Son aylarda, "askeri harcama," "savunma bütçesi" ve "askerlik hizmeti" gibi kavramlar Avrupa'da ve özellikle İspanya'da yeniden kamuoyunun gündemine oturdu. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle birlikte kıtada on yıllardır görülmeyen bir savaş rüzgarı eserken, Katalonya (Katalonya) bölgesindeki köklü antimilitarist konsensüs, aşırı sağcı partiler Vox ve Aliança Catalana'nın (Katalan İttifakı) yükselişiyle ciddi bir tehdit altına girmiş durumda. Bölgenin barış ve insan hakları alanında çalışan referans federasyonu Lafede'nin üyesi Montse Santolino'nun vurguladığı gibi, "Katalonya tarihsel olarak büyük bir barış savunucusu, antimilitarist bir ülke olmuştur." Ancak mevcut jeopolitik iklim, bu geleneği zorluyor ve siyasi spektrumda önemli bir değişimi tetikliyor.
Katalan barış hareketinin canlılığının bir kanıtı olarak gösterilen Dones x Dones (Kadınlar İçin Kadınlar) kolektifi, dört yıldır her ayın ilk perşembesi Barselona'daki Plaça Sant Jaume'de (Aziz James Meydanı) savaşları protesto etmek amacıyla sessiz gösteriler düzenliyor. Bu eylemler, Katalan toplumunun önemli bir kesiminin barışa olan bağlılığını sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak, İspanya genelinde ve Katalonya'da yükselişe geçen aşırı sağcı partiler, savunma bütçelerinin artırılması, NATO'ya daha fazla katkı sağlanması ve hatta zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesi gibi konuları açıkça savunarak bu barışçıl duruşa meydan okuyorlar. Bu partilerin söylemleri, Avrupa'daki genel eğilimle paralellik gösteriyor; birçok Avrupa ülkesi, savunma harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'larının (GSYH) %2'sine çıkarma hedefini benimsemiş durumda.
Katalan Antimilitarizminin Tarihsel Kökenleri ve Mevcut Durum
Katalonya'nın antimilitarist geleneği, İspanya'nın diğer bölgelerine kıyasla daha derin köklere sahiptir. Bölge, 19. ve 20. yüzyıllarda zorunlu askerlik hizmetine karşı çıkan güçlü anarşist ve pasifist hareketlere ev sahipliği yapmıştır. İspanyol İç Savaşı sırasında bile, Katalonya'daki bazı gruplar savaşa karşı barışçıl direnişi savunmuştur. Bu tarihsel miras, Katalan kimliğinin önemli bir parçası haline gelmiş ve bölgenin siyasi söyleminde barış, diyalog ve insan hakları gibi değerlerin öne çıkmasına neden olmuştur. Geleneksel Katalan partileri, genellikle askeri harcamaların azaltılmasını ve uluslararası çatışmalara diplomatik çözümler bulunmasını desteklemişlerdir.
Ancak, son dönemde yaşanan küresel ve bölgesel gelişmeler bu dengeyi bozuyor. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı, Avrupa'da güvenlik algılarını kökten değiştirdi ve birçok ülkeyi savunma kapasitelerini gözden geçirmeye itti. İspanya da bu süreçten etkilenen ülkelerden biri. Hükümet, NATO'nun GSYH'nin %2'si savunma harcaması hedefine ulaşma taahhüdünü yineledi ve savunma bütçesinde önemli artışlar yapıldı. 2023 yılı için İspanya'nın savunma bütçesi yaklaşık 12,8 milyar € olarak belirlenmiş olup, bu rakam 2022'ye göre %26'lık bir artışı temsil etmektedir. Bu artışlar, Katalonya'daki aşırı sağcı partilerin savunma yanlısı söylemlerini daha da güçlendirmekte ve bölgenin geleneksel antimilitarist duruşuyla çatışmaktadır.
Siyasi Partilerin Tutumları ve Gelecek Tartışmaları
Vox gibi aşırı sağcı partiler, İspanya'nın ulusal egemenliğini ve güvenliğini ön planda tutarak, güçlü bir orduya ve artan savunma harcamalarına ihtiyaç duyulduğunu savunuyor. Hatta zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesi gibi tartışmalı önerilerle kamuoyunda yankı uyandırıyorlar. Katalonya özelinde ise, bağımsızlık yanlısı bir aşırı sağ parti olan Aliança Catalana da benzer bir milliyetçi ve güvenlik odaklı söylem benimseyerek, müstakbel bir Katalan devletinin kendi savunma kapasitesine sahip olması gerektiğini öne sürüyor. Bu iki parti, farklı siyasi gündemlere sahip olsalar da, askeri meseleler ve ulusal güvenlik konularında geleneksel Katalan konsensüsüne karşı duran bir cephe oluşturuyorlar.
Bu gelişmeler, Katalonya'da ve İspanya genelinde siyasi tartışmaları daha da kutuplaştırıyor. Bir yanda barış hareketleri ve geleneksel sol partiler, askeri harcamaların sosyal hizmetler ve refah devleti için ayrılması gereken kaynakları tükettiğini ve çatışmalara diplomatik çözümlerin öncelik verilmesi gerektiğini savunuyorlar. Diğer yanda ise, sağ ve aşırı sağ partiler, Avrupa'daki değişen jeopolitik gerçeklikler karşısında güçlü bir savunma politikasının kaçınılmaz olduğunu iddia ediyorlar. Bu gerilim, Katalan toplumunun gelecekteki değerler sistemini ve siyasi önceliklerini şekillendirmede kritik bir rol oynayacak gibi görünüyor. Katalonya'nın antimilitarist ruhunun, bu yeni güvenlik paradigması karşısında nasıl bir evrim geçireceği merak konusu.



