🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

La Manada Davası'nın On Yılı: İspanya'da Cinsel Suç Yasalarını Nasıl Değiştirdi?

7 Temmuz 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
La Manada Davası'nın On Yılı: İspanya'da Cinsel Suç Yasalarını Nasıl Değiştirdi?

İspanya'nın Pamplona (Pamplona) kentinde her yıl düzenlenen ve dünya çapında boğa koşularıyla tanınan ünlü Sanfermines (San Fermín) festivali, bu yıl farklı bir odak noktasıyla anılıyor. Festivalin başlangıcını simgeleyen "txupinazo" (havai fişek atışı) töreni, bu kez on yıl önce yaşanan ve tüm İspanya'yı derinden sarsan "La Manada" (Sürü/Çete) davasının gölgesinde gerçekleştirildi. 2016 yılında, 18 yaşındaki bir genç kadına yönelik beş erkek tarafından gerçekleştirilen grup tecavüzü, İspanyol hukuk sisteminde ve toplumda cinsel suçlara bakış açısını kökten değiştiren bir dönüm noktası oldu. Medyanın da olaydaki failleri etiketlemek için kullandığı bu isim, davanın sembolü haline geldi.

Nisan 2018'de açıklanan ilk mahkeme kararı, olayları "cinsel istismar" (abuso sexual) olarak nitelendirerek büyük bir kamuoyu tepkisine yol açtı. Zira o dönemdeki İspanyol Ceza Kanunu'nda "cinsel istismar" ile "cinsel saldırı" (agresión sexual) arasında önemli bir ayrım bulunuyordu; cinsel saldırı, şiddet veya tehdit unsuru içermeyi gerektiriyordu. Mahkeme, mağdurun pasif kalışını rıza olarak yorumlamasa da, açık bir şiddet veya tehdit kanıtı bulamadığı için olayı "istismar" olarak değerlendirmişti. Bu karar, binlerce kişinin "No es abuso, es violación" (Bu istismar değil, tecavüzdür) sloganıyla sokaklara dökülmesine, ülke genelinde büyük protestoların ve feminist hareketin güçlenmesine neden oldu. Bu kitlesel tepki, İspanya'da cinsel suçlar yasasında köklü bir reforma gidilmesinin önünü açtı.

La Manada Davası: Bir Toplumsal Uyanışın Anatomisi

La Manada davası, 6 Temmuz 2016'da, Sanfermines festivalinin ilk gününde yaşandı. Beş erkekten oluşan bir grup, genç bir kadını Pamplona'nın eski kentindeki bir portalın içinde sıkıştırarak tecavüz etti. Olayı kendi aralarında kayda aldıkları videolar, delil olarak sunuldu. Davanın kamuoyuna yansımasıyla birlikte, faillerin kendilerine "La Manada" adını vermeleri ve olayı bir "av" gibi görmeleri, İspanyol toplumunda büyük bir infial yarattı. İlk mahkeme kararı, sanıklara "cinsel istismar" suçundan 9'ar yıl hapis cezası verirken, "cinsel saldırı" suçlamasından beraat ettirmesi, adalet sistemine olan güveni sarstı ve kadınların maruz kaldığı şiddete karşı toplumsal duyarlılığın ne denli düşük olduğu tartışmalarını alevlendirdi.

Kamuoyunun yoğun baskısı ve feminist örgütlerin aralıksız mücadelesi sonucunda dava temyiz edildi. Önce Navarra Yüksek Mahkemesi, ardından da İspanya Yüksek Mahkemesi, 2019 yılında verdiği kararla ilk hükmü bozdu. Yüksek Mahkeme, olayda mağdurun rızasının olmadığına ve maruz kaldığı durumun "cinsel saldırı" (tecavüz) olduğuna hükmetti. Sanıkların cezaları 15'er yıla çıkarıldı ve bu karar, İspanya'da adaletin tecellisi adına önemli bir zafer olarak görüldü. Bu süreç, sadece hukuki bir dava olmanın ötesine geçerek, İspanyol toplumunda cinsel rıza, kadınların beden özerkliği ve yargının toplumsal cinsiyet perspektifiyle hareket etmesi gerektiği konularında derin bir tartışma başlattı.

"Sadece Evet Evet Demektir" Yasası ve Sonuçları

La Manada davasının tetiklediği toplumsal ve siyasi baskılar, İspanyol hükümetini cinsel suçlar yasasını reforme etmeye zorladı. Bu sürecin sonunda, 2022 yılında "Ley Orgánica de Garantía Integral de la Libertad Sexual" (Cinsel Özgürlüğün Kapsamlı Güvencesi Organik Yasası) veya halk arasında bilinen adıyla "Ley del solo sí es sí" (Sadece Evet Evet Demektir Yasası) yürürlüğe girdi. Bu yasa, cinsel suçlarda rıza ilkesini merkeze alarak, "evet" açıkça ifade edilmediği sürece her türlü cinsel eylemi rızasız ve dolayısıyla suç saymayı amaçlıyordu. Yasanın temel felsefesi, mağdurun rıza göstermediği her durumun cinsel saldırı olduğu ve önceki "istismar" ile "saldırı" ayrımının kaldırılmasıydı.

Yeni yasa, cinsel şiddet mağdurları için daha kapsamlı koruma ve destek mekanizmaları sunmayı hedeflerken, beraberinde bazı tartışmaları da getirdi. Özellikle yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bazı eski cinsel suç mahkumlarının cezalarının, yeni yasadaki alt sınırların düşürülmesi nedeniyle azaltılması veya erken tahliye edilmesi, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde büyük bir tepkiye yol açtı. Bu durum, yasanın teknik detaylarının yeterince düşünülmediği veya öngörülemeyen sonuçlar doğurduğu eleştirilerine neden oldu. Ancak yasanın temel amacı olan rızanın merkeziyetini vurgulama ve cinsel şiddetle mücadelede mağdur odaklı bir yaklaşım benimseme konusunda İspanya, Avrupa'da öncü bir rol üstlenmiştir. Türkiye'de de benzer şekilde cinsel suçlarda rıza kavramının netleştirilmesi ve mağdurun beyanının önemi üzerine tartışmalar devam etmektedir, ancak İspanya'daki bu kapsamlı yasal reform henüz benzer bir ölçekte hayata geçmemiştir.

La Manada davası ve akabinde gelen yasal reform, İspanya'da kadınların hakları ve cinsel özgürlük mücadelesinde bir mihenk taşı olmuştur. Davanın onuncu yıl dönümünde Sanfermines festivalinde anılması, toplumsal hafızanın ve cinsel şiddete karşı mücadelenin canlı tutulması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu olay, sadece bir hukuk davası olmaktan çıkıp, İspanyol toplumunun cinsel şiddete karşı duruşunu ve adalet anlayışını yeniden şekillendiren, kalıcı bir miras bırakmıştır. Artık İspanya'da "evet" açıkça söylenmediği sürece, cinsel eylemler rızasız kabul edilmekte ve bu durum, cinsel suçlarla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcını simgelemektedir.

Etiketler:
#la-manada#cinsel-su#yasal-reform#ispanya#protesto
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat