Katalonya (Catalunya) Özerk Yönetimi Başkanı (President de la Generalitat) Salvador Illa, siyasi dönemi kapatırken, Halk Partisi (PP) tarafından yönetilen özerk topluluklara önemli bir uyarıda bulundu. Görev süresinin tam ortasında Katalonya'nın "yeniden harekete geçtiğini" kutlayan Illa, 4 Eylül'de toplanacak olan Mali ve Maliye Politikası Konseyi'nin (CPFF) yeni özerk finansman modelini onaylayacağını ve bu tarihten sonra "bahanelerin" sona ereceğini vurguladı. Hazine Bakanlığı'nın PP ile yeni bir diyalog dönemi açmak için konferansı ertelemesinin ardından, Illa, tüm İspanya'ya fayda sağlayacak bir model karşısında "sorumluluk" alma çağrısında bulundu.
Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) lideri Illa, CPFF'deki pozisyonların ve projenin Temsilciler Kongresi'ndeki (Congreso de los Diputados) sonraki parlamenter sürecinin "herkesi tanımlayacağını" belirtti. Bu yeni model, mevcut finansman sistemindeki eşitsizlikleri gidermeyi ve bölgeler arasındaki kaynak dağılımını daha adil hale getirmeyi hedefliyor. Kanarya Adaları (Canarias) şimdiden hükümet, Generalitat ve Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) arasında varılan yeni modeli desteklediğini açıklarken, Illa, benzer bir durumun Katalonya'da da yaşanacağını, özellikle de mevcut sisteme ve kaynak dağıtımına karşı çıkan Junts (Katalonya İçin Birlik) partisine atıfta bulunarak belirtti. Junts, Katalonya için 4.600 milyon Euro ek kaynak sağlayacak bu modele rağmen, Bask Ülkesi (Euskadi) veya Navarra'dakine benzer bir "ekonomik anlaşma" (concierto económico) talep ediyor; bu da Katalonya'nın ortak fondan tamamen çıkarılması anlamına geliyor.
Yeni mali sistemle ilgili gelişmeler beklenirken, Illa, Gelir Vergisi'nin (IRPF) Katalonya'ya devri üzerinde de paralel olarak çalıştıklarını hatırlattı. Bu, ERC ile yapılan ve devrinin mümkün olmaması nedeniyle ilk bütçe teklifinin reddedilmesine yol açan önemli bir taahhüttü. Başkan, bu konunun yürütme organı için önemli bir "dosya" olduğunu ve son iki yıllık görev süresi boyunca ERC ve Comuns (Katalonya Ortakları) ile imzalanan diğer anlaşmalar gibi öncelikli olduğunu vurguladı. Yakın zamanda onaylanan yeni kamu hesaplarının, 2028 yılına kadar yeni bir bütçeye ihtiyaç duymadan ilerlemelerine olanak sağladığını, ancak yine de yeni bir anlaşma için çaba göstereceklerini ekledi.
Özerk Topluluk Finansman Sisteminin Arka Planı ve Karmaşıklığı
İspanya'daki özerk topluluk finansman sistemi, ülkenin en karmaşık ve sürekli tartışılan konularından biridir. Mevcut model, 2009'dan beri büyük bir reforma tabi tutulmamış olup, özellikle Katalonya gibi zengin ve yüksek nüfuslu bölgeler tarafından "haksız" ve "yetersiz" bulunuyor. Sistem, bölgelerin harcama ihtiyaçlarını ve vergi toplama kapasitelerini dengelemeye çalışsa da, sık sık "yatay dengesizlikler" ve "şeffaflık eksikliği" eleştirilerine maruz kalmaktadır. Bask Ülkesi ve Navarra gibi bölgelerin sahip olduğu "ekonomik anlaşma" (concierto económico) ise, kendi vergilerini toplama ve merkezi hükümete sadece belirli hizmetler için bir katkı payı ödeme ayrıcalığına sahip olmaları nedeniyle, diğer özerk topluluklar tarafından bir "ayrıcalık" olarak görülmekte ve Illa'nın bahsettiği gibi Junts tarafından Katalonya için de talep edilmektedir.
Bu finansman tartışmaları, İspanya'nın bölgesel siyasetinde derin yankılar uyandırmaktadır. Halk Partisi (PP) genellikle özerk topluluklara yönelik ikili anlaşmaları ve milliyetçi partilere verilen tavizleri eleştirerek, çok taraflı ve tüm bölgeleri kapsayan bir yaklaşımı savunmaktadır. Ancak, mevcut azınlık hükümeti için Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) gibi partilerin desteği hayati önem taşımaktadır. Bu durum, finansman modelinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda ülkenin genel siyasi istikrarı açısından da kritik bir konu olduğunu göstermektedir. Katalonya'nın İspanya ekonomisindeki büyük payı ve bağımsızlık referandumları nedeniyle yaşanan siyasi gerilimler, finansman tartışmalarını daha da alevlendirmekte ve her bir Euro'nun dağıtımını siyasi bir mücadele haline getirmektedir.
Katalonya'da İstikrar ve Kurumsal Normalleşme Çabaları
Salvador Illa, PSC'nin Generalitat'a gelmesinden bu yana Katalonya'ya "istikrar" ve "kurumsal normalleşme" getirmeyi başardıklarını özellikle vurguladı. Bağımsızlık yanlısı hükümetlerin art arda görev yapmasının ardından kampanyasında bu sözü veren Illa, Katalonya'nın ihtiyaç duyduğu istikrarı sağlamak için bir plana sahip bir hükümete sahip olduğunu belirtti. Önümüzdeki on yılda Katalonya'yı "Avrupa'da yaşanacak en iyi yer" haline getirme yolunda "doğru yolda" olduklarını iddia etti. Hatta, bu yıl altyapıya rekor düzeyde kaynak seferberliği ile "Katalonya'nın üçüncü büyük dönüşümünü" başlattıklarını hatırlattı; bu, 1.429 milyon Euro'ya varan bir yatırım anlamına geliyor. Illa'ya göre Katalonya, uluslararası bağlamda da "etkili" olmalı ve "güçlü bir şekilde geri dönüyor. İnsanlar bize saygı duyuyor ve hayranlık duyuyor" ifadelerini kullandı.
Ancak, Illa'nın görev süresi boyunca, Rodalies (yerel tren ağı) krizleri veya öğretmenlerle yaşanan açık çatışma gibi önemli aksaklıklar ve sorunlarla da karşılaşıldı. Özellikle öğretmenlerin yeni eğitim-öğretim yılının ilk günü olan 8 Eylül'de yeni bir grev döngüsü başlatma tehdidi karşısında Illa, Katalan öğrencilerin "eğitim hakkına" saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) testlerindeki başarısızlıklarla ilgili olarak, Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanı (Consellera d'Educació i Formació Professional) Esther Niubó'nun "bu meselenin sonuna kadar gitmek" ve ne olduğunu açıklığa kavuşturmak için çalıştığını belirtti. Katalan eğitim sisteminde "mükemmellik seviyesini geri kazanma" yolunda olduklarını yineledi ve sistemi "gözden düşürenleri" reddetti. Illa, bakanına ve hükümetin diğer üyelerine olan güvenini de tekrarlayarak, "Sahip olduğum bakanlardan ve yaptıkları işten çok memnunum" dedi.


