İspanya'nın kuzeydoğusundaki Catalunya (Katalonya) özerk bölgesinde yer alan Empordà'da, yazın ilk büyük orman yangını felaketinden bir çiftlik evi, bölgenin geleneksel yaşam biçimlerinden birini temsil eden sıradışı bir yöntemle kurtarıldı. Albert Ribas adlı bir çoban, otuz keçiden oluşan sürüsü sayesinde, ailesiyle birlikte yaşadığı Mas Cases adlı izole çiftlik evini alevlerin tahribatından korumayı başardı. Santa Cristina d'Aro'daki Vall Repòs yerleşiminde bulunan bu olay, doğal yöntemlerin yangınla mücadeledeki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Albert Ribas, "Finca temizdi ve bu, itfaiyecilerin çalışmalarıyla birleşince her şeyi kurtarmamızı sağladı," ifadesiyle yaşananları özetledi. Yangının birkaç gün boyunca Empordà bölgesini kasıp kavurduğu göz önüne alındığında, bu temizliğin ne kadar hayati olduğu anlaşıldı. Otuz keçinin düzenli otlatmasıyla oluşan bu doğal yangın şeridi, alevlerin Mas Cases'e ulaşmasını engelleyerek hem mülkü hem de çevresindeki ekosistemi korudu.
Keçilerin ve diğer otçul hayvanların orman altı bitki örtüsünü temizlemesi, özellikle Akdeniz iklimindeki ormanlarda yangın riskini azaltmada yüzyıllardır kullanılan geleneksel bir yöntemdir. Bu hayvanlar, orman tabanında biriken kuru otları, çalılıkları ve diğer yanıcı materyalleri tüketerek yangınların hızla yayılmasını önleyen doğal bariyerler oluşturur. Mekanik temizliğe göre daha sürdürülebilir ve ekolojik bir çözüm sunan bu yöntem, biyolojik çeşitliliğin korunmasına da katkı sağlar.
Masía (çoğulu masies), Catalunya (Katalonya) kırsalına özgü, genellikle büyük ve taş yapılı geleneksel bir çiftlik evi türüdür. Bu yapılar, sadece bir konut olmanın ötesinde, genellikle geniş arazilerle birlikte bir aile işletmesinin merkezini oluşturur ve bölgenin tarım ve kırsal yaşam kültürünün önemli bir parçasıdır. Mas Cases'in izole konumu, yangın riskini artırsa da, Albert Ribas'ın uyguladığı geleneksel yöntemle bu riskin nasıl yönetilebileceğini gösterdi.
Akdeniz'de Yangın Tehdidi ve Geleneksel Çözümlerin Yükselişi
İspanya, özellikle de Akdeniz kıyısındaki Catalunya (Katalonya) gibi bölgeler, her yaz orman yangınlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. İklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu yangınların sıklığını ve şiddetini artırırken, orman altı bitki örtüsünün kontrolsüz birikimi de yangınların yayılmasını kolaylaştırıyor. Avrupa Birliği verilerine göre, son yıllarda Akdeniz ülkelerinde orman yangınları nedeniyle kaybedilen alanlar dramatik bir şekilde arttı. İspanya'da 2022 yılında yaklaşık 300.000 hektardan fazla ormanlık alan yangınlarda kül oldu ve bu rakam, son 15 yılın en yüksek seviyesiydi.
Geleneksel olarak, kırsal topluluklar hayvan otlatma yoluyla ormanları yönetirdi. Ancak kırsal nüfusun azalması ve tarım faaliyetlerinin terk edilmesiyle birlikte, bu doğal temizlik mekanizması zayıfladı. Son yıllarda, başta İspanya ve Portekiz olmak üzere birçok Akdeniz ülkesi, yangınla mücadelede "biyo-çeşitlilik yönetimi" veya "otlatma yoluyla orman temizliği" gibi geleneksel yöntemlere geri dönüyor. Bu yöntemler, sadece yangın riskini azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda kırsal ekonomiyi destekliyor ve ekolojik dengeyi koruyor. Barselona Üniversitesi'nden bir çevre uzmanı, "Keçiler gibi otçul hayvanlar, orman yangınlarıyla mücadelede en etkili ve maliyet-etkin 'canlı itfaiyeciler'dir," yorumunu yaparak bu yaklaşımın önemini vurguluyor.
Geleneksel Bilginin Değeri ve Geleceğin Yangın Stratejileri
Albert Ribas'ın hikayesi, modern teknolojinin ve büyük ölçekli müdahalelerin yanı sıra, yüzyıllardır süregelen geleneksel bilgilerin ve uygulamaların ne kadar değerli olabileceğini gösteriyor. Bir çobanın ve otuz keçinin, milyonlarca avroluk (Euro) zarara yol açabilecek bir yangın felaketini nasıl önleyebileceği, doğayla uyumlu yaşam biçimlerinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Bu tür başarılı örnekler, yerel yönetimleri ve merkezi hükümetleri, kırsal bölgelerdeki çobanlık ve hayvancılık faaliyetlerini desteklemeye teşvik etmelidir. Özellikle İspanya'da "despoblación" (nüfusun kırsal bölgelerden şehirlere göç etmesi) sorunuyla mücadele edilirken, bu tür mesleklerin sürdürülebilirliğini sağlamak, hem kültürel mirasın korunmasına hem de yangınla mücadele kapasitesinin artırılmasına yardımcı olacaktır.
Türkiye de her yaz büyük orman yangınlarıyla mücadele eden bir Akdeniz ülkesidir. İspanya'daki bu örnek, Türkiye'nin de kendi coğrafi ve kültürel koşullarına uygun, geleneksel hayvancılık yöntemlerini yangınla mücadele stratejilerine daha entegre etmesi için ilham verici olabilir. Orman köylülerinin ve çobanların bilgi birikiminden faydalanmak, yangınların önlenmesinde ve kontrol altına alınmasında önemli bir fark yaratabilir. Bu, sadece yangınları söndürmekten öte, yangınların çıkmasını önlemeye yönelik proaktif ve sürdürülebilir bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğinin altını çizmektedir.


