Katalonya Özerk Polisi Mossos d'Esquadra, moda devi Mango'nun kurucusu Isak Andic'in oğlu Jonathan Andic'in, babasının ölüm günü yanında bulunan cep telefonunu Ekvador'a yaptığı seyahatte kullandığını ve cihazın Quito'da (Ekvador'un başkenti) aktif olduğunu doğruladı. Bu bilgi, İspanyol gazetesi La Vanguardia tarafından Çarşamba günü yayımlandı ve Jonathan Andic'in Mart 2025'te, babasının Montserrat'taki (Katalonya'da bir dağlık bölge) vefatından dört ay sonra Ekvador'un başkentine yaptığı 48 saatlik esrarengiz seyahatle ilgili soruşturmadaki önemli şüphelerden birini giderdi.
Jonathan Andic, ifadesinde Ekvador'a yaptığı "şimşek hızıyla" tanımladığı bu seyahat sırasında telefonunun çalındığını iddia etmişti. Ancak, davayı yürüten yargıç, bu iddiayı sorgulamış ve telefonun kayboluşunu "garip koşullar" olarak nitelendirerek şüphelerini dile getirmişti. Hatta 19 Mayıs'ta verilen kefaletle geçici tutuklama kararında da bu telefon, yargıç Raquel Nieto tarafından önemli kanıtlardan biri olarak gösterilmişti. Bu durum, olayın sıradan bir hırsızlık vakasından öte, ciddi bir soruşturmanın konusu olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Soruşturmacılar, telefonun aslında İspanya'dan hiç ayrılmadığı ve Jonathan'ın Ekvador seyahatinin, cihazı ortadan kaldırmak için bir kılıf olabileceği ihtimalini değerlendirmişlerdi. Bu şüpheleri doğrulamak amacıyla, Ekvador'daki çeşitli telefon şirketlerinden Jonathan Andic'in numarasıyla ilgili olası bağlantılar hakkında bilgi talep edilmiş, ancak çoğu şirketten herhangi bir aktivite kaydının bulunmadığı yanıtı gelmişti. Ayrıca, telefonun "Sağlık" uygulamasının seyahatin başladığı sabahtan itibaren veri kaydetmeyi durdurması ve Jonathan Andic İspanya'ya döndüğünde yeni bir iPhone'u etkinleştirene kadar tekrar kayıt yapmaması da şüpheleri artıran bir başka detaydı.
Olayın Arka Planı ve Şüpheler
Isak Andic, İspanyol moda endüstrisinin en önemli figürlerinden biri ve küresel çapta tanınan Mango markasının kurucusuydu. 2024 yılının Kasım ayında, Katalonya'daki Montserrat dağında geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi, hem İspanya iş dünyasında hem de uluslararası alanda büyük yankı uyandırmıştı. Bu trajik ölümün ardından, ailesi ve iş imparatorluğunun geleceğiyle ilgili sorular gündeme gelmişti. Jonathan Andic'in babasının vefatından kısa bir süre sonra gerçekleştirdiği bu ani Ekvador seyahati ve telefonunun kaybolmasıyla ilgili çelişkili ifadeler, soruşturmanın seyrini karmaşıklaştırmış ve kamuoyunun dikkatini çekmişti.
Mango, 1984 yılında Barselona'da kurulan ve günümüzde 100'den fazla ülkede binlerce mağazası bulunan, Türkiye dahil birçok pazarda güçlü bir varlığa sahip küresel bir markadır. Isak Andic'in mirası ve şirketinin büyüklüğü göz önüne alındığında, ailesini ilgilendiren herhangi bir hukuki sürecin titizlikle incelenmesi ve şeffaflıkla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Jonathan Andic hakkındaki soruşturma, sadece kişisel bir mesele olmaktan çıkarak, İspanya'nın önde gelen iş ailelerinden birini de yakından ilgilendiren bir dava haline gelmiştir.
Soruşturmanın Seyri ve Yeni Bulgular
Ancak, son gelişmelerle birlikte Mossos d'Esquadra, telefonun gerçekten Ekvador'da bulunduğunu ve Quito'da kullanıldığını nihayet doğrulayabildi. Jonathan Andic'in, şehir içinde ulaşım için başvurduğu yerel bir sürücüyle iletişim kurmak amacıyla cihazı kullandığı tespit edildi. Bu bulgu, Jonathan'ın telefonun Ekvador'da çalındığı yönündeki ilk iddiasının en azından telefonun coğrafi konumu açısından desteklendiği anlamına geliyor, ancak bu, soruşturmadaki tüm şüpheleri tamamen ortadan kaldırmıyor.
Mossos, yargıç tarafından talep edilen kapsamlı raporu hazırlamaya devam ediyor. Bu rapor, Jonathan Andic'in Ekvador seyahatinin tüm detaylarını, Quito'daki hareketlerini, kredi kartlarıyla yaptığı harcamaları, gerçekleştirdiği faaliyetleri ve temas kurduğu kişileri titizlikle yeniden inşa etmeyi amaçlıyor. Bu yeni bulgu, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli bir adım olsa da, yargıcın "garip koşullar" olarak tanımladığı diğer unsurların hala açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte, Jonathan Andic'in üzerindeki şüphelerin tamamen kalkıp kalkmayacağı veya yeni soruların ortaya çıkıp çıkmayacağı netleşecektir. Bu gelişme, davanın karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne sererken, adli sürecin titizlikle devam ettiğini göstermektedir.



