Papa León XIV, İspanya'ya yaptığı apostolik (havarisel) ziyaretin ikinci gününde, tüm dünyanın gözlerini Barselona'ya çeviren tarihi bir etkinlikle, Sagrada Familia Bazilikası'ndaki İsa Kulesi'nin kutsanmasını gerçekleştirdi. Mimar Antoni Gaudí'nin ölümünün yüzüncü yıl dönümüne denk gelen bu anlamlı günde, Katalan dehanın başyapıtında düzenlenen tören, hem dini hem de kültürel açıdan büyük bir önem taşıdı. Devletin en üst düzey yetkilileri ve binlerce inananın katılımıyla gerçekleşen bu görkemli gece, Papa'nın yoğun programının doruk noktasını oluşturdu.
Papa'nın Yoğun Gündemi: Hapishane Ziyaretinden Montserrat'a
Papa León XIV, Barselona Başpiskoposluk Sarayı'nda geçirdiği gecenin ardından, sabahın erken saatlerinde yoğun programına başladı. İlk durağı, Sant Esteve Sesrovires'teki Brians I hapishanesi oldu. Burada yaklaşık 80 mahkumla bir araya gelen Papa, 20 dakikalık ziyareti sırasında mahkumların tanıklıklarını dinledi. Hapishanenin oditoryumunda gerçekleşen bu buluşmada, iki kadın mahkum, Josefina ve Maite Juanas, yaşadıklarını ve bu ziyaretin kendileri için ne kadar büyük bir "kutsama" olduğunu duygusal bir şekilde paylaştılar. Mahkumların "Toplumda kimse bizi hatırlamıyor, biz de onun küçük bir parçasıyız" sözleri, Papa'nın bu ziyaretiyle umut ve moral aşıladığının bir göstergesiydi. Bu tür ziyaretler, Katolik Kilisesi'nin sosyal adalet ve merhamet mesajının önemli bir parçası olarak kabul edilir ve mahkumların topluma yeniden entegrasyonu için manevi destek sağlamayı amaçlar.
Hapishane ziyaretinin ardından Papa, Katalonya'nın ruhani kalbi sayılan Montserrat Manastırı'na geçti. 1025 yılına dayanan bu tarihi Benedikten manastırı, milenyum kutlamalarını Papa'nın ziyaretiyle taçlandırdı. "Papa Mobil" ile manastırın eteklerinde kısa bir tur atan Papa, ardından tesbih duası etti ve inananlar ile Benedikten cemaatiyle bir araya geldi. Öğle saatlerinde manastırın balkonundan toplanan kalabalığı kutsayan Papa León XIV'nin, "Mare de Déu de Montserrat" (Montserrat'ın Meryem Ana'sı) ile özel bir bağı olduğu biliniyor. Peru'da misyonerken Montserrat'a adanmış bir cemaatin yöneticisi olması ve 2013'te pontifik seçilmeden önce manastırı ziyaret etmesi, bu özel bağın göstergesi olarak Barselona Başpiskoposluğu tarafından vurgulandı. Montserrat, yalnızca dini bir merkez değil, aynı zamanda Katalan kimliğinin ve kültürünün de önemli bir sembolüdür.
Sosyal Yardım Kuruluşlarıyla Buluşma ve Sagrada Familia Yolculuğu
Öğleden sonra Barselona'ya dönen Papa, Ciutat Vella bölgesindeki Raval semtinde bulunan San Agustín Kilisesi'ni ziyaret etti. Barselona'nın en kozmopolit ve çeşitliliğe sahip, ancak aynı zamanda sosyal zorluklarla da mücadele eden mahallelerinden biri olan Raval, bu ziyaretle Papa'nın sosyal adalet vurgusuna sahne oldu. Burada Caritas gibi Katolik yardım kuruluşları, bağımlı kişiler ve ailesel desteği olmayan gençlerle çalışan dernekler, insan ticareti mağduru kadınlara yardım eden Adoratrices cemaati temsilcileriyle bir araya geldi. Ayrıca, rahibe Sor Lucía Caram'ın öncülüğünde Ukrayna'ya gönderilecek bir insani yardım koridorunun kutsanması da bu buluşmanın önemli anlarından biriydi. Bu ziyaretler, Kilise'nin yoksullara, dışlanmışlara ve mağdurlara yönelik hizmet misyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Raval'daki temaslarının ardından, Papa León XIV, "Papa Mobil" ile Sagrada Familia'ya doğru yola çıktı. Rosselló Caddesi ile Passeig de Gràcia ve Diagonal'ın kesişim noktasından başlayıp Rosselló ve Sardenya caddelerinin birleştiği noktaya kadar süren bu 10-15 dakikalık yolculuk, yaklaşık 7 km/s hızla gerçekleşti. Bu sayede binlerce inanan, güvenlik önlemleri eşliğinde Papa'yı yakından görme fırsatı buldu. Bu törensel geçiş, Barselona sokaklarında büyük bir coşku ve heyecan yarattı.
Sagrada Familia'da Tarihi An: İsa Kulesi'nin Kutsanması ve Gaudí'nin Mirası
Akşam saatlerinde Sagrada Familia'ya ulaşan Papa, yaklaşık 19:30'da başlayan ve 8.000 kişinin katıldığı tarihi törene başkanlık etti. Bazilikanın içinde 4.000, dışında ise, Doğuş Cephesi'nin (Fachada del Nacimiento) karşısındaki Marina Caddesi Meydanı'nda kurulan alanda 4.000 kişi bu anlara tanıklık etti. Katalonya'nın başkenti Barselona'daki kiliselere 1.200 iç mekan ve 3.000 dış mekan davetiyesi dağıtıldı. Bu sembolik törene, İspanya Kraliyet Ailesi, Başbakan Pedro Sánchez ve Generalitat (Katalonya Özerk Hükümeti) Başkanı Salvador Illa gibi üst düzey devlet yetkilileri de katıldı. Ayrıca, Katalonya'dan, İspanya'nın diğer bölgelerinden ve yurt dışından yaklaşık 250 piskopos ve kardinalin katılımıyla geniş bir dini temsil de mevcuttu. Zira bu tarih, Akdeniz Piskoposları Yıllık Toplantısı (MED26) ile de çakışıyordu. Töreni kaçırmak istemeyenler için Arc de Triomf ve Plaça de les Glòries'te iki dev ekran kuruldu.
Tören, Antoni Gaudí'ye ithaf edilen bir ayinle başladı. Papa León XIV'nin ayinde Katalanca pasajlara yer vermesi, yerel kültüre ve dile verilen önemi gösterdi. Ayinin ardından Papa, mimarın mezarının bulunduğu kriptaya inerek Gaudí'nin anıt mezarı başında dua etti. Gecenin zirve noktası ise saat 21:30'da gerçekleşti: Papa, Doğuş Cephesi'nin dışından, Şubat ayında büyük bir haçın yerleştirilmesiyle tamamlanan İsa Kulesi'ni kutsadı ve resmi açılışını yaptı. 172,5 metre yüksekliğiyle dünyanın en uzun kilisesi olan Sagrada Familia'nın bu ana kulesinin tamamlanması, Gaudí'nin vizyonunun gerçekleşmesinde dev bir adım olarak kabul ediliyor. Ziyaretin sloganı olan "Alza la mirada" (Yukarı bak), bazilikanın İsa Kulesi'ne bakarak manevi bir yükselişi ve umudu temsil ediyordu. Bu "çok sade ve mütevazı" olarak tanımlanan kutsama töreni, Papa'nın İspanya ziyaretinin en önemli anıydı, zira ziyaretin temel motivasyonu Gaudí'nin ölümünün yüzüncü yıl dönümü ve modernist tapınağın uluslararası çekiciliğiydi.
Gaudí'nin Mirası ve Sagrada Familia'nın Küresel Etkisi
Antoni Gaudí, Katalan Modernizmi'nin (Modernisme Catalán) en önemli temsilcilerinden biri olarak, mimaride doğadan ilham alan ve organik formları kullanan eşsiz bir tarza sahipti. Sagrada Familia, onun hayatının eseri ve dehasının bir yansımasıdır. 1882'de inşaatına başlanan bazilika, Gaudí'nin 1926'daki trajik ölümünden sonra bile devam eden, tamamen bağışlar ve ziyaretçi gelirleriyle finanse edilen, eşsiz bir projedir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu yapı, her yıl milyonlarca turisti kendine çekmekte ve Barselona'nın en ikonik sembolü haline gelmiştir. İsa Kulesi'nin tamamlanması, yapının 2026'da (Gaudí'nin ölümünün yüzüncü yıl dönümü) bitirilmesi hedefine bir adım daha yaklaşılmasını sağlamıştır. Papa'nın bu ziyareti, Sagrada Familia'nın sadece dini bir yapı olmanın ötesinde, evrensel bir sanat ve kültür mirası olarak da ne kadar değerli olduğunu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatmıştır. Türkiye'de de kültürel mirasın korunması ve dini yapıların toplumsal hayattaki yeri önemli bir gündem maddesiyken, Barselona'daki bu olay, farklı kültür ve inançlardan insanların ortak bir mirasa nasıl sahip çıkabileceğinin güzel bir örneğini sunmaktadır.



