🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Yaşam

9 Yaşında Kaçırılıp Evlenmeye Zorlandı: Nada Itrab'ın Umut Dolu Hikayesi

22 Haziran 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
9 Yaşında Kaçırılıp Evlenmeye Zorlandı: Nada Itrab'ın Umut Dolu Hikayesi

Barselona'da yaşayan 9 yaşındaki Nada Itrab, 2013 yılında komşusu tarafından kandırılarak ailesinin izniyle Bolivya'ya götürüldü. Ancak bu "tatil" kısa sürede yedi ay sürecek bir kâbusa dönüştü; Nada, kaçırıldı, kimliği değiştirildi, zorla çalıştırıldı ve komşusuyla evlenmeye zorlandı. Yıllar süren sessizliğin ardından, yaşadıklarını "Yo soy Nada. La historia de un secuestro y dos rescates" (Ben Nada'yım. Bir Kaçırılma ve İki Kurtuluşun Hikayesi) adlı kitabında kaleme alan Itrab, hem kendi travmasını iyileştirmeyi hem de çocukların korunması adına bir farkındalık yaratmayı hedefliyor. Bu dokunaklı hikaye, çocuk kaçırma, zorla evlendirme ve insan ticareti gibi küresel sorunlara ışık tutarak, mağdurların yaşadığı zorlukları ve umudun gücünü gözler önüne seriyor.

Nada'nın ailesi, İspanya'da belgesiz ve maddi imkanlardan yoksun, son derece savunmasız bir durumdaydı. Bu kırılganlık, komşularının güvenini kazanarak onlara yardım etme bahanesiyle Nada'yı kaçırmasına zemin hazırladı. Nada, o günleri "Bize çok yardımcı oluyordu" sözleriyle hatırlarken, komşunun iyi notları için "tatil" vaadiyle kendisini Bolivya'ya götürmesinin, aslında korkunç bir planın başlangıcı olduğunu belirtiyor. Bolivya'ya varır varmaz komşu, Nada'nın tüm belgelerini yok ederek küçük kızı tamamen savunmasız ve kimliksiz bıraktı; bu durum, yedi ay sürecek esaretinin ilk adımı oldu.

Esaret ve Kimliksiz Yıllar

Ailesi, komşunun herkese veda edip ortadan kaybolduğunu fark ettiğinde, bunun sıradan bir tatil olmadığını ve aldatıldıklarını anladı. Derhal polise şikayette bulundular. Kaçırılma olayının polise intikal ettiğini öğrenen saldırgan, Nada'nın kimliğini tamamen değiştirdi. Nada, o dönemde yaşadıklarını "O andan itibaren benim adım Evelyn'di, 10 yaşındaydım, Bolivyalıydım ve onun yeğeniydim" sözleriyle anlatıyor. Ardından, ikili Bolivya ormanlarının derinliklerine doğru yola çıktı; burada Nada, koka tarlalarında çalışmaya zorlandı, ağır istismara uğradı ve kaçıran kişiyle evlendirilmeye mecbur bırakıldı. Saldırganın ait olduğu tarikatta, 10 yaşından küçük bir kızla evlenmenin tarikat lideri olmanın bir yolu olduğuna dair sapkın bir inanç olduğu ortaya çıktı.

Bu korkunç koşullara rağmen, Nada kaçmayı asla bir seçenek olarak görmedi. "Herkesin başka yöne baktığını görüyordum ve ondan daha kötü birinin eline düşebileceğimi düşünüyordum" diyerek içinde bulunduğu çaresizliği ifade ediyor. Nada'nın kurtarılması, İspanya Sivil Muhafızları (Guardia Civil) ve Katalonya Özerk Polisi (Mossos d'Esquadra) arasındaki koordineli bir çalışma sonucunda Mart 2014'te gerçekleşti. Kurtarma operasyonu, uluslararası işbirliğinin ve güvenlik güçlerinin kararlılığının bir örneği olarak tarihe geçti.

Kurtuluş Sonrası Zorluklar ve Toplumsal Bağlam

Barselona'ya geri döndüğünde, Nada, Katalonya Çocuk ve Ergen Bakım Genel Müdürlüğü (DGAIA) himayesine alındı. Ancak kurum, onu resmi olarak insan ticareti mağduru olarak tanımadı. Bu durum, Nada'nın yasal statüsünü düzenlemesine ve gerekli desteğe erişmesine engel oldu. Nada, on yıl boyunca kaçırılma olayından kimseye bahsetmediğini, "Herkes hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu" diyerek yaşadığı yalnızlığı dile getiriyor. Durumu, aynı savunmasız koşullara sahip ailesinin yanına geri gönderildiğinde daha da kötüleşti. Bu süreç, mağdurların kurtarıldıktan sonra bile karşılaştığı bürokratik engellerin ve toplumsal duyarsızlığın ne kadar yıkıcı olabileceğini gösterdi.

Nada'nın hikayesi, çocuk kaçırma ve zorla evlendirme gibi küresel sorunların ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. UNICEF verilerine göre, dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuk zorla evlendiriliyor ve insan ticareti mağduru oluyor. Bu durum, özellikle yoksulluk, eğitim eksikliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yaygın olduğu bölgelerde daha da vahim boyutlara ulaşıyor. İspanya gibi gelişmiş ülkelerde bile, belgesiz göçmen ailelerin çocukları gibi savunmasız gruplar, bu tür suçların hedefi haline gelebiliyor. Türkiye de bu konuda uluslararası sözleşmelere taraf olmasına rağmen, özellikle mülteci çocuklar ve kırsal bölgelerdeki bazı topluluklar arasında çocuk evlilikleri ve insan ticareti riskleriyle mücadele etmektedir. Nada'nın durumu, çocuk koruma sistemlerinin bu tür karmaşık vakaları doğru bir şekilde tanımlama ve mağdurlara kapsamlı destek sağlama konusunda daha güçlü olması gerektiğini ortaya koyuyor.

Umut ve Farkındalık Çağrısı

Nada Itrab'ın hayatındaki dönüm noktası, 19 yaşındayken gazeteci Neus Sala'nın onunla bir podcast için iletişime geçmesiyle yaşandı. Sala, Nada'nın hayatını yeniden inşa etmesine ve yasal statüsünü düzenlemesine yardımcı oldu. Neus Sala'nın desteğiyle Nada, deneyimlerini anlattığı "Yo soy Nada. La historia de un secuestro y dos rescates" adlı kitabını kaleme aldı. Bu kitap, sadece Nada'nın kişisel hikayesi değil, aynı zamanda "çocukların yeterince korunmadığını hatırlatmak" amacıyla yazılmış bir ihbar ve umut mesajı niteliği taşıyor. Itrab, yaşadıklarını paylaşarak, benzer kaderi paylaşan çocuklara ses olmayı ve toplumu bu konularda daha duyarlı olmaya teşvik etmeyi amaçlıyor.

Nada'nın hikayesi, insan ruhunun dayanıklılığının ve umudun en karanlık anlarda bile yol gösterici olabileceğinin güçlü bir kanıtıdır. Onun mücadelesi, çocuk hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları için de önemli bir referans noktası teşkil etmektedir. Bu tür vakaların, sadece bireysel trajediler olarak değil, aynı zamanda toplumsal sistemdeki eksikliklerin bir yansıması olarak ele alınması gerekmektedir. Nada Itrab'ın cesur adımı, çocukları korumak, mağdurlara destek olmak ve insan ticaretinin her türlüsüne karşı durmak için hepimize düşen sorumluluğu bir kez daha hatırlatıyor. Kitabı, hem bir direnişin sembolü hem de daha adil ve güvenli bir dünya için bir çağrı olarak yankılanıyor.

Etiketler:
#ocuk-karma#zorla-evlilik#insan-ticareti#barcelona#insan-hikayeleri
Paylaş:
Kaynak: Betevé