Katalonya (Catalunya) özerk bölgesinde, olası bir tekrar seçim durumunda siyasi dengelerin nasıl şekilleneceğine dair önemli bir kamuoyu araştırması yayımlandı. Katalonya Kamuoyu Araştırmaları Merkezi (CEO) tarafından açıklanan son Barometre anketi, 12 Mayıs'ta yapılan son seçimlerden bu yana ilk kapsamlı veri setini sunuyor ve bölgedeki hükümet kurma müzakerelerinin seyrine ışık tutuyor. Ankete göre, eğer ekim ayında seçimler tekrarlanırsa, Salvador Illa liderliğindeki Katalonya Sosyalist Partisi (PSC), 39 ila 45 milletvekili çıkararak bir kez daha birinci parti konumunu koruyacak. Bu sonuç, partinin 12 Mayıs seçimlerinde elde ettiği 42 sandalyeyi dahi aşma potansiyeli taşıyor.
Anketin detaylarına bakıldığında, Katalan siyasetinin ana aktörleri arasındaki sıralamanın büyük ölçüde değişmediği görülüyor. Carles Puigdemont liderliğindeki Katalonya İçin Birlik (Junts), 31 ila 36 sandalye ile ikinci sırada yer almayı sürdürüyor (mevcut 35 sandalyesine yakın bir aralık). Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) ise 19 ila 24 sandalye ile üçüncü sıradaki yerini koruyor (mevcut 20 sandalye). Bu veriler, Katalonya'nın bağımsızlığını savunan Junts, ERC ve Halk Birliği Adaylığı (CUP) partilerinin, en iyi senaryoda bile 68 sandalyelik mutlak çoğunluğa ulaşamayacağını gösteriyor. En yüksek tahmini toplamları 66 sandalyede kalan bağımsızlık yanlısı blok, hükümet kurma konusunda ciddi bir matematiksel engelle karşı karşıya bulunuyor.
Bağımsızlık Bloğunun Çıkmazı ve "Sıhhi Kordon" Politikası
Bağımsızlık yanlısı partilerin mutlak çoğunluğa ulaşamaması durumunda, gözler Katalan İttifakı (Aliança Catalana) gibi daha küçük partilere çevrilebilir. Aşırı sağcı bağımsızlık yanlısı bu parti, ankete göre 1 ila 4 sandalye kazanma potansiyeline sahip ve mevcut 2 sandalyesini artırabilir. Ancak, Junts, ERC ve CUP, PSC ve Comuns (Ortaklar) ile birlikte, Katalan Parlamentosu'nda Aliança Catalana ve aşırı sağcı İspanyol partisi Vox'a karşı bir "sıhhi kordon" (cordón sanitario) uygulama taahhüdünde bulundu. Bu, söz konusu partilerle herhangi bir anlaşmaya varmayacakları veya oylarını kabul etmeyecekleri anlamına geliyor. Bu siyasi tecrit, bağımsızlık yanlısı bloğun potansiyel koalisyon seçeneklerini daha da daraltarak, kendi içlerindeki bölünmüşlüğü ve çoğunluk sağlama zorluğunu pekiştiriyor.
Öte yandan, Salvador Illa'yı başbakanlığa taşıyabilecek alternatif bir hükümet formülü olan PSC, ERC ve Comuns koalisyonunun fizibilitesi, bu üç partinin anket aralıklarının orta veya üst bandında performans göstermesine bağlı. Aralarında oy geçişkenliği olan bu partilerin, yeterli sandalye sayısına ulaşmaları halinde yeniden çoğunluk kurma şansları bulunuyor. Ancak, bu koalisyonun kurulması, Katalonya'nın bağımsızlık talebi konusunda farklı duruşlara sahip ERC ile İspanya'nın birliğini savunan PSC arasında önemli tavizler ve müzakereler gerektirecektir. Bu durum, Katalonya siyasetindeki karmaşık ve kırılgan dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Katalonya Siyasetinin Arka Planı ve Gelecek Senaryoları
Katalonya'daki siyasi belirsizlik, 12 Mayıs seçimlerinin ardından hükümet kurma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasıyla derinleşti. Seçimlerde hiçbir partinin tek başına mutlak çoğunluk elde edememesi ve koalisyon görüşmelerinin tıkanması, tekrar seçim ihtimalini güçlendirdi. Katalonya'nın bağımsızlık hareketi, 2017'deki tartışmalı referandum ve ardından gelen siyasi krizle zirveye ulaşmış, ancak son yıllarda ivme kaybetmişti. CEO anketinin sonuçları, bağımsızlık yanlısı partilerin halk desteğinde bir toparlanma yaşamadığını ve hatta bazı durumlarda düşüş eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu durum, Katalonya'da uzun süredir devam eden bağımsızlık tartışmasının geleceği hakkında önemli sinyaller veriyor.
Katalonya'daki siyasi çıkmaz, yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda İspanya genelindeki siyaseti de derinden etkiliyor. İspanya'da iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) liderliğindeki merkezi hükümet, Katalan partilerinin (özellikle ERC'nin) desteğine bağımlı durumda. Katalonya'da istikrarlı bir hükümetin kurulamaması veya tekrar seçimlerin yapılması, Madrid'deki siyasi dengeyi de sarsabilir ve İspanya genelinde erken seçim olasılığını gündeme getirebilir. Bu bağlamda, Katalonya'daki siyasi gelişmeler, İspanya'nın geleceği açısından kritik bir dönemeç teşkil ediyor.
Sonuç olarak, Katalonya'da olası bir tekrar seçim senaryosu, PSC'nin liderliğini pekiştirirken, bağımsızlık yanlısı bloğun mutlak çoğunluk hayallerini suya düşürüyor. Hükümet kurma süreci, hem bağımsızlık yanlısı partiler arasındaki iç çekişmeler hem de "sıhhi kordon" politikası gibi dışlayıcı yaklaşımlar nedeniyle karmaşık bir hal alıyor. Bölge, ya zorlu bir koalisyon pazarlığı süreciyle istikrarlı bir hükümet kuracak ya da siyasi belirsizliği daha da derinleştirecek yeni bir seçim döngüsüne girecek gibi görünüyor. Bu durum, Katalonya'nın ve dolayısıyla İspanya'nın siyasi geleceği için kritik bir dönemi işaret ediyor.



