İspanya'nın kuzeydoğusundaki özerk bölge Katalonya'da, çiftçiler ve bölgesel hükümet, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Ortak Tarım Politikası (PAC) için önerdiği köklü değişikliklere ve bütçe kesintilerine karşı ortak bir cephe oluşturdu. Geçtiğimiz günlerde Barselona'da düzenlenen bir etkinlikte, Katalan çiftçi örgütleri ve Generalitat (Katalonya Özerk Hükümeti) Tarım Bakanı Òscar Ordeig, AB'nin 2028-2034 dönemi için öngördüğü çok yıllı mali çerçeve (MFF) kapsamında sunulan projenin Katalan tarım sektörü için kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu birliktelik, Brüksel'den gelen politikaların yerel tarım üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerine karşı güçlü bir duruş sergiliyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen liderliğindeki yürütmenin teklifleri, PAC'ta derinlemesine değişiklikler öngörüyor. Katalonya Tarım Bakanı Ordeig'in vurguladığı gibi, bu değişiklikler arasında bütçe kesintileri, PAC'ın geleneksel iki temel destek sütununun (doğrudan ödemeler ve kırsal kalkınma) kaldırılması ve yetkilerin yeniden merkezileştirilmesi bulunuyor. Ordeig, "Kesintilere, iki sütunun ortadan kaldırılmasına ve yetkilerin merkezileşmesine kesinlikle karşıyız" ifadeleriyle Katalan tarımının beklentilerini net bir şekilde ortaya koydu. Bu önerilerin hayata geçmesi durumunda, bölgesel yönetimlerin tarım politikalarını kendi özel ihtiyaçlarına göre şekillendirme yeteneği ciddi şekilde kısıtlanacak ve çiftçilerin doğrudan gelir destekleri azalma riskiyle karşı karşıya kalacak.
Katalan çiftçileri, 2024 başlarında Avrupa genelinde yaşanan büyük protesto dalgasında da aktif rol oynamıştı. O dönemde, yüksek girdi maliyetleri, bürokrasi, çevresel düzenlemeler ve ucuz ithalat gibi sorunlar gündeme getirilmişti. Ayrıca, geçtiğimiz yıl Güney Amerika ülkeleri bloğu Mercosur ile yapılan ticaret anlaşması da Katalan çiftçiliğinin büyük tepkisini çekmişti. Bu yeni durum, çiftçilerin mevcut memnuniyetsizliklerinin üzerine eklenen yeni bir endişe kaynağı olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcileri, Brüksel'in tarım politikalarındaki bu tür radikal değişikliklerin, Katalonya'nın kendine özgü tarım yapısını ve ürün çeşitliliğini olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyor.
Katalonya'daki bu ortak cephe, sadece yerel bir mesele olmaktan öte, AB'nin gelecekteki tarım vizyonu hakkında daha geniş bir tartışmanın parçasıdır. Bölgesel yönetimlerin ve çiftçi örgütlerinin bu denli güçlü bir birliktelikle hareket etmesi, AB'nin politikalarını belirlerken yerel dinamikleri ve çiftçilerin sesini daha fazla dikkate alması gerektiği mesajını veriyor. Aksi takdirde, Avrupa genelinde gıda güvenliği, kırsal kalkınma ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmakta zorluklar yaşanabilir. Bu durum, AB'nin kendi içinde bir denge bulma ve üye devletlerin yanı sıra bölgesel aktörlerin beklentilerini karşılama zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Ortak Tarım Politikası (PAC) ve Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) Bağlamı
Ortak Tarım Politikası (PAC), 1960'larda kurulan ve Avrupa Birliği'nin en eski ve en kapsamlı politikalarından biridir. Başlangıçta gıda güvenliğini sağlamak, çiftçilere adil gelir temin etmek ve tarımsal verimliliği artırmak amacıyla oluşturulan PAC, zamanla kırsal kalkınma ve çevresel sürdürülebilirlik gibi hedefleri de içerecek şekilde evrilmiştir. AB bütçesinin önemli bir kısmını oluşturan PAC, doğrudan gelir destekleri ve kırsal kalkınma programları olmak üzere genellikle "iki sütun" üzerinden işlemektedir. Bu sütunların kaldırılması önerisi, PAC'ın temel yapısını değiştirecek köklü bir adım olarak görülmektedir.
AB'nin çok yıllı mali çerçevesi (MFF), Birliğin yedi yıllık harcama planını belirleyen uzun vadeli bütçesidir. Mevcut MFF dönemi 2021-2027 yıllarını kapsarken, Komisyon şu anda 2028-2034 dönemi için yeni bir çerçeve üzerinde çalışmaktadır. Bu çerçeve, AB'nin önümüzdeki yıllardaki önceliklerini ve kaynak tahsisini belirleyecektir. Tarım bütçesindeki olası kesintiler, AB'nin "Yeşil Mutabakat" hedefleri ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına geçiş için gerekli yatırımların yapılmasını zorlaştırabilir. Katalonya gibi bölgeler, iklim değişikliğinin etkileriyle (örneğin kuraklık) mücadele ederken, bu tür kesintilerin tarımsal üretim kapasitelerini daha da zayıflatacağından endişe etmektedir.
Potansiyel Etkiler ve Türkiye Bağlantısı
AB'nin Ortak Tarım Politikası'nda yapılacak bu tür kesintiler ve yapısal değişiklikler, Katalonya ve Avrupa genelindeki çiftçiler için ciddi sonuçlar doğurabilir. Tarım ekonomistleri, doğrudan gelir desteklerinin azalmasının küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliğini tehdit edebileceğini, kırsal bölgelerde işsizliği ve göçü artırabileceğini belirtiyor. Ayrıca, yetkilerin merkezileştirilmesi, yerel koşullara ve ihtiyaçlara uygun tarım politikalarının geliştirilmesini engelleyerek, bölgesel tarımsal çeşitliliği ve rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir. Bu durum, nihayetinde Avrupa'da gıda fiyatlarını etkileyebilir ve tüketicilere yansıyabilir.
Türkiye, Avrupa Birliği ile önemli bir tarım ticareti hacmine sahip komşu bir ülkedir. AB'deki tarım politikası değişiklikleri, Türkiye'nin AB'ye tarım ürünleri ihracatını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir. Örneğin, AB'de tarımsal üretimin azalması veya maliyetlerin artması, Türkiye'den yapılan ithalatı artırabilir veya tam tersi, AB içindeki rekabetin değişmesi Türk ürünlerinin pazardaki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'deki çiftçiler de benzer zorluklarla (yüksek girdi maliyetleri, iklim değişikliği, pazar dalgalanmaları) karşı karşıyadır. AB'deki bu gelişmeler, Türkiye'nin kendi tarım politikalarını gözden geçirmesi ve çiftçilerini destekleyici mekanizmaları güçlendirmesi gerektiği konusunda önemli dersler sunmaktadır. Katalonya'daki bu ortak cephe, AB'nin tarım sektöründeki geleceğine dair önemli bir sinyal niteliğindedir ve önümüzdeki dönemde Brüksel ile yerel aktörler arasındaki müzakerelerin ne denli çetin geçeceğinin habercisidir.



