2026 yılı, Uluslararası Kırsal Kadın Yılı olarak belirlenirken, bu özel yılın temel amacı, kırsal bölgelerde yaşayan ve çalışan kadınların uzun süredir göz ardı edilen kritik rolünü vurgulamak ve takdir etmektir. Özellikle İspanya'nın Catalunya (Katalonya) özerk bölgesinde, binlerce kadının tarlalarda, çiftliklerde, şaraphanelerde, değirmenlerde ve kooperatiflerde gösterdiği çaba, bölgenin ve ülkenin kırsal yaşamının sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır. Bu girişim, kırsal kalkınmanın ve toplumsal refahın temelini oluşturan kadın emeğinin hak ettiği görünürlüğü kazanmasını hedeflemektedir.
Catalunya Tarım Kooperatifleri Federasyonu (FCAC) tarafından yapılan açıklamada da altı çizildiği üzere, kırsal kadınlar, erkeklerle birlikte, kırsal dünyanın kilit itici güçlerinden biri olmuştur. Onlar, tohum ekmiş, hasat yapmış, hayvanlara bakmış, aile ekonomilerini yönetmiş, ailelerine bakmış ve yeni nesillere hayat vermişlerdir. Bu sayede, kırsal bölgelerin canlı kalmasını sağlamış ve belediyelerin geleceğini inşa etmelerine yardımcı olmuşlardır. Ancak Federasyon, bu büyük çabaların çoğunlukla tanınmadan, görünürlükten yoksun ve hak ettikleri yeri alamadan yapıldığını üzülerek belirtmektedir.
Kadınların bu çok yönlü katkıları, sadece tarımsal üretimle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sosyal dokuyu güçlendiren, kültürel mirasın korunmasına yardımcı olan ve yerel toplulukların dayanıklılığını artıran unsurları da içermektedir. Kırsal kadınların emeği, geleneksel olarak 'ev işi' veya 'aile yardımı' olarak görüldüğü için genellikle resmi istatistiklere yansımamakta ve ekonomik değerleri göz ardı edilmektedir. Bu durum, onların sosyal güvenlik haklarından mahrum kalmalarına, kredi ve arazi erişiminde zorluklar yaşamalarına ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemelerine yol açmaktadır.
FCAC gibi kuruluşlar, bu sessiz kahramanların sesini duyurarak, onların ekonomik ve sosyal haklarının güvence altına alınması için mücadele etmektedir. Kırsal kadınların güçlendirilmesi, sadece cinsiyet eşitliği için değil, aynı zamanda sağlıklı gıda üretimi, biyoçeşitliliğin korunması ve kırsal nüfusun azalmasının önüne geçilmesi gibi daha geniş sürdürülebilirlik hedefleri için de elzemdir. Onların bilgi birikimi ve deneyimleri, modern tarım uygulamalarıyla harmanlandığında, kırsal ekonomilere yeni bir soluk getirme potansiyeli taşımaktadır.
Kırsal Kadınların Küresel Mücadelesi ve Türkiye Bağlantısı
Uluslararası Kırsal Kadın Yılı gibi girişimler, Birleşmiş Milletler'in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH) ile de doğrudan ilişkilidir. Özellikle SKH 2 (Açlığa Son), SKH 5 (Cinsiyet Eşitliği) ve SKH 8 (İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme) hedeflerine ulaşılmasında kırsal kadınların rolü kritik öneme sahiptir. Dünya genelinde tarım işgücünün yaklaşık %43'ünü oluşturan kadınlar, gelişmekte olan ülkelerde gıda üretiminin %60 ila %80'ini sağlamaktadır. Ancak, dünya genelindeki arazi sahiplerinin sadece %15'i kadındır ve kredi, eğitim, teknoloji gibi kaynaklara erişimleri erkeklere göre çok daha sınırlıdır.
İspanya genelinde ve özelde Catalunya'da, kırsal bölgelerde kadınların durumu, benzer zorluklarla karakterize edilmektedir. Kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin şehirleşmesiyle birlikte, kadınlar kırsal yaşamın sürdürülmesinde daha da merkezi bir rol üstlenmektedir. İspanya hükümeti, kırsal kadınların görünürlüğünü artırmak ve haklarını güvence altına almak için çeşitli politikalar geliştirmekte, örneğin tarım kooperatiflerinde kadınların temsilini teşvik etmekte ve kırsal alanlarda kadın girişimciliğini desteklemektedir. Ancak, kültürel normlar ve yapısal engeller, bu çabaların tam potansiyeline ulaşmasını engellemektedir.
Türkiye'de de kırsal kadınların durumu benzer bir tablo sergilemektedir. Tarım ve kırsal kalkınmada aktif rol oynayan Türk kadınları, genellikle ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta ve sosyal güvenceden yoksun kalmaktadır. Kırsal bölgelerdeki kadınlar, hem tarımsal üretimde hem de ev içi sorumluluklarda büyük bir yük taşımalarına rağmen, karar alma süreçlerinde yeterince yer alamamakta ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmakta zorlanmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ile çeşitli sivil toplum kuruluşları, kırsal kadınların kooperatifleşmesini teşvik ederek, eğitim ve finansal destek programları sunarak bu sorunların üstesinden gelmeye çalışmaktadır. Bu çabalar, kırsal kadınların ekonomik ve sosyal statülerini güçlendirmeyi ve onların potansiyelini tam olarak ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.
Kırsal Kadınların Güçlendirilmesi: Toplumsal Refah ve Sürdürülebilirlik İçin Bir Zorunluluk
Kırsal kadınların emeğinin ve katkılarının tam olarak tanınması, sadece bir adalet meselesi değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal refah için stratejik bir zorunluluktur. Onların bilgi birikimi, geleneksel tarım yöntemleri ve doğal kaynakların korunmasındaki rolleri, iklim değişikliğiyle mücadelede ve biyoçeşitliliğin sürdürülmesinde paha biçilmezdir. Kırsal kadınların güçlendirilmesi, onlara arazi mülkiyeti, kredi erişimi, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel hakların sağlanmasıyla başlar. Ayrıca, karar alma süreçlerine katılımlarının artırılması ve liderlik pozisyonlarında daha fazla yer almaları, kırsal kalkınma politikalarının daha kapsayıcı ve etkili olmasını sağlayacaktır.
2026 Uluslararası Kırsal Kadın Yılı, bu konudaki farkındalığı artırmak ve somut adımlar atılması için önemli bir fırsat sunmaktadır. Hükümetler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası örgütler ve özel sektör, kırsal kadınların potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmeleri için işbirliği yapmalıdır. Onların seslerinin duyulması, deneyimlerinin paylaşılması ve başarılarının kutlanması, sadece kırsal bölgelerin değil, tüm dünyanın daha adil, daha eşit ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlemesine katkıda bulunacaktır. Kırsal kadınlar, sadece toprağı ekip biçenler değil, aynı zamanda toplumların köklerini besleyen, kültürel değerleri aktaran ve geleceği inşa eden mimarlardır.



