🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Katalonya Nazizm Kurbanlarını Unutmayacak: 113 Yeni 'Stolpersteine' Yolda

10 Mayıs 2026, Pazar
4 dk okuma
Katalonya Nazizm Kurbanlarını Unutmayacak: 113 Yeni 'Stolpersteine' Yolda

Katalonya (Catalunya) özerk bölgesinde, Nazizm kurbanlarını anmak amacıyla 2026 yılı boyunca 113 yeni "Stolpersteine" (tökezleme taşları) yerleştirileceği duyuruldu. Bu yeni anıt taşlarıyla birlikte, bölgedeki toplam "Stolpersteine" sayısı 872'ye ulaşacak. Duyuru, Katalonya Hükümeti (Generalitat de Catalunya) Başkanlık Bakanı (Conseller de la Presidència) Albert Dalmau tarafından, Avusturya'daki Mauthausen toplama kampının kurtuluşunun 81. yıldönümü anma törenlerinde yapıldı. Bu yıl ilk kez l’Escala (10), Palamós (8) ve Tortosa (6) gibi belediyelerde de yerleştirilecek olan 113 taş, L'Hospitalet de Llobregat ve Reus dahil toplam 48 farklı yerleşim yerinde Nazizm kurbanlarının anısını yaşatacak.

Bakan Dalmau, ACN (Agència Catalana de Notícies) haber ajansına yaptığı açıklamada, Katalonya Hükümeti'nin Nazizm tarafından zulüm gören ve toplama kamplarında hayatını kaybeden Katalanların anısına katkıda bulunma rolünü vurguladı. Mauthausen'daki anma törenlerine Generalitat delegasyonuna başkanlık eden Dalmau, "Burada [Mauthausen] yaşanan dehşeti ve insanlık dışı barbarlığı hatırlamalıyız. Bir daha asla yaşanmaması için bir bellek egzersizi yapmalıyız" ifadelerini kullandı. Dalmau ayrıca, "faşizmin tüm Avrupa'ya yayıldığı bir dönemde" özgürlüğü savunmak için "birliğe" çağrı yaparak, "Demokratlar, ne düşünürsek düşünelim, demokrasiyi ve insanlık onurunu savunmak için birleşmeliyiz" şeklinde konuştu.

Bu anma törenlerinin Dalmau için kişisel bir anlamı da bulunuyor. Bakan, büyükannesinin kardeşinin, İspanya İç Savaşı sonrası sürgün edilen ve Mauthausen'a gönderilen Cumhuriyetçilerden biri olduğunu açıkladı. Fransa'daki kamplarda hapsedildikten sonra Mauthausen'a sevk edilen ve 5404 numaralı mahkum olarak kaydedilen akrabasının hikayesi, Dalmau için bu anma etkinliklerini "çok önemli" kılıyor. Dalmau, "Bu anma, faşizme karşı mücadele etmek için siyasi olarak angaje olmuş birçok ailenin hikayelerini hatırlamak için çok duygusal bir an" dedi. Nazizm kurbanları arasında, çoğu İspanya İç Savaşı'ndan kaçan ve toplama kamplarında öldürülen yaklaşık 1.400 Katalan bulunuyordu.

"Stolpersteine" Projesinin Küresel Anlamı ve Mauthausen'ın Tarihi

"Stolpersteine" projesi, 1996 yılında Alman sanatçı Gunter Demnig tarafından başlatılan ve Nazizm kurbanlarının anısını bireysel olarak yaşatmayı amaçlayan eşsiz bir anıt çalışmasıdır. Her biri bir kurbanın adını, doğum ve ölüm tarihlerini, toplama kampına gönderildiği tarihi ve kaderini içeren pirinç plakalı küçük beton bloklardan oluşan bu taşlar, kurbanların son bilinen adreslerinin önüne yerleştirilir. "Tökezleme taşları" olarak adlandırılmalarının nedeni, yolda yürüyenlerin dikkatini çekerek bu kişisel trajedileri hatırlatması ve kurbanların isimlerinin unutulmamasını sağlamasıdır. Almanya'dan başlayarak Avrupa'nın dört bir yanına yayılan bu proje, bireysel anıtların gücünü ve tarihin kolektif bellekteki yerini vurgulayan güçlü bir sembol haline gelmiştir.

Mauthausen toplama kampı ise, Nazi Almanyası'nın Avusturya'daki en büyük ve en acımasız çalışma kamplarından biriydi. Özellikle İspanya İç Savaşı sonrası sürgün edilen İspanyol Cumhuriyetçiler için Mauthausen'ın özel bir yeri vardır; burası, İspanyol mahkumların en kalabalık olduğu kamplardan biriydi. Kampın taş ocakları ve "Ölüm Merdivenleri" olarak bilinen 186 basamaklı dik yokuşu, mahkumların insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığı ve birçoğunun bitkinlikten ya da gardiyanların şiddetinden hayatını kaybettiği yerlerdi. Mauthausen, 5 Mayıs 1945'te Amerikan birlikleri tarafından kurtarıldığında, on binlerce insanın canına mal olmuş bir dehşet abidesi olarak tarihe geçti. Bu kamp, Nazizmin vahşetinin ve insanlık dışı uygulamalarının en somut kanıtlarından biri olarak, günümüzde de anma ve eğitim faaliyetlerinin merkezi konumundadır.

Bellek Politikası ve Demokrasiye Çağrı

Katalonya'nın "Stolpersteine" projesine verdiği destek ve Mauthausen'daki anma törenlerine katılımı, bölgenin tarihle yüzleşme ve kolektif belleği canlı tutma çabasının önemli bir parçasıdır. Bu tür anıtlar ve anma etkinlikleri, sadece geçmişteki trajedileri hatırlatmakla kalmaz, aynı zamanda günümüzde yükselen faşist ve aşırı sağcı akımlara karşı bir uyarı niteliği taşır. Albert Dalmau'nun "faşizmin tüm Avrupa'ya yayıldığı" yönündeki uyarısı, tarihi inkar ve revizyonizmin giderek daha fazla ses bulduğu bir dönemde demokrasiyi ve insanlık onurunu savunmanın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu tür girişimler, genç nesillere tarihten dersler çıkarma ve benzer hataları tekrarlamama sorumluluğunu aşılamak açısından hayati öneme sahiptir.

Katalonya'nın bu bellek politikası, aynı zamanda kendi kimliğini ve tarihini koruma mücadelesiyle de yakından ilişkilidir. İspanya İç Savaşı'nın ardından Franco diktatörlüğü döneminde Katalan kimliği ve kültürü ağır baskılar görmüş, birçok Katalan sürgüne zorlanmıştır. Bu nedenle, Nazizm kurbanı olan Katalanların anısını yaşatmak, hem evrensel insan hakları mücadelesinin hem de Katalan halkının kendi özgürlük ve kimlik arayışının bir parçası olarak görülmektedir. Türkiye gibi kendi yakın tarihinde benzer acılar ve travmalar yaşamış ülkeler için de bu tür bellek çalışmaları, geçmişle yüzleşme, toplumsal barışı inşa etme ve geleceğe daha umutla bakma adına ilham verici örnekler sunmaktadır.

Etiketler:
#katalonya#nazizm#anma#faşizm#tarih
Paylaş: