İspanya'nın önde gelen moda markası Mango'nun kurucusu Isak Andic'in, oğlu Jonathan Andic ile birlikte çıktığı Montserrat (Monserrat) gezisi sırasında şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada çarpıcı yeni bir delil ortaya çıktı. Katalan polisi Mossos d'Esquadra'nın yürüttüğü soruşturmada, Jonathan Andic'in, babasının düşerek hayatını kaybettiği tehlikeli rotayı, olaydan sadece dört gün önce de aynı noktaya kadar yürüdüğü tespit edildi. Bu bulgu, Jonathan Andic'in babasının ölümünde kasıtlı bir cinayet işlediği yönündeki iddiaları güçlendiriyor ve davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.
Soruşturmayı yürüten Mossos d'Esquadra'ya bağlı Merkezi Adli Bilişim Birimi (Unidad Central de Informática Forense - UCIF) uzmanları, Jonathan Andic'in cep telefonundaki 'Health' (Sağlık) uygulamasının kaydettiği verileri detaylı bir şekilde inceledi. Bu veriler, Andic'in 10 Aralık'ta attığı adımları, katettiği mesafeyi ve bulunduğu yüksekliği hassas bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca, telefonun baz istasyonlarıyla olan bağlantıları analiz edilerek, Jonathan'ın söz konusu tehlikeli noktada ne kadar süre kaldığı da belirlendi. Bu dijital izler, Isak Andic'in 14 Aralık'taki ölümünden önceki kritik günlerde oğlunun hareketlerini net bir şekilde gözler önüne serdi.
Polis kaynaklarına göre, Jonathan Andic'in olaydan dört gün önce babasının düştüğü noktaya kadar yürüdüğü rotanın, Montserrat'taki binlerce kişi tarafından her yıl kullanılan bir güzergah olmasına rağmen, düşmenin yaşandığı yerin rotanın tek tehlikeli kısmı olduğu belirtiliyor. Bu durum, Jonathan'ın bölgeye ve riskli noktaya önceden aşina olduğunu ve olası bir eylemi planlamış olabileceğini düşündürüyor. Jonathan Andic'in, Mart 2025'te Ekvador'da telefonunun çalındığını iddia etmesine rağmen, adli bilişim uzmanları bu verilere erişmeyi başardı. Bu durum, savunma açısından önemli bir çelişki oluştururken, polisin dijital delil toplama konusundaki yetkinliğini de ortaya koyuyor.
Davanın Arka Planı ve Mango İmparatorluğu
Isak Andic'in ölümü, İspanya ve uluslararası iş dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. 1984 yılında kardeşi Nahman Andic ile birlikte Mango'yu kuran Isak Andic, markayı küresel bir moda devine dönüştürmeyi başarmıştı. Özellikle kadın giyiminde iddialı tasarımları ve hızlı moda anlayışıyla tanınan Mango, dünya genelinde binlerce mağazası ve milyarlarca Euro'luk cirosuyla İspanyol ekonomisinin önemli aktörlerinden biri haline gelmişti. Andic ailesi, İspanya'nın en zengin aileleri arasında yer alıyor ve bu nedenle Isak Andic'in ölümü, sadece bir kaza değil, aynı zamanda büyük bir miras ve aile draması potansiyeli taşıyor.
Olayın yaşandığı Montserrat, Katalonya'nın Barselona (Barcelona) eyaletinde bulunan, hem doğal güzellikleri hem de dini önemiyle bilinen bir dağ silsilesidir. Bölge, Benedikten manastırı Santa Maria de Montserrat'a ev sahipliği yapmasıyla hac ve turizm merkezi konumundadır. Dağlık arazi yapısı, birçok zorlu yürüyüş parkuruna sahip olup, her yıl binlerce dağcı ve doğa tutkunu tarafından ziyaret edilmektedir. Isak Andic'in düşüşünün, bu zorlu parkurlardan birinde, tehlikeli bir noktada gerçekleşmesi, olayın kaza mı yoksa cinayet mi olduğu yönündeki tartışmaları daha da alevlendirmişti. Soruşturma, ilk başlarda bir kaza ihtimali üzerinde yoğunlaşsa da, toplanan deliller ve özellikle Jonathan Andic'in davranışları, cinayet şüphelerini giderek artırdı.
Delillerin Hukuki Etkisi ve Gelecek Adımlar
Jonathan Andic'in olaydan kısa süre önce aynı tehlikeli rotayı yürüdüğünü gösteren adım sayar verileri, İspanyol hukuk sisteminde "indicio" (emare veya dolaylı delil) olarak kabul ediliyor. Doğrudan bir kanıt olmasa da, bu tür emareler, bir cinayet davasında jüriyi ikna etmede kritik bir rol oynayabilir. Özellikle, sanığın olay yerine ve tehlikeli koşullara önceden aşinalığını göstermesi, eylemin kasıtlı ve planlı olduğu yönündeki savcılık argümanını güçlendirecektir. İspanya'da cinayet davaları genellikle jüri önünde görülür ve jürinin kararı, dolaylı delillerin ne kadar ikna edici olduğuna bağlıdır.
Bu yeni delilin ortaya çıkmasıyla birlikte, Jonathan Andic üzerindeki şüpheler daha da derinleşti ve soruşturmanın seyri hız kazandı. Polis ve savcılık, şimdi bu dijital delilleri diğer topladıkları bilgilerle birleştirerek daha sağlam bir dava dosyası oluşturmaya çalışacak. Andic ailesinin avukatları ise, bu delillerin yorumlanmasına karşı çıkarak, Jonathan'ın o rotayı daha önce yürümesinin olağan bir durum olduğunu ve kazayla ilgisi olmadığını savunabilirler. Ancak, bu tür yüksek profilli davalarda kamuoyu algısı da büyük önem taşır ve bu yeni bulgu, davanın medyada daha fazla yer almasına ve kamuoyunun dikkatini çekmesine neden olacaktır. Önümüzdeki dönemde, davanın mahkemeye taşınması ve jürinin kararını vermesiyle Isak Andic'in ölümünün ardındaki sır perdesi aralanmaya çalışılacaktır.


