🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

Katalonya'da Diada Gerilimi: ANC, 8 Çocuğun Gözaltına Alınmasıyla İçişleri Bakanı'nın

15 Eylül 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Katalonya'da Diada Gerilimi: ANC, 8 Çocuğun Gözaltına Alınmasıyla İçişleri Bakanı'nın

Katalonya'nın (Catalunya) en büyük bağımsızlık yanlısı sivil toplum kuruluşu Assemblea Nacional Catalana (ANC), Katalan Ulusal Günü (Diada) kutlamaları sırasında yaşanan olaylarda sekiz çocuğun gözaltına alınması nedeniyle İçişleri Bakanı Núria Parlon'un istifasını talep etti. Barselona'da (Barcelona) Diada'nın ardından Passeig de Sant Joan bölgesinde çıkan arbedelerde yaşanan bu gözaltılar, sivil toplumun ve ailelerin sert tepkisine yol açtı. Salı akşamı Travessera de les Corts caddesini kapatan yaklaşık yüz kişilik bir grup, Mossos d'Esquadra (Katalan Özerk Polisi) karakolu önünde toplanarak hem bakana hem de polis gücüne karşı sloganlar attı. Göstericiler, "Taşıdığınız senyerayı hak etmiyorsunuz" ve "Siz Mossos değil, 'piolinlersiniz'" gibi ifadelerle tepkilerini dile getirdi.

ANC'nin mobilizasyon koordinatörü Ignasi Rigau, polisin "cezasızlığını" kınayarak, Mossos d'Esquadra'nın "bir hukuk devletinin polisi olmadığını" ve "İspanyol devleti tarafından satın alınmış bir polis gücü" haline geldiğini iddia etti. Rigau, Diada sonrası çıkan olaylarda polisin "hiçbir tehlike arz etmeyen insanları kuşattığını", ardından "yere attığını, yaraladığını, kelepçelediğini" ve hatta "kıpırdarsan seni dağıtacak bir tokat atarım" gibi tehditler savurduğunu aktardı. Özellikle reşit olmayanların gözaltına alınmasına dikkat çeken Rigau, akşam saat ondan itibaren çocukların gözaltına alındığını ve birçok ebeveynin çocuklarının Ciutat de la Justícia'da (Adalet Şehri) olduğunu ancak sabaha karşı saat altıda öğrenebildiğini belirtti. Bu durum, aileler arasında büyük bir endişe ve öfke yarattı.

Rigau, çocukların mahkemelerden serbest bırakılmasının ardından ailelerinin alkışlaması üzerine Mossos d'Esquadra görevlilerinin "onları daha iyi eğitmiş olmaları gerektiğini" söylediklerini de sözlerine ekledi. Bu tutumu "bir hukuk devletinin polisine yakışmayan, Avrupa standartlarının dışında bir davranış" olarak nitelendiren Rigau, Mossos'un "İspanyol devleti tarafından satın alınmış bir polis gücü" olduğu yönündeki eleştirisini yineledi. Bu gelişmeler üzerine ANC, yaşananlardan "birincil sorumlu" olarak gördüğü Bakan Parlon'un istifasını ve Mossos d'Esquadra'nın üst düzey yönetiminde "tam bir yeniden yapılanma" talep etti. Ayrıca, "cumhuriyete sadık Mossos" mensuplarına çağrı yaparak, "Pes etmeyin, orada olduğunuzu biliyoruz, pes etmeyin çünkü sizinleyiz" mesajını iletti.

Diada ve Katalonya'daki Siyasi Gerilimlerin Arka Planı

11 Eylül'de kutlanan Diada, Katalonya için sadece bir milli gün değil, aynı zamanda bölgenin bağımsızlık mücadelesinin sembolüdür. 1714 yılında İspanya Veraset Savaşı sırasında Barselona'nın düşüşünü anan bu gün, modern Katalonya'da bağımsızlık yanlısı hareketler için büyük mitinglerin ve gösterilerin düzenlendiği bir platform haline gelmiştir. ANC gibi kuruluşlar, her yıl yüz binlerce insanı sokaklara dökerek Katalonya'nın İspanya'dan ayrılma arzusunu dile getirmektedir. Bu gösteriler sırasında zaman zaman İspanyol merkezi hükümeti ile Katalan özerk yönetimi arasındaki gerilimler tırmanmakta, güvenlik güçlerinin müdahaleleri ise tartışmalara neden olmaktadır.

"Piolinler" ifadesi, Katalan bağımsızlık yanlıları tarafından İspanyol Ulusal Polisi ve Guardia Civil'i (Jandarma) aşağılayıcı bir şekilde tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu ifade, özellikle 2017'deki tartışmalı bağımsızlık referandumu sırasında Katalonya'ya gönderilen İspanyol polis güçlerinin kaldığı gemilerin üzerinde çizgi film karakteri "Tweety Bird" (İspanyolca "Piolín") figürlerinin bulunmasından türemiştir. Bu, Katalanların gözünde İspanyol devletinin müdahaleci ve baskıcı yüzünü temsil etmektedir. Mossos d'Esquadra ise Katalonya'nın kendi özerk polis gücüdür. Ancak 2017 referandumu ve sonrasındaki olaylar, Mossos'un hem Katalan hükümeti hem de İspanyol merkezi hükümeti arasında sıkışmasına neden olmuş, bağımsızlık yanlıları arasında dahi Mossos'un tarafsızlığı ve Katalan halkına bağlılığı sorgulanır hale gelmiştir. Bu son olaylar, Mossos üzerindeki bu baskıyı ve siyasi beklentileri bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır.

Çocuk Gözaltılarının Etkisi ve Siyasi Sonuçları

Reşit olmayanların protestolar sırasında gözaltına alınması, uluslararası insan hakları standartları açısından hassas bir konudur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre, çocukların özgürlüğünden mahrum bırakılması son çare olarak ve mümkün olan en kısa süre için uygulanmalıdır. Bu tür olaylar, hem aileler hem de sivil toplum kuruluşları arasında büyük tepki çekmekte ve polisin orantılı güç kullanımı ile insan haklarına saygı ilkeleri konusundaki tartışmaları alevlendirmektedir. Katalonya'daki bu son vaka, polisin eylemlerinin sadece yasal değil, aynı zamanda etik boyutlarını da gündeme getirmiş, özellikle ebeveynlere yönelik "çocuklarınızı daha iyi eğitmelisiniz" şeklindeki iddia edilen söylem, toplumda derin bir infiale yol açmıştır.

İçişleri Bakanı Núria Parlon'un istifasının istenmesi, Katalan hükümetini zor durumda bırakabilir. Zira Katalonya'da koalisyon hükümeti bağımsızlık yanlısı partilerden oluşsa da, içlerinde farklı görüşler ve hassasiyetler bulunmaktadır. Bu olay, hükümetin kamu düzenini sağlama ve sivil özgürlükleri koruma dengesini nasıl yönettiği konusunda ciddi sorular ortaya koymaktadır. ANC'nin bu çağrısı, bağımsızlık yanlısı hareketin tabanını daha da mobilize edebilir ve gelecekteki protestoların daha da yoğunlaşmasına neden olabilir. Uzmanlar, bu tür olayların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve hukuk devleti ilkesinin farklı kesimler tarafından farklı yorumlanmasına yol açarak güven krizini tetiklediğini belirtmektedir. Polisin hesap verebilirliği ve sivil toplumun haklarının korunması, demokratik bir toplumda temel taşları oluşturmakta olup, bu tür gerilimler bu hassas dengeyi sürekli olarak test etmektedir.

Etiketler:
#katalonya#diada#protesto#polis#barselona
Paylaş:
Kaynak: Betevé