Katalonya'nın siyaset sahnesi, eski bölge bakanı Joan Carretero'nun tartışmalı aşırı sağcı Aliança Catalana (Katalan İttifakı) partisine açıkça oy vereceğini duyurmasıyla hareketlendi. Bu açıklama, partinin lideri Sílvia Orriols'a yönelik hakaretler ve Carretero'nun kişisel olarak yaşadığı, içinde göçmen karşıtı söylemler barındıran bir olay sonrası geldi. Carretero'nun bu radikal çıkışı, Katalonya'da aşırı sağın yükselişini ve bağımsızlık yanlısı hareket içindeki derin ideolojik bölünmeleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Joan Carretero, kararını 11 Eylül'deki Diada (Katalonya Ulusal Günü) sonrası kişisel sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda kamuoyuna duyurdu. Paylaşımında, Aliança Catalana lideri Sílvia Orriols'a "Yahudi" diye bağırılmasının ve Puigcerdà kasabasında Davut Yıldızlı kolyesini çalmaya çalışan bir kişiyle yaşadığı olayın bu kararı almasında etkili olduğunu belirtti. Carretero, bahsettiği kişiyi aşağılayıcı bir ifadeyle tanımlayarak, "Bu günler Aliança Catalana'ya en az bir oy kazandırdı: Sílvia Orriols'a 'Yahudi' diye bağırmaları ve bu sabah boynumdaki Davut Yıldızı sembolünü taşıyan kolyeyi çalmaya çalışan bir 'moro'nun (hakaret içeren bir ifade) bana saldırması beni karar vermeye itti" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, sadece siyasi bir duruşu değil, aynı zamanda İslamofobik ve göçmen karşıtı bir bakış açısını da yansıtıyordu.
Carretero, paylaşımına ek olarak, "Belki hiçbir şeyi değiştirmeyecekler ama bu, Katalonya'yı hırsızlar, tecavüzcüler ve katillerle dolduran herkesin canını sıkacak. Katalonya'daki İspanyol kurumlarına katılınamayacağı düşüncemi sürdürüyorum. Bağımsızlık sürecinin taraftarlarını kızdıracağız" diyerek mevcut bağımsızlık yanlısı partilere de eleştiri yöneltti. Bu sözler, onun "antiprocessista" (bağımsızlık sürecine karşıt) duruşunu, yani mevcut Katalan bağımsızlık hareketinin yöntemlerini ve liderlerini yetersiz bulduğunu açıkça ortaya koydu.
Eski Bakanın Radikal Çıkışı ve Aliança Catalana'nın Yükselişi
Joan Carretero, Katalan siyasetinin tanınmış isimlerinden biriydi. 2003-2006 yılları arasında Pasqual Maragall hükümetinde Katalonya Özerk Hükümeti'nde (Generalitat de Catalunya) Sağlık Bakanı (conseller de Salut) olarak görev yapmıştı. Uzun yıllar Esquerra Republicana de Catalunya (ERC) partisinin önemli bir üyesi olan Carretero, radikal bağımsızlık yanlısı görüşleriyle biliniyordu. Ancak Katalan bağımsızlık sürecinin (el *procés*) ilerleyişinden ve ERC'nin izlediği politikalardan memnun kalmayarak parti içi eleştirilerini sıkça dile getirdi ve daha sonra Reagrupament gibi kendi radikal bağımsızlık yanlısı hareketlerini kurdu. Onun "antiprocessista" duruşu, mevcut bağımsızlık yanlısı partilerin yeterince kararlı ve radikal olmadığını savunduğu anlamına gelmektedir.
Aliança Catalana ise Sílvia Orriols liderliğindeki, son dönemde Katalonya'da dikkat çeken aşırı sağcı, Katalan milliyetçisi ve sert göçmen karşıtı bir parti. Partinin temel ideolojisi, Katalonya'nın tam bağımsızlığını savunurken, aynı zamanda sıkı göçmenlik politikaları, İslam karşıtı söylemler ve "Katalan kimliğinin korunması" üzerine kurulu. Özellikle son yerel seçimlerde Ripoll gibi önemli belediyelerde başkanlık kazanarak siyasi arenada kendine yer buldu. Bu parti, İspanya genelinde yükselen aşırı sağ trendinin Katalan versiyonu olarak görülmekte ve genellikle xenofobik ve ırkçı söylemlerle eleştirilmektedir.
Diada (11 Eylül), Katalonya'nın ulusal günü olup, her yıl büyük bağımsızlık yanlısı gösterilere sahne olur. Bu tür etkinliklerde, farklı görüşlere sahip gruplar arasında gerilimler yaşanması olağandır. Sílvia Orriols'a yönelik "Yahudi" hakaretleri ve Joan Carretero'nun kişisel olarak yaşadığı olay, partinin ve liderinin maruz kaldığı tepkileri ve aynı zamanda Carretero'nun radikal görüşlerinin kökenini gösteriyor. Carretero'nun boynundaki Davut Yıldızı sembolü üzerinden yaşanan olay, İslamofobi ve anti-semitizm tartışmalarını da beraberinde getirirken, Carretero'nun İsrail yanlısı (proisraelià) duruşu bu bağlamda dikkat çekicidir.
Katalan Siyasetinde Kutuplaşma ve Avrupa Bağlamı
Joan Carretero gibi eski bir bakanın Aliança Catalana'ya açıkça destek vermesi, Katalan bağımsızlık hareketinin içindeki derin ideolojik ayrılıkları ve aşırı sağın giderek daha fazla kendine yer bulduğunu gösteriyor. İspanya genelinde Vox gibi aşırı sağ partilerin yükselişiyle birlikte, Aliança Catalana da bu trendin Katalonya'daki yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu durum, Avrupa genelinde artan milliyetçilik, göçmen karşıtlığı ve kimlik siyaseti tartışmalarının bir parçası olarak da okunabilir. Fransa'da Ulusal Birlik, Almanya'da AfD gibi partilerin yükselişi, Aliança Catalana'nın Katalonya'daki varlığını daha geniş bir Avrupa bağlamına oturtmaktadır.
Uzmanlar, Carretero'nun bu hamlesinin Aliança Catalana'nın marjinal konumdan çıkmasına ve daha fazla tanınırlık kazanmasına yardımcı olabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, geleneksel bağımsızlık yanlısı partiler olan ERC ve Junts per Catalunya (Katalonya İçin Birlikte) üzerinde de baskı oluşturarak, kendi tabanlarını kaybetme endişesiyle daha radikal söylemlere yönelmelerine neden olabilir. Böyle bir gelişme, Katalan toplumundaki kutuplaşmayı daha da derinleştirebilir ve siyasi istikrarsızlığı artırabilir. Ayrıca, bu tür göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemlerin, toplumsal barışı tehdit eden nefret suçlarını ve ayrımcılığı körükleme potansiyeli taşıdığı da vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, Joan Carretero'nun Aliança Catalana'ya verdiği destek, Katalan siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Aşırı sağın yükselişi, bağımsızlık hareketinin geleceği ve Katalonya'nın toplumsal yapısı üzerinde önemli etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Bu gelişmeler, hem İspanya hem de daha geniş Avrupa bağlamında dikkatle izlenmesi gereken bir trendi işaret etmektedir; zira benzer popülist ve milliyetçi akımlar Türkiye dahil birçok ülkede de kendine yer bulmaktadır.



