İspanya siyasetinde, ülkenin geçmişindeki zorunlu askerlik (mili) döneminde yaşandığı iddia edilen cinsel istismar, işkence ve ölümlerle ilgili ciddi suçlamalar, bağımsızlık yanlısı partilerin Kongre'de (Meclis) bir araştırma komisyonu kurulması talebini gündeme getirdi. Ancak bu talep, iktidardaki İspanya Sosyalist İşçi Partisi (PSOE), ana muhalefet Halk Partisi (PP) ve aşırı sağcı Vox partisinin ortak oylarıyla reddedildi. Bu "üçlü kıskaç" olarak adlandırılan ittifak, binlerce eski askerin yaşadığı travmatik deneyimlerin ve belgesellerle ortaya çıkan vahim iddiaların üzerine bir sünger çekmeye çalışmakla eleştiriliyor.
Tartışmalar, özellikle Katalonya kamu yayıncısı 3Cat'in "Sense ficció" (Kurgusuz) programında yayımlanan "Et faran un home" (Seni Adam Edecekler) ve devamı niteliğindeki "Et faran un home: Morts silenciades" (Seni Adam Edecekler: Susturulan Ölümler) adlı belgesellerle alevlendi. Bu belgeseller, İspanya ordusunda zorunlu askerlik yapan binlerce gencin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik istismarlar, işkenceler ve cinsel saldırıların yanı sıra, bu nedenlerle hayatını kaybeden yaklaşık 1.900 kişinin hikayesini gün yüzüne çıkardı. Mağdurların ve ailelerinin anlattıkları, İspanyol toplumunda büyük yankı uyandırarak, geçmişin karanlık sayfalarıyla yüzleşme çağrılarını beraberinde getirdi.
Savunma Bakanı Margarita Robles'in konuya ilişkin tutumu da eleştirilerin odağı oldu. Senato'da Junts (Katalan bağımsızlık yanlısı bir parti) tarafından yöneltilen sorulara yanıt veren Robles, söz konusu belgeselleri izlemediğini belirterek, iddiaların üzerine gitmek yerine konuyu geçiştirmeye çalıştı. Bakan'ın bu açıklamaları, mağdurların adalet arayışına karşı devletin duyarsız kaldığı ve sorumluluktan kaçındığı yönündeki algıyı güçlendirdi. Hükümetin, bu denli ciddi iddialar karşısında yeterli hassasiyeti göstermemesi, siyasi arenada geniş yankı buldu.
Zorunlu Askerliğin Gölgesinde Kalan Travmalar ve Siyasi Engelleme
İspanya'da zorunlu askerlik hizmeti, "mili" olarak bilinir ve 2001 yılında profesyonel orduya geçişle sona ermişti. Ancak bu dönem, birçok genç erkek için sadece bir vatan görevi olmanın ötesinde, derin travmaların ve acı deneyimlerin yaşandığı bir süreç olarak hafızalara kazınmıştır. Belgeseller, o dönemin askeri yapısındaki hiyerarşik istismar kültürünü, kışlalardaki şiddeti ve cinsel tacizi gözler önüne sererek, bireysel hikayeler üzerinden kolektif bir yaranın varlığını ortaya koydu. Mağdurlar, yıllar sonra dahi bu deneyimlerin psikolojik etkileriyle mücadele ettiklerini belirtiyor ve devletten bir özür ile adaletin tecelli etmesini bekliyorlar.
Junts, Esquerra Republicana de Catalunya (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) ve EH Bildu (Bask Milliyetçi Partisi) gibi bağımsızlık yanlısı partiler, bu iddiaların ciddiyeti karşısında Kongre'de bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. Amaç, yaşanan istismarları tüm yönleriyle aydınlatmak, sorumluları belirlemek ve mağdurlara tazminat ve rehabilitasyon gibi destekler sağlamaktı. Ancak, İspanya'nın iki büyük partisi PSOE ve PP ile aşırı sağcı Vox'un bir araya gelerek bu talebi reddetmesi, siyasi bir skandala dönüştü. Bu üç parti, genellikle birçok konuda karşıt görüşlere sahip olsalar da, ordunun ve devlet kurumlarının geçmişteki eylemlerinin sorgulanması konusunda şaşırtıcı bir ittifak sergilediler.
Siyasi İttifakın Arkasındaki Nedenler ve Toplumsal Etkisi
PSOE, PP ve Vox'un araştırma komisyonu kurulmasını engelleme kararı, çeşitli siyasi ve ideolojik gerekçelerle açıklanabilir. Öncelikle, İspanyol ordusunun ve devlet kurumlarının itibarını koruma arzusu, bu partilerin ortak paydası olabilir. Geçmişteki askeri istismarların detaylı bir şekilde incelenmesi, kurumların imajına zarar verebilir ve bu da özellikle milliyetçi ve devletçi bir duruşa sahip olan PP ve Vox için kabul edilemez bir durumdur. PSOE ise, sol bir parti olmasına rağmen, devletin sürekliliği ve kurumların korunması adına bu tür hassas konularda daha temkinli bir yaklaşım sergilemeyi tercih edebiliyor.
Ayrıca, geçmişle yüzleşmenin getireceği siyasi maliyet de önemli bir faktördür. Franco döneminden kalan travmaların hala canlı olduğu İspanya'da, askeri geçmişin derinlemesine incelenmesi, yeni tartışmaları ve kutuplaşmaları tetikleyebilir. Bu durum, mevcut hükümetin ve genel siyasi iklimin istikrarını bozma potansiyeline sahiptir. Uzmanlar, bu engellemenin, mağdurların adalet arayışını sekteye uğratmakla kalmayıp, İspanyol demokrasisinin hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerine de gölge düşürdüğünü belirtiyor. Türkiye'de de zorunlu askerlik hizmeti konusunda zaman zaman benzer tartışmaların yaşandığı göz önüne alındığında, İspanya'daki bu durum, askeri kurumların geçmişle yüzleşme konusundaki isteksizliğinin evrensel bir örnek teşkil ettiğini göstermektedir.
Sonuç olarak, İspanya'da zorunlu askerlik dönemindeki istismar iddialarının araştırılmasının engellenmesi, siyasi partiler arasında nadir görülen bir ittifakı ortaya koydu. Bu karar, mağdurlar için adaletin gecikmesi anlamına gelirken, İspanyol toplumunda geçmişle yüzleşme ve hesap verebilirlik konularında derin tartışmaları tetiklemeye devam edecektir. Gelecekte, bu konunun yeniden gündeme gelip gelmeyeceği veya mağdurların hukuk mücadelesinin nasıl bir seyir izleyeceği, İspanya'nın demokratik olgunluğu açısından önemli bir gösterge olacaktır.



