🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İsrail'den Lübnan Sınırına Gaza Modeli Tehdidi: Evler Yıkılacak, Dönüş Yasak

31 Mart 2026, Salı
3 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İsrail'den Lübnan Sınırına Gaza Modeli Tehdidi: Evler Yıkılacak, Dönüş Yasak

İsrail, Lübnan topraklarına yönelik tehditlerini ve saldırılarını artırarak bölgedeki gerilimi tırmandırıyor. Salı günü yapılan çarpıcı bir açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail ordusunun Lübnan'ın sınır bölgelerindeki tüm evleri yıkacağını duyurdu. Bu hamle, İsrail'in Gazze Şeridi'nde uyguladığı yıkım stratejisine benzer bir modelin Lübnan sınırında da hayata geçirileceğinin sinyallerini veriyor ve bölgede zaten yüksek olan insani krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.

Haaretz gazetesine yansıyan açıklamalarda Bakan Katz, Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'nin güneyinde bir "güvenlik bölgesi" oluşturulmasının mutlak bir gereklilik olduğunu vurguladı. Bu bölgeden yerinden edilmiş yaklaşık 600.000 Lübnanlının, kuzey İsrail sakinlerinin güvenliği tam olarak sağlanana kadar evlerine dönmelerinin "kesinlikle yasaklanacağını" net bir dille ifade etti. Bu tehdit, 2006'daki İsrail-Lübnan Savaşı'nı sona erdiren ve Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah'ın askeri varlığını kısıtlamayı amaçlayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının ihlali anlamına geliyor.

İsrail'in bu tehditleri, Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana Hizbullah ile İsrail ordusu arasında sınırda yaşanan çatışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail, Gazze'de uyguladığı "tampon bölge" oluşturma ve sivil yapıları yıkma politikalarını Lübnan sınırına taşıyarak, Hizbullah'ın sınıra yakın bölgelerdeki askeri altyapısını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ancak bu durum, bölgedeki sivil halk üzerinde yıkıcı etkilere yol açacak ve uluslararası hukukun temel prensiplerini ihlal etme riski taşıyacaktır.

Öte yandan, İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Lübnan'da görev yapan ve İspanya'nın himayesindeki üç Birleşmiş Milletler barış gücü askerinin ölümüne değinerek, barış güçlerinin "her türlü saldırıdan muaf kalması gerektiğini" hatırlattı. Albares, bu saldırının soruşturulması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması çağrısında bulundu. Bu olay, bölgedeki uluslararası barış gücü misyonlarının da ne denli büyük risk altında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Bölgesel Gerilimin Kökenleri ve Uluslararası Hukuk

İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, uzun ve karmaşık bir tarihe dayanmaktadır. 1982'de İsrail'in Lübnan'ı işgali, daha sonra 2000'de geri çekilmesi ve özellikle 2006'daki yıkıcı savaş, iki ülke arasındaki ilişkileri derinden etkilemiştir. Hizbullah, İsrail'in 1982'deki işgaline direnmek amacıyla kurulmuş Şii bir siyasi parti ve askeri örgüttür. Lübnan'da önemli bir siyasi ve askeri güce sahip olan Hizbullah, İsrail'i "Siyonist düşman" olarak görmekte ve sık sık İsrail'e karşı operasyonlar düzenlemektedir. İsrail ise Hizbullah'ı İran'ın bölgedeki vekili ve kendi güvenliğine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak kabul etmektedir.

Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL), 1978'den bu yana Lübnan'da görev yapmaktadır ve 2006'daki savaşın ardından görev alanı genişletilmiştir. UNIFIL'in temel amacı, İsrail ile Lübnan arasındaki sınırı izlemek, düşmanlıkların sona ermesini sağlamak ve Lübnan hükümetinin güneydeki otoritesini yeniden tesis etmesine yardımcı olmaktır. Ancak İsrail'in Litani Nehri'nin güneyinde bir güvenlik bölgesi oluşturma ve evleri yıkma tehdidi, UNIFIL'in misyonunu ve 1701 sayılı kararın ruhunu doğrudan ihlal etmektedir. Uluslararası hukuk, savaş zamanında dahi sivil yapıların keyfi olarak yıkılmasını ve sivillerin zorla yerinden edilmesini yasaklamaktadır; bu tür eylemler savaş suçu teşkil edebilir.

Geleceğe Yönelik Olası Senaryolar ve Uluslararası Tepkiler

İsrail'in bu son tehdidi, bölgedeki çatışmanın Gazze'den Lübnan'a yayılma riskini artırmaktadır. Zaten Gazze'deki savaş nedeniyle hassas dengelerin bozulduğu Ortadoğu'da, Lübnan cephesinin tamamen açılması, bölgesel bir felakete yol açabilir. 600.000 yerinden edilmiş Lübnanlı'nın durumu, uluslararası toplum için büyük bir insani kriz potansiyeli taşımaktadır. Bu insanlar zaten kısıtlı kaynaklarla yaşam mücadelesi verirken, evlerine dönüşlerinin engellenmesi, uzun vadeli bir yerinden edilme ve yoksulluk döngüsü yaratacaktır.

Uluslararası toplumun, özellikle Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin, İsrail'in bu tehditlerine karşı net bir duruş sergilemesi beklenmektedir. İspanya'nın BM barış güçlerine yönelik saldırıların soruşturulması çağrısı, bu tür eylemlerin cezasız kalmaması gerektiği yönündeki uluslararası konsensüsü yansıtmaktadır. Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, bölgede diplomatik çözümlerin ve barışın tesisi için çağrılarda bulunmaktadır. Ancak İsrail'in Gazze'de uyguladığı politikaları Lübnan'a taşıma niyetini açıkça dile getirmesi, barış çabalarını daha da zorlaştırmaktadır. Bölgesel istikrarsızlık riskinin önlenmesi ve uluslararası hukukun üstünlüğünün korunması için tüm tarafların azami itidal göstermesi ve diplomatik kanalları açık tutması hayati önem taşımaktadır.

Etiketler:
#israil#lübnan#gazze#sınır#hizbullah
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat