İspanya'nın özerk bölgesi Catalunya (Katalonya)'da yapılan çarpıcı bir anket, toplumsal cinsiyet eşitliği algısındaki derin uçurumu gözler önüne serdi. 2025 yılı Panel Ciudadano de Catalunya'nın yayımladığı verilere göre, Katalan erkeklerin yaklaşık yüzde 44,3'ü, kadınların "para kazanmak" veya "partnerlerine zarar vermek" amacıyla sahte şikayette bulunduğuna inanıyor. Özellikle 24 yaş altı genç erkekler arasında bu görüşe katılma oranının daha yüksek olması dikkat çekiyor. Ekim ve Aralık ayları arasında 16 yaş üstü 6.706 kişiyle yapılan bu uzunlamasına anket, toplumsal cinsiyet rollerine ve kadınların yaşadığı şiddete dair algılardaki mevcut sorunları bir kez daha gündeme getirdi.
Anket sonuçlarının ortaya koyduğu bu yaygın inanç, İspanya Savcılığı'nın verileriyle keskin bir çelişki oluşturuyor. Savcılık tarafından 2009-2024 yılları arasında yayımlanan resmi istatistiklere göre, kadına yönelik şiddet davalarındaki sahte şikayet oranı toplamın yalnızca yüzde 0,018'ini teşkil ediyor. Bu oran, Katalan erkeklerinin neredeyse yarısının sahip olduğu inancın gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu açıkça gösteriyor. Bu durum, kamuoyundaki yanlış bilgilendirme ve önyargıların, yargı süreçlerine ve toplumsal adalete olan güvene nasıl zarar verebileceği konusunda önemli soruları beraberinde getiriyor.
Toplumsal Cinsiyet Algısındaki Diğer Çarpıcı Farklılıklar
Anketin diğer bulguları da cinsiyetler arası algı farklılıklarını pekiştiriyor. Katalan erkeklerinin yüzde 38'i, cinsiyetçi şakalara yönelik eleştirilerin "abartılı" olduğunu düşünüyor. Bu oran, bir yıl önceki anket sonuçlarına göre sabit kalmış durumda. Buna karşılık, kadınların yüzde 42,3'ü bu tür eleştirilerin yerinde ve cinsiyetçi şakaların artık uygun olmadığını belirtiyor. Ancak dikkat çekici bir diğer nokta ise, kadın nüfusunun yüzde 28'inin de erkeklerin geneli gibi, cinsiyetçi şakalara yönelik eleştirileri abartılı bulması. Bu durum, kadınlar arasında da konuya ilişkin farklı görüşlerin bulunduğunu ve heterojen bir tablo çizdiğini gösteriyor.
Feminist hareketin algısına ilişkin sorular da önemli sonuçlar ortaya koydu. 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü anması öncesinde yapılan anketler, nüfusun önemli bir kısmının feminizmin "çok ileri gittiğine" inandığını gösteriyor. Centre d'Estudis d'Opinió (CEO) tarafından yayımlanan son ankette de bu tez, erkeklerin yüzde 39'u tarafından savunuluyor. Öte yandan, erkeklerin yüzde 12,9'u bu ifadeye "kesinlikle katılmadığını" belirtirken, kadınlarda bu oran yüzde 23,9'a yükseliyor. Özellikle 34 yaş altı genç kadınların yüzde 25,4'ü feminizmin "çok ileri gittiği" görüşüne şiddetle karşı çıkıyor. Bu veriler, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin farklı kuşaklar ve cinsiyetler arasında nasıl algılandığına dair karmaşık bir tablo sunuyor.
Arka Plan ve Toplumsal Bağlam: İspanya'da Cinsiyet Şiddeti ve Siyasi Söylem
İspanya, kadına yönelik şiddetle mücadelede Avrupa'nın öncü ülkelerinden biri olarak kabul edilir. 2004 yılında yürürlüğe giren ve "Ley Orgánica 1/2004, de Medidas de Protección Integral contra la Violencia de Género" (Cinsiyet Şiddetine Karşı Kapsamlı Koruma Tedbirleri Organik Yasası) olarak bilinen yasa, bu alanda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu yasa, cinsiyet şiddetini sadece fiziksel değil, psikolojik, cinsel ve ekonomik boyutlarıyla ele alarak geniş bir koruma çerçevesi sunmaktadır. Ancak, bu yasanın kabulünden bu yana, özellikle aşırı sağ siyasi partiler ve bazı muhafazakar çevreler tarafından "sahte şikayet" söylemi sıkça dile getirilmiş ve yasanın etkinliğini sorgulama çabaları olmuştur. Vox gibi partiler, bu söylemi siyasi kampanyalarında kullanarak, cinsiyet şiddeti mağdurlarının güvenilirliğini hedef almış ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmiştir.
Katalonya'da ortaya çıkan bu anket sonuçları, bu siyasi söylemlerin ve dezenformasyonun toplumun belirli kesimlerinde, özellikle genç erkekler arasında nasıl kök saldığını göstermesi açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye'de de benzer şekilde, kadına yönelik şiddetle mücadele yasalarına (örneğin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun) yönelik "sahte beyan" veya "haksız şikayet" gibi iddialar zaman zaman gündeme getirilmekte ve bu durum, mağdurların adalete erişimini zorlaştırmaktadır. Bu tür söylemler, mağdurların seslerini duyurma ve yardım arama süreçlerinde yaşadıkları zorlukları artırarak, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesine ciddi bir darbe vurmaktadır.
Sonuç ve Etki Analizi: Farkındalık ve Eğitim İhtiyacı
Katalonya'daki bu anket sonuçları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında daha fazla farkındalık ve eğitim ihtiyacının altını çiziyor. Kadınların sahte şikayette bulunduğuna dair yaygın inanç, hem mağdurların adalete erişimini engelleme potansiyeli taşıyor hem de toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor. Bu tür yanlış algılar, kadınların yaşadığı gerçek şiddet deneyimlerini gölgede bırakabilir ve onları daha fazla damgalayabilir. Özellikle genç nesiller arasında bu tür önyargıların yaygın olması, gelecek nesillerin toplumsal cinsiyet eşitliğine bakış açısı açısından endişe verici bir tablo çizmektedir.
Bu veriler ışığında, okullarda, ailelerde ve medyada toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin güçlendirilmesi, cinsiyetçi kalıp yargıların kırılması ve kadına yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla anlaşılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, resmi kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının, sahte şikayet mitini çürüten gerçek verileri daha etkin bir şekilde kamuoyuyla paylaşması gerekmektedir. 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü öncesinde yayımlanan bu anket sonuçları, cinsiyet eşitliği mücadelesinin sadece yasal düzenlemelerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda toplumsal algı ve zihniyet dönüşümünü de gerektiren uzun soluklu bir süreç olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır.



