında da kadınların eğitim, çalışma ve kamusal alandaki varlıklarını ciddi şekilde kısıtlamıştı. O dönemde kız çocuklarının okula gitmesi yasaklanmış, kadınların çalışmasına izin verilmemiş ve yanlarında bir erkek refakatçi olmadan sokağa çıkmaları engellenmişti. Mevcut rejimde de benzer politikalar uygulanmakla birlikte, bazı küçük farklılıklar gözlemleniyor. Örneğin, kız çocuklarının ilkokula gitmesine belirli şartlar altında izin verilirken, ortaokul ve lise düzeyindeki eğitimleri hala yasak. Üniversiteye erişim ise kadınlar için neredeyse tamamen engellenmiş durumda. Bu medreselerde verilen eğitim, Taliban'ın kendi dini ve ideolojik görüşlerini gelecek nesillere aktarma çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Kadınların kamusal hayattan dışlanması, Afganistan'ın sosyal ve ekonomik yapısı üzerinde yıkıcı etkiler yaratıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası kuruluşların raporlarına göre, Taliban'ın iktidara gelmesinden bu yana milyonlarca kız çocuğu eğitim hakkından mahrum kaldı. Kadınların işgücüne katılımı dramatik bir şekilde düşerken, birçok kadın, ailelerinin geçimini sağlama konusunda büyük zorluklar yaşıyor. Bu durum, ülkedeki insani krizin daha da derinleşmesine neden oluyor. Taliban'ın bu politikaları, özellikle batılı ülkeler ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle kınanıyor. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, Afganistan'a insani yardımlarını sürdürürken, kadın ve kız çocuklarının haklarının güvence altına alınması çağrısında bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler ve Gelecek Nesiller Üzerindeki Etkileri
Afganistan'daki bu durum, uluslararası arenada sürekli gündemde kalmaya devam ediyor. İspanya ve Avrupa Birliği (AB) gibi aktörler, Taliban'ın insan hakları ihlallerine karşı sert duruş sergiliyor ve Afganistan'daki kadınların ve kız çocuklarının temel haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Ancak, Taliban rejiminin bu çağrılara kulak tıkaması ve kendi katı yorumunu uygulamaya devam etmesi, ülkenin geleceği hakkında ciddi endişeler doğuruyor. Medreselerde verilen bu dini eğitim, sadece Kur'an ezberlemekle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Taliban'ın toplumsal cinsiyet rolleri, giyim kuralları ve kadınların toplumdaki yeri hakkındaki ideolojilerini de aşılıyor. Bu durum, genç nesillerin dünya görüşünü şekillendirerek, Afganistan'ın gelecekteki sosyal ve kültürel yapısını derinden etkileyecek potansiyele sahip.
Uzmanlar, Taliban'ın bu politikalarının uzun vadede Afgan toplumunda derin yaralar açacağını ve ülkenin uluslararası izolasyonunu artıracağını belirtiyor. Kadınların eğitimden ve işgücünden dışlanması, ülkenin kalkınma potansiyelini ciddi şekilde baltalarken, gelecek nesillerin potansiyelini de kısıtlıyor. Bu medreselerde yetişen kız çocuklarının, Taliban'ın dayattığı katı kurallara uyum sağlaması ve bu kuralları içselleştirmesi, kadın hakları mücadelesi açısından büyük bir gerileme anlamına geliyor. Uluslararası toplumun, Afganistan'daki kadın ve kız çocuklarının haklarını korumak için daha etkili mekanizmalar geliştirmesi ve insani yardımın yanı sıra eğitim ve kalkınma desteklerini sürdürmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, Afganistan'da yeni bir nesil, dünyanın geri kalanından izole edilmiş, kısıtlı bir yaşam sürmeye mahkum kalabilir.


