İspanya'nın gözde sahil kasabası Sitges'te, Les Botigues bölgesinin sembollerinden biri haline gelmiş olan Rosa Mar adlı tarihi "chiringuito" (sahil barı), uzun süredir devam eden bir belirsizliğin ardından yıkım kararıyla karşı karşıya. Denize sıfır, Port Ginesta yat limanına yakın ayrıcalıklı konumuyla onlarca yıl boyunca bölgenin en bilinen işletmelerinden biri olan Rosa Mar, bugün kapalı, harabeye dönmüş ve vandalların hedefi olmuş bir yapı olarak kaderini bekliyor. Bir zamanlar canlılığıyla ünlü bu mekanın terk edilmiş hali, hem yerel halk hem de turistler için hüzünlü bir manzaraya dönüşmüş durumda.
Sitges ile komşu Castelldefels sınırına yakın bir noktada, Les Botigues sahil şeridinde yer alan bu tesis, yaklaşık iki yıldır atıl durumda bulunuyor. Sosyal medyada kullanıcılar tarafından da dile getirildiği üzere, işletmenin faaliyetine son vermesinin ardından yapının bozulması hızla artmış. Duvarları grafitiyle kaplı, camları kırık ve iç mekanları talan edilmiş halde bekleyen Rosa Mar, bir dönemin parlak günlerinden geriye sadece yıkık dökük bir anı bırakmış durumda. Bu durum, sahil kasabasının hafızasında önemli bir yer tutan bu mekanın sonunun ne denli acı olduğunu gözler önüne seriyor.
Rosa Mar'ın hikayesi altmış yılı aşkın bir süre öncesine dayanıyor. İşletmenin faaliyet göstermesine izin veren imtiyaz, 1964 yılında, o dönemki kıyı şeridi yetkili devlet kurumu tarafından verilmişti. Ancak bu imtiyaz, 2018 yılında sona erdi. Aynı yılın Ekim ayında imtiyazın süresinin dolduğu resmi olarak çözüme kavuşturuldu ve Aralık ayında kullanım ve işletme hakkının askıya alınmasına karar verilerek, pratikte mekanın terk edilmesi zorunluluğu doğdu. Bu kararın ardından, yapı hakkında bir yıkım emri çıkarıldı ve Rosa Mar'ın geleceği mühürlenmiş oldu.
Port Ginesta kaptanı Rodrigo de Febrer'in La Vanguardia gazetesine yaptığı açıklamaya göre, farklı idareler arasındaki yetki çakışmaları, yaklaşık on yıldır süregelen bu karmaşık durumun uzamasına katkıda bulundu. Sitges Belediyesi (Ajuntament de Sitges), Katalonya Özerk Yönetimi (Generalitat de Catalunya) ve merkezi hükümetin Çevre Geçişi ve Demografik Zorluklar Bakanlığı (Ministerio para la Transición Ecológica y el Reto Demográfico - Miteco) gibi kurumlar arasındaki bürokratik engeller, yıkım sürecini yavaşlatarak Rosa Mar'ın kaderini belirsizliğe sürükledi. Bu durum, İspanya'nın kıyı bölgelerinde sıkça karşılaşılan idari koordinasyon eksikliğinin tipik bir örneği olarak öne çıkıyor ve benzer birçok tesisin de benzer sorunlarla boğuştuğunu gösteriyor.
Kıyı Kanunu ve Tarihi Yapıların Kaderi
Rosa Mar'ın durumu, İspanya'nın 1988 tarihli Kıyı Kanunu (Ley de Costas) ile yakından ilişkilidir. Bu kanun, kıyı şeridinin kamu malı olduğunu ve çevresel koruma ile kamusal erişimin öncelikli olduğunu vurgular. Kanun, kıyı şeridindeki özel mülkiyeti ve ticari işletmeleri sıkı kurallara tabi tutar ve belirli bir sürenin ardından imtiyazların yenilenmemesi veya yapıların yıkılması gibi sonuçlar doğurabilir. Rosa Mar örneğinde olduğu gibi, kanunun güncel gereklilikleriyle uyumlu olmayan eski imtiyazlar genellikle sona erdirilir ve yapılar yıkım kararıyla karşı karşıya kalır. Bu durum, İspanya genelinde birçok tarihi "chiringuito" veya kıyı tesisinin benzer bir kaderi paylaşmasına neden olmuştur; birçoğu ya modernize edilerek ya da tamamen kaldırılarak kıyı şeridinin doğal yapısına uygun hale getirilmeye çalışılmaktadır.
Sitges Belediye Başkanı Aurora Carbonell, eski Rosa Mar'ın Kıyı Kanunu düzenlemeleriyle uyumsuzluğu nedeniyle Katalonya Özerk Yönetimi'nin (Generalitat) yıkımı yıllardır beklettiğini belirtiyor. Belediye, yıkımı doğrudan gerçekleştirme yetkisine sahip olmadığını savunurken, sorumlu idarelerin harekete geçmesini talep etmiş durumda. Bu bürokratik çekişme, sadece Sitges'e özgü değil, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında da benzer şekilde, kıyı kanunu ihlalleri veya imtiyaz süresi dolan tesislerin yıkımı konusunda yerel yönetimler ile merkezi idareler arasında yaşanan yetki ve sorumluluk karmaşalarına benzemektedir. Her iki ülkede de kıyı şeridinin korunması ve kamuya açık tutulması çabaları, mevcut yapıların geleceği üzerinde önemli bir baskı oluşturmaktadır ve bu durum, çoğu zaman yerel ekonomiler için de zorlu kararlar alınmasını gerektirmektedir.
Rosa Mar gibi köklü bir işletmenin kaybı, sadece bir yapının ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, bölgenin kültürel kimliğinin ve turistik cazibesinin bir parçasının da yok olması demektir. Bu tür "chiringuito"lar, İspanyol sahil yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır; denize nazır yemek yeme, içki içme ve sosyalleşme alanları olarak hem yerel halkın hem de turistlerin gözdesi olmuşlardır. Onların yıkımı, bir yandan çevresel düzenlemelere uyumu sağlarken, diğer yandan da yerel hafızada önemli bir boşluk yaratmaktadır. Uzmanlar, bu tür durumlarda, tarihi ve kültürel değeri olan yapıların korunması ile çevresel sürdürülebilirlik hedefleri arasında bir denge bulunması gerektiğini vurgulamaktadır; aksi takdirde, turistik bölgeler kimliklerini yitirme riskiyle karşı karşıya kalabilirler.
Sitges Kıyılarının Geleceği ve Dönüşüm Süreci
Rosa Mar'ın yıkımının bekleyişi, bölgenin genel dönüşüm planlarının da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yerel basında çıkan haberlere göre, Port Ginesta'ya erişim yollarının yeniden düzenlenmesi üzerinde çalışmalar sürerken, merkezi hükümet de Les Botigues de Sitges sahil şeridinin reformunu teşvik ediyor. Bu kapsamlı projeler, bölgenin altyapısını modernize etmeyi, çevresel kalitesini artırmayı ve turistik çekiciliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Rosa Mar'ın eski yeri, bu dönüşümün henüz tamamlanmamış bir parçası olarak kalıyor ve yeni planlamaların nasıl bir geleceğe işaret ettiği merak konusu; belki de yerine daha modern ve çevre dostu bir tesis inşa edilecek, ya da tamamen doğal bir alan olarak bırakılacak.
Sitges gibi turizmle yaşayan bir kasaba için, kıyı şeridinin düzenlenmesi büyük önem taşıyor. Modern ve sürdürülebilir bir turizm altyapısı oluşturulurken, geçmişten gelen kültürel mirasın nasıl entegre edileceği veya yeniden yorumlanacağı, yerel yönetimlerin ve halkın önündeki temel sorulardan biri. Rosa Mar'ın trajik sonu, bu denge arayışının zorluklarını açıkça ortaya koyuyor. 60 yılı aşkın bir süre önce verilen imtiyazla açılan bu sahil barı, bugün kapalı ve harap halde, yıllardır beklenen ancak hala kesin bir tarihi olmayan yıkım kararını bekliyor. Bu durum, İspanya'nın kıyı bölgelerindeki gelişme, koruma ve bürokrasi üçgeninde sıkışıp kalan birçok benzer hikayenin sadece bir örneğini teşkil ediyor ve gelecekteki kıyı planlamaları için önemli dersler sunuyor.


