Barselona, İspanya – Catalunya (Katalonya), dokuz yıl önce gerçekleşen ve İspanya tarafından yasa dışı ilan edilen 1 Ekim (1-O) referandumunun yıldönümünde, siyasi arenada derin bölünmelerle karşı karşıya. Olayın üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen, bölgedeki siyasi manzara köklü bir değişime uğradı. Bir zamanlar bağımsızlık yanlısı partilerin hakim olduğu Generalitat (Katalonya Özerk Hükümeti) artık PSC'nin (Katalonya Sosyalist Partisi) liderliğinde. Bağımsızlık hareketi ise her zamankinden daha parçalanmış durumda ve aşırı sağcı Aliança Catalana'nın yükselişiyle yeni bir boyut kazandı.
Junts (Katalonya İçin Birlikte) partisi, referandumun yıldönümünü Parlament (Katalonya Parlamentosu) önünde düzenlediği bir eylemle andı. Partinin üst düzey yöneticileri ve milletvekilleri, "Hi érem, hi som, hi serem" (Oradaydık, buradayız, burada olacağız) yazılı pankart altında bir araya geldi. Bu sembolik eylem, partinin bağımsızlık idealine olan bağlılığını ve geçmişteki mücadeleyi hatırlatma amacını taşıyordu. Aynı zamanda, Catalunya genelindeki köprülerde de benzer pankartlar asılarak mesajın daha geniş kitlelere ulaştırılması hedeflendi.
Junts tarafından yayımlanan manifestoda, 1-O'da kullanılan "evet" oyu yinelendi ve "özgürlük hakkını savunmanın bedelini bir kez daha ödemeye hazır oldukları" vurgulandı. Parti ayrıca, af yasasının (ley de amnistía) uygulanmamasını eleştirerek, bunun "yargı erkinin bir kısmının direnişi ve görevi kötüye kullanması" nedeniyle "tıkanmış" durumda olduğunu belirtti. Bu eleştiri, İspanya'da af yasası etrafında dönen siyasi tartışmaların ve yargı ile yürütme arasındaki gerilimin bir yansıması olarak öne çıkıyor. Junts, af yasasının tam olarak uygulanmasını ve Carles Puigdemont gibi "baskı gören" tüm siyasetçilerin tam siyasi normalleşmeye dönmesini talep etti.
Eski Generalitat Başkanı ve Junts lideri Carles Puigdemont, yıldönümünü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla değerlendirdi. 1-O'yu "birliğin mutlak zaferi" olarak nitelendiren Puigdemont, o günü Katalonya için bir gurur kaynağı olarak tanımladı. Ona göre, 1-O, demokrasi, sorumluluk ve sivil duruşun bir örneğiydi ve "Devlet'in sergilediği otoriterlik, sorumsuzluk ve barbarlık örneğiyle karşı karşıya geldi." Parlament Başkanı Josep Rull da Katalan Parlamentosu'ndan yaptığı kurumsal açıklamada, 1-O referandumu için "bir gün af dilenmesini" diledi ve af yasasının uygulanması çağrısını yineledi. Rull, "Avrupa Birliği Adalet Divanı (TJUE) kararından sonra, uygulamasını geciktiren yasal hilelere ve yargısal filibusterizme son verilmesini defalarca talep ediyoruz" dedi.
Bağımsızlık Hareketindeki Derin Çatlaklar
Katalan bağımsızlık hareketinin içindeki parçalanmışlık, 1-O yıldönümünde farklı partilerin ayrı ayrı etkinlikler düzenlemesiyle bir kez daha gözler önüne serildi. Junts Parlament önünde sembolik bir eylem yaparken, ERC (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) bir bildiri yayımladı ve lideri Oriol Junqueras sosyal medya üzerinden bir paylaşım yaptı. ERC, "Katalonya'nın dokuz yıl sonra hala siyasi bir meseleye siyasi bir yanıt beklediğini" savundu ve o günün "hatırasını" ve "tarihi mirasını" vurguladı. Junqueras, o gün oy kullanmayı "mümkün kıldıklarını" ve "baskıya rağmen karar verme hakkını savunduklarını" belirtti. "O günkü gurur hala sağlam. Ve taahhüt de öyle: tam af ve geleceğimizi belirleme özgürlüğü" diye ekledi.
Aşırı sağcı Aliança Catalana'nın lideri Sílvia Orriols ise, diğer bağımsızlık yanlısı partilerin kendi gruplarına uyguladığı "sıhhi kordonu" ve ERC ile Junts'un Salvador Illa veya Pedro Sánchez'e verdiği desteği eleştirdi. Orriols, "Olması gerektiği zaman oradaydım... 9 yıl sonra, koşulsuz desteklediğim kişiler bana sıhhi kordon uyguluyor" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Katalan siyasetindeki sağ-sol ayrımının ve bağımsızlık hedefi etrafındaki stratejik farklılıkların ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Aliança Catalana'nın yükselişi, bağımsızlık hareketinin içinde daha radikal ve göçmen karşıtı bir damarın güçlendiğine işaret ediyor.
CUP (Halk Birliği Adaylığı) ise, 2017 referandumunun "bir yenilgi olmadığını" savundu ve "büyük değişikliklerin sadece kurumlar aracılığıyla gelmediğini", bağımsızlığı tamamlamak için "örgütlenme, seferberlik ve sürdürülebilir bir yüzleşmenin" gerekli olduğunu belirtti. CUP, 2017'de "ulusal meselenin ve sosyal mücadelelerin ayrı yollar olmadığını" gösterdiğini vurgulayarak, bağımsızlık hareketinin yeniden inşasının bu iki projeyi "yeniden birleştirmekten" geçtiğini ifade etti. Bu görüş, bağımsızlık mücadelesini daha geniş bir sosyal adalet ve halk hareketi perspektifiyle ele alma çabasını yansıtıyor.
1-O'nun Hukuki ve Sosyal Yankıları
1-O referandumunun yankıları sadece siyasi arenada değil, hukuki alanda da devam ediyor. 2017'deki olaylar sırasında bir gözünü kaybeden gösterici Roger Español'un davası, yıldönümünde Barselona Bölge Mahkemesi'nde devam etti. Español, bu günün "birçok mücadelenin birleştiği bir gün" olduğunu ve "polis dokunulmazlığına" karşı mücadele etmek için geçmişi hatırlamanın önemini vurguladı. Español'un avukatı Benet Salellas, duruşmaya gelmeyen polis memuru hakkında arama emri çıkarılmasını talep etti. Bu dava, 1-O sırasında yaşanan polis şiddeti iddialarının ve mağdurların adalet arayışının bir simgesi haline geldi.
Referandumun dokuzuncu yıldönümü, Katalonya'nın geleceğine dair belirsizlikleri ve bağımsızlık yanlısı hareketin içindeki stratejik farklılıkları bir kez daha gündeme taşıdı. Af yasasının uygulanması, eski liderlerin siyasi geleceği ve İspanya ile Katalonya arasındaki ilişkilerin normalleşmesi gibi konular, bölgenin siyasi gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Bağımsızlık hareketinin liderleri, bir yandan geçmişteki "zaferi" anarken, diğer yandan hareketin geleceği için farklı yollar ve stratejiler öneriyor. Bu durum, Katalonya'nın siyasi manzarasının önümüzdeki dönemde de çalkantılı olmaya devam edeceğinin bir göstergesi.



