Eski FC Barcelona başkan adayı Marc Ciria, kulüp başkanlık seçimlerinde imza sayımında usulsüzlük yapıldığına dair itirazında haklı bulundu. Katalan Spor Mahkemesi (Tribunal Català de l'Esport - TCE), Seçim Kurulu'nun (Junta Electoral) Ciria'nın adaylığını destekleyen imzaların sayımında kulüp tüzüğüne aykırı davrandığına hükmetti. Ancak Ciria, bu karara rağmen seçimlerin iptalini istemediğini, yalnızca kulüp tarafından geriye dönük olarak resmi aday ilan edilmesini talep ettiğini açıkladı.
Perşembe günü yaptığı basın toplantısında konuşan Ciria, "Kulüpten, şüpheli oyların bulunduğu kutuların açılmasını, bunları doğrulamak için üç gün süre tanınmasını ve FC Barcelona başkanlık seçimlerinde aday ilan edilmemizi talep ettik" dedi. Seçimlerin tekrarlanmasını istemediğini vurgulayan Ciria, "Kulübü felç etmek istemiyoruz, her zaman kulübü her şeyin önünde tuttuk" ifadelerini kullandı. Bu duruş, Ciria'nın kulübün istikrarını kişisel çıkarının önünde tuttuğunu gösteren önemli bir detay olarak öne çıktı.
Ekonomist kimliğiyle de tanınan Marc Ciria, Katalan Futbol Federasyonu'na (Federació Catalana de Futbol - FCF) yaptığı şikayette, Seçim Kurulu'nun adaylığını destekleyen 2.845 imzadan 379'unu sırf şekli nedenlerle geçersiz saydığını belirtmişti. Bu geçersiz sayılan imzalar nedeniyle Ciria, resmi aday olmak için gereken 2.337 imza eşiğinin 90 imza gerisinde kalmıştı. Kurul, Ciria'nın sunduğu 2.845 imzadan sadece 2.247'sini geçerli kabul etmişti. Bu küçük fark, Ciria'nın adaylık yarışından elenmesine neden olmuştu.
Ciria, FCF'nin ilk başta reddettiği itirazında, kimlik kartı fotokopisinin eksikliği, süresi dolmuş kimlik belgeleri veya güncel olmayan üye numaraları gibi sorunların düzeltilebileceğini savunmuştu. Bu imzaların, kulübün üye kayıtlarında yer alan ve kolayca tanımlanabilen üyelerden geldiğini belirtmişti. "Şüpheli oyları doğrulamak için sadece bir saat istedik ama reddedildik" diyen Ciria, Seçim Kurulu'nun, salonda bulunan eski tenisçi Sergi Bruguera gibi tanınmış isimlerin imzalarını bile "üye numarası yanlış" gerekçesiyle iptal ettiğini ve bu tür hataların "beş saniyede bir telefonla çözülebileceğini" ifade etti. Bu tür bürokratik engellerin, demokratik katılımı nasıl kısıtlayabileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti.
FC Barcelona Seçim Süreci ve İmza Eşiği
FC Barcelona, dünyanın en büyük ve en köklü futbol kulüplerinden biri olmasının yanı sıra, "socios" adı verilen üyeleri tarafından yönetilen benzersiz bir demokratik yapıya sahiptir. Kulüp başkanı, doğrudan üyelerin oylarıyla seçilir ve bu seçimler, kulübün spor politikalarından mali stratejilerine kadar her alanda büyük bir etkiye sahiptir. Başkan adaylarının resmi olarak yarışabilmek için belirli sayıda üye imzası toplaması zorunludur. 2021 seçimlerinde bu eşik 2.337 imza olarak belirlenmişti. Bu imza toplama süreci, adayların taban desteğini göstermesi ve ciddiyetini kanıtlaması açısından kritik bir adımdır ve kulübün demokratik yapısının temel taşlarından birini oluşturur.
Seçim Kurulu (Junta Electoral), bu imzaların doğruluğunu ve geçerliliğini denetlemekle yükümlüdür. Ancak bu denetim sürecinde uygulanan katı kurallar veya yorum farklılıkları, zaman zaman adaylar arasında tartışmalara yol açabilmektedir. Marc Ciria'nın durumu da tam olarak bu noktada ortaya çıkmıştır. İlk itiraz mercii olan Katalan Futbol Federasyonu (FCF) tarafından reddedilmesinin ardından, Ciria'nın başvurusu Katalan Spor Mahkemesi'ne (Tribunal Català de l'Esport - TCE) taşınmıştır. TCE, Katalonya (Catalunya)'daki sporla ilgili hukuki uyuşmazlıklarda nihai karar mercii olarak görev yapmaktadır ve kararları emsal teşkil edebilir. Bu durum, kulüp içi demokratik mekanizmaların dışarıdan bir yargı organı tarafından denetlenmesinin önemini de vurgulamaktadır.
Kararın Kulüp Yönetimine Etkileri ve Gelecek Seçimler
Katalan Spor Mahkemesi'nin Marc Ciria lehine verdiği karar, FC Barcelona'nın seçim tüzüğünün 48. maddesinin 5. fıkrasının yorumlanması açısından önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Bu madde, başkanlık adaylığı için gerekli imzaların incelenmesi sırasında "tespit edilen aksaklıkların" Seçim Kurulu tarafından benimsenen yorum kriterlerinden kaynaklanması durumunda, kurulun "kesin geçersiz kılma kararı almadan önce" adaydan bunları "düzeltmesini talep etmesini" öngörmektedir. TCE, Seçim Kurulu'nun bu maddeyi uygulamadığını ve Ciria'nın düzeltme hakkını ihlal ettiğini belirterek, 2.800'den fazla üyenin farklı bir proje önerme hakkının gasp edildiğini vurguladı. Bu karar, kulübün demokratik süreçlerinde şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin daha güçlü bir şekilde uygulanması gerektiğine işaret ediyor.
Ciria, bu kararın sadece kendi itibarını değil, adaylığı için çalışan 90'dan fazla kişinin itibarını da onardığını belirtti. "Oğluma okulda babasının dolandırıcı olduğunu, sahte oy pusulaları kullandığını söylediler. Ben de ona sonuna kadar gideceğime söz verdim" diyerek kişisel mağduriyetini dile getirdi. Bu karar, FC Barcelona seçimlerinin "oyun kurallarını değiştirecek" nitelikte görülüyor. Gelecekteki seçimlerde, Seçim Kurulu'nun imza denetim süreçlerini daha esnek ve düzeltmeye açık bir şekilde yürütmesi gerekecek, bu da daha fazla adayın yarışmasına olanak sağlayabilir. Bu durum, kulübün yönetiminde daha geniş bir temsil ve rekabet ortamı yaratma potansiyeli taşıyor.
Bu durum, Türkiye'deki büyük spor kulüplerinin seçim süreçlerindeki benzer tartışmaları da akıllara getirmektedir. Türkiye'de de kulüp başkanlık seçimlerinde adaylık için belirli sayıda üye imzası veya delegasyon desteği aranmakta, zaman zaman bu süreçlerde de usul ve şekil şartlarına ilişkin itirazlar yaşanabilmektedir. TCE'nin kararı, spor kulüplerinin demokratik süreçlerinde şeffaflık, katılımcılık ve adayların haklarının korunması konularında uluslararası bir emsal teşkil edebilir. Marc Ciria'nın talebi, seçimlerin sonucunu değiştirmese de, kulübün gelecekteki seçim pratiklerini ve yönetim anlayışını derinden etkileyecek bir hukuki zafer olarak kayıtlara geçmiştir.
Marc Ciria, 5 Mart'taki sayımda Seçim Kurulu'nun kendisini adaylıktan men ettiği günden beri haklı olduklarını bildiklerini, ancak hiçbir zaman seçimlere itiraz etmeyi düşünmediklerini, çünkü "Barça'yı her zaman ilk sıraya koyduklarını" yineledi. Şimdi ise kulüpten, TCE'nin haklarını ihlal ettiğine dair kararı doğrultusunda, kendisini resmi olarak aday olarak tanıyan "tamamen deklaratif bir karar" çıkarmasını bekliyor. Bu talep, kulübün geçmişteki bir hatayı kabul etmesi ve gelecekte benzer durumların yaşanmaması için bir taahhütte bulunması anlamına geliyor. Bu durum, kulüp içindeki demokratik süreçlerin sürekli gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor.
