Barselona (Barcelona) merkezli Catalunya (Katalonya) Özerk Bölgesi Hükümeti (Govern), kadına yönelik şiddet ve cinsel şiddet mağdurlarına sağlanan desteği artırmak amacıyla önemli bir adım attı. Salı günü toplanan Consell Executiu (Yürütme Konseyi), Adalet Bakanlığı'na (Conselleria de Justícia) bağlı Bütünsel Adli Değerlendirme Birimleri'nin (UFVI) personel sayısını 27 yeni uzmanla genişletme kararını onayladı. Bu takviye, yargı süreçlerinde uzman bilirkişi desteğini güçlendirerek, mağdurların daha etkin korunmasını ve desteklenmesini hedefliyor.
Yeni katılacak 27 profesyonel, UFVI bünyesindeki multidisipliner ekiplere entegre olacak. Bu ekipler, adli tıp uzmanları, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşarak mahkemelere, savcılıklara ve diğer yargı organlarına kapsamlı bilirkişi desteği sağlıyor. Özellikle "violencia machista" (erkek şiddeti veya kadına yönelik şiddet) ve cinsel şiddet vakalarında, mağdurların yaşadığı travmanın adli süreçlere doğru bir şekilde yansıtılması ve delillendirilmesi kritik önem taşıyor. Bu birimler, mağdurların fiziksel ve psikolojik durumlarını detaylı bir şekilde değerlendirerek, adil bir yargılamanın temelini oluşturuyor.
Katalonya Hükümeti'nin bu adımı atmasının temelinde, son yıllarda kadına yönelik şiddet vakalarındaki endişe verici artış yatıyor. Açıklanan verilere göre, 2023 ile 2024 yılları arasında Katalonya'daki kadına yönelik şiddet mahkemelerine 50.439 şikayet ulaşmış olup, bu rakam 2021-2022 dönemine kıyasla %12,4'lük bir artışı temsil ediyor. Ayrıca, 2026 yılının başlarında bu yargı organlarında 12.950 ceza davasının devam ettiği belirtilirken, bir önceki yıl bu sayı 11.770 idi. Bu artış, uzman bilirkişi değerlendirmelerine olan talebi de önemli ölçüde yükseltmiş durumda; UFVI tarafından yapılan bütünsel değerlendirmelerin 2024'te 2023'e göre %621, 2025'te %824 ve 2026'da %1.174,5 oranında artması bekleniyor. Kuruluşundan bu yana iki yılda toplam 1.326 bütünsel değerlendirme yapıldığı göz önüne alındığında, personel takviyesinin ne denli elzem olduğu ortaya çıkıyor.
Bu önemli personel takviyesinin yıllık maliyeti 1,4 milyon Euro olarak belirlendi. Bu yatırım, mağdurlara yönelik hizmetlerin kalitesini ve erişilebilirliğini artırma hedefi doğrultusunda yapılıyor. Yeni uzmanlar, Katalonya Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü (Instituto de Medicina Legal y Ciencias Forenses de Catalunya) bünyesinde görev yapacak ve yasal olarak öngörülen 13 bölgesel birimin tamamen faaliyete geçmesini sağlayacak. Bu sayede, Katalonya genelinde, özellikle kırsal ve daha az merkezi bölgelerde yaşayan mağdurların da uzman desteğine kolayca ulaşması hedefleniyor. Bölgesel kapsayıcılık, şiddet mağdurlarının coğrafi engeller nedeniyle destekten mahrum kalmasının önüne geçmek açısından kritik bir öneme sahip.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede İspanya ve Katalonya'nın Yaklaşımı
İspanya, kadına yönelik şiddetle mücadelede Avrupa'da öncü ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir. Ülke, 2004 yılında yürürlüğe giren "Organik Yasa 1/2004" ile cinsiyet temelli şiddete karşı kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturmuştur. Bu yasa, şiddet mağdurlarına özel mahkemeler, koruma emirleri ve sosyal destek hizmetleri gibi bir dizi mekanizma sunarak, sorunun çok boyutlu ele alınmasını sağlamıştır. Ancak, yasal düzenlemelere rağmen, kadına yönelik şiddet vakaları İspanya'da ve dolayısıyla Katalonya'da hâlâ ciddi bir toplumsal sorun olmaya devam etmektedir. Her yıl yüzlerce kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetmekte veya ağır yaralanmaktadır.
Katalonya Özerk Bölgesi, İspanya'nın genel yasalarına ek olarak kendi yetki alanındaki adalet ve sosyal politikalar çerçevesinde ek önlemler geliştirmektedir. Bu son personel takviyesi de, özerk yönetimin bu alandaki kararlılığının bir göstergesidir. Bölgesel hükümetler, yerel ihtiyaçlara daha hızlı ve etkili yanıt verebilmek adına kendi bütçe ve insan kaynaklarını kullanarak bu tür birimleri güçlendirme yetkisine sahiptir. Bu çabalar, Avrupa Birliği'nin kadına yönelik şiddetle mücadele stratejileriyle de uyumlu olup, mağdurların korunması ve faillerin cezalandırılması konusunda uluslararası standartları takip etmektedir. Türkiye'de de benzer şekilde kadına yönelik şiddetle mücadele, özellikle 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile yasal bir zemine oturtulmuştur. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmiş olması uluslararası tartışmalara yol açsa da, ulusal mevzuat ve farkındalık kampanyalarıyla bu mücadele sürdürülmektedir. İspanya ve Katalonya'daki bu tür adımlar, Türkiye gibi ülkeler için de şiddetle mücadelede atılabilecek somut adımlar konusunda örnek teşkil edebilir.
Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Zorluklar
Katalonya Hükümeti'nin Bütünsel Adli Değerlendirme Birimleri'ne yaptığı bu personel takviyesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Bu genişleme sayesinde, adli süreçlerin hızlanması, bilirkişi raporlarının kalitesinin artması ve mağdurlara sunulan psikolojik ve sosyal desteğin güçlenmesi beklenmektedir. Mağdurların adalet sistemine olan güvenlerinin artması, şikayet oranlarını olumlu yönde etkileyebilir ve daha fazla vakanın gün yüzüne çıkmasına yardımcı olabilir. Uzmanlar, bu tür proaktif adımların, şiddetin önlenmesi ve mağdurların rehabilite edilmesi süreçlerinde hayati bir rol oynadığını vurgulamaktadır.
Ancak, sadece personel takviyesiyle sorunun tamamen çözülemeyeceği de açıktır. Kadına yönelik şiddet, derin toplumsal kökleri olan, kültürel ve ekonomik faktörlerle beslenen karmaşık bir olgudur. Bu nedenle, sürekli kamuoyu farkındalık kampanyaları, eğitim programları ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden politikalarla desteklenmesi gerekmektedir. Uzun vadede, bu birimlerin sürdürülebilir finansmanı ve uzman personel yetiştirilmesi de önemli zorluklar arasında yer alacaktır. Katalonya'nın bu kararı, şiddet mağdurlarının yanında durma ve onlara daha iyi bir gelecek sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha göstermektedir, ancak bu mücadelenin uzun soluklu ve çok yönlü olması gerektiği unutulmamalıdır.



