Barselona'nın (Barcelona) sembol yapılarından Sagrada Familia'da ziyaretçi hizmetleri çalışanları, 29 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştirdikleri grevle, karşılaştıkları aşırı çalışma ve iklim koşullarını protesto etti. İşçiler, günde 11 saate varan sürelerle ayakta kalmak zorunda olduklarını ve oturma imkanı tanınmadığını belirtirken, birçok çalışanın sıcak çarpması, baş dönmesi ve dehidrasyon (sıvı kaybı) nedeniyle düzenli olarak iş yerindeki revire kaldırıldığını iddia etti. Bu durum, Katalonya'nın (Catalunya) en çok ziyaret edilen turistik mekanlarından birindeki çalışma şartlarını gündeme taşıdı.
Grevdeki çalışanlar, özellikle dış mekanlarda görev yapanların yaz aylarında yalnızca bir vantilatör ve şemsiye ile, kış aylarında ise küçük bir ısıtıcıyla aşırı sıcak ve soğuk havaya maruz kaldığını vurguladı. İç mekanlarda, yani bazilikanın ana nefinde (nave) ve müze alanlarında ise iklimlendirme sistemlerinin yetersiz olduğunu, çalışanlara uygun kıyafetlerin sağlanmadığını ve bu durumun sağlıklarını tehdit ettiğini dile getirdiler. Sendika temsilcileri, bu koşulların kabul edilemez olduğunu ve çalışanların temel haklarının ihlal edildiğini savundu.
İşçilerin Talepleri ve Sagrada Familia'nın Yanıtı
Grev çağrısı, Sagrada Familia'ya dışarıdan hizmet veren Audioguiarte, SL adlı taşeron şirketin SUT sendikasına bağlı çalışanları tarafından yapıldı. Sendika, "İş günümüzde yaşadığımız baş dönmeleri, dehidrasyon, fiziksel rahatsızlıklar veya sıcak çarpması asla yaşanmamalıdır. Sağlığımızı korumakla bağdaşmayan bu çalışma koşullarına katlanmak zorunda değiliz" açıklamasını yaptı. Çalışanlar, sıcak havaya uygun kıyafet ve ekipmanların yanı sıra, ek tenteler, daha güçlü el vantilatörleri ve onaylı güneş gözlükleri talep ediyor. Ayrıca, günün belirli saatlerinde oturabilmek için tabureler, iç mekanlarda klima, kolay ve anında soğuk suya erişim, her yarım saatte bir rotasyon ve öğle yemeği molası için ücretli dinlenme gibi iyileştirmeler istiyorlar.
Grev çağrısına karşılık, Sagrada Familia'dan yapılan açıklamada, "Sagrada Familia'da çalışan herkesin, hem kendi personelimizin hem de dış şirketlerden hizmet veren profesyonellerin güvenliği, sağlığı ve refahı için özen gösteriyoruz" denildi. Gaudi'nin (Gaudí) bu eşsiz eserinin yönetiminden sorumlu vakıf, tesislerini yılın her döneminin ihtiyaçlarına göre uyarladıklarını belirtti. Bu yaz, şemsiyeler ve vantilatörler kurulduğunu, taze su noktalarının artırıldığını ve çalışma alanlarında içecekleri soğuk tutmak için buzdolapları yerleştirildiğini ifade ettiler. Audioguiarte şirketinin de elektrolit dağıttığı ve yüksek sıcaklıklara maruz kalmayı azaltmak için belirli çalışma prosedürlerini uyarladığı belirtilirken, grevin ziyaretçi deneyimi üzerinde önemli bir olumsuz etki yaratmadığı vurgulandı.
Sagrada Familia'nın Ekonomik ve Sosyal Önemi
Barselona'nın kalbinde yer alan Sagrada Familia, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda şehrin en önemli turistik cazibe merkezlerinden biridir. Ünlü Katalan (Catalan) mimar Antoni Gaudí tarafından tasarlanan ve yapımı 1882'de başlayan bu devasa bazilika, hala tamamlanmamış olmasına rağmen her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan yapı, giriş ücretleri aracılığıyla önemli bir gelir elde etmekte ve Barselona ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. 2019 yılında, yani pandemi öncesinde, Sagrada Familia'yı 4,5 milyondan fazla kişi ziyaret etmiş ve bu ziyaretlerden elde edilen gelir 100 milyon Euro'yu (€) aşmıştır. Bu gelir, bazilikanın inşaatının finanse edilmesinde ve bakımında kullanılmaktadır. Ancak, bu yoğun turizm akışı ve ekonomik başarı, yapının işletmesinde çalışan işçilerin koşullarının gölgesinde kalabilmektedir.
İspanya'da, özellikle yaz aylarında yaşanan sıcak hava dalgaları (ola de calor), açık havada veya yetersiz havalandırılan kapalı alanlarda çalışanlar için ciddi riskler oluşturmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ve İspanya'nın kendi iş sağlığı ve güvenliği yasaları, işverenleri çalışanların sağlığını korumakla yükümlü kılmaktadır. Bu yasalara göre, aşırı sıcak veya soğuk gibi iklim koşullarına maruz kalan işçilere uygun koruyucu ekipman, yeterli dinlenme molaları ve serinleme/ısınma imkanları sağlanmalıdır. Sagrada Familia örneği, turizm sektöründeki taşeronlaşmanın, işçi hakları ve çalışma koşulları üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini de gözler önüne sermektedir. Taşeron şirketler aracılığıyla istihdam edilen işçiler, genellikle ana şirketlerin doğrudan çalışanlarına kıyasla daha esnek ve bazen daha zorlu koşullarda çalıştırılabilmektedir.
İklim Değişikliği ve İşçi Hakları Mücadelesi
Bu grev, sadece Sagrada Familia'daki yerel bir sorunun ötesinde, küresel iklim değişikliğinin iş hayatı üzerindeki artan etkilerine ve işçi hakları mücadelesine de dikkat çekmektedir. İspanya gibi Akdeniz ülkelerinde yaz sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması, dış mekanda çalışanlar için sağlık risklerini artırmaktadır. Bu durum, işverenlerin çalışma ortamlarını iklim değişikliğinin getirdiği yeni koşullara uyarlaması gerektiğini ve işçi sağlığı ve güvenliği standartlarının bu doğrultuda güncellenmesinin elzem olduğunu göstermektedir. Türkiye'de de özellikle turizm, inşaat ve tarım sektörlerinde yaz aylarında benzer sıcak hava koşulları altında çalışan işçiler bulunmaktadır. Bu olay, Türkiye'deki ilgili sektörler için de bir emsal teşkil ederek, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve iklim koşullarına uygun önlemlerin alınması gerektiği konusunda farkındalık yaratabilir.
Sagrada Familia'daki grev, sendikal örgütlenmenin ve işçi dayanışmasının, devasa ve ikonik kurumlar karşısında bile hak arama mücadelesindeki önemini bir kez daha ortaya koymuştur. İşçilerin talepleri, sadece daha iyi çalışma koşulları değil, aynı zamanda insan onuruna yakışır bir çalışma ortamı ve sağlık güvencesi arayışını temsil etmektedir. Bu tür eylemler, uzun vadede hem işverenlerin politikalarını gözden geçirmesine hem de genel olarak işçi hakları standartlarının yükseltilmesine katkı sağlayabilir. Sagrada Familia'nın tamamlanma süreci devam ederken, bu tür sosyal meselelerin de yapının kültürel ve ekonomik mirasının ayrılmaz bir parçası olduğu unutulmamalıdır.



