Katalan radyosunun sevilen caz programı "Jazz it!", dinleyicilerini yaz mevsiminin ilham veren melodileri ve Batı Yakası cazının efsanevi tınılarıyla dolu eşsiz bir müzik yolculuğuna çıkarıyor. Programın ilk bölümü, yılın en sıcak döneminin ruhunu yansıtan bestelere ayrılırken, ikinci bölümde caz tarihinin önemli bir dönüm noktası olan Batı Yakası cazına odaklanılıyor. Bu özel yayın, Barselona ve çevresindeki canlı caz sahnesinin nabzını tutan önemli konser duyurularıyla da zenginleştiriliyor.
Yaz mevsimi, sanatçılar için her zaman güçlü bir ilham kaynağı olmuştur ve caz müziği de bu durumdan nasibini almıştır. Program, efsanevi caz vokalisti Carmen McRae'nin Dave Brubeck'in piyanosu eşliğinde seslendirdiği "Summer Song" (Yaz Şarkısı) ile açılıyor. Ardından, Katalonya'nın (Catalunya) yetenekli piyanistlerinden Elisabet Raspall'ın, yazın o narin ve aydınlık atmosferini müziğine taşıdığı özel albümünden parçalar sunuluyor. Bask bölgesinden saksafoncu Jon Robles ise, Franko dönemi İspanya'sında kadınlara yönelik popüler bir radyo programı olan Elena Francis'in jenerik müziği olarak da bilinen klasik "Indian Summer"a (Kızılderili Yazı) nefis bir yorum getirerek dinleyicilere nostaljik bir an yaşatıyor. Yaz rüzgarlarını müziğiyle kucaklayan bir diğer efsane ise Frank Sinatra, "Summer Wind" (Yaz Rüzgarı) ile programın bu bölümünü taçlandırıyor.
Batı Yakası Cazının Soğuk Rüzgarları ve Efsanevi İsimleri
Programın ikinci kısmı, caz dünyasında kendine özgü bir yer edinmiş olan Batı Yakası (West Coast) cazına odaklanıyor. Daha sakin, melodik ve genellikle daha "cool" bir sound ile bilinen bu akım, özellikle 1950'lerde Kaliforniya'da popülerlik kazanmıştır. New York'un daha agresif ve hızlı tempolu hard bop akımına bir karşıtlık olarak doğan Batı Yakası cazı, kendine has bir estetik ve rahat bir atmosfer sunmuştur. Bu bölümde, trompeti ve vokaliyle Batı Yakası cazının sembol isimlerinden biri haline gelen Chet Baker'ın eserleri öne çıkıyor. Dinleyicilere sunulan iki albümde, basçı James Edward Bond'un (evet, ünlü kurgusal ajan 007 değil, gerçek bir müzisyen!) eşliğindeki performanslar dikkat çekiyor.
Batı Yakası cazından ayrılmadan, bir diğer önemli saksafoncu Phil Woods'a yer veriliyor. Woods'un 1950'lerin sonlarından, basçı Don Bagley liderliğindeki bir kayıttan ve 2000'li yıllara ait, trompetçi Bryan Linch ve piyanist Bill Charlap'ın da yer aldığı kendi beşlisinin çok daha sonraki iki kaydından örnekler sunuluyor. Bu seçki, cazın temelini oluşturan ve "Great American Songbook" (Büyük Amerikan Şarkı Kitabı) olarak bilinen klasik Amerikan bestelerinden oluşuyor. Bu eserler, caz müzisyenleri için adeta bir repertuvar hazinesi niteliği taşımaktadır ve her dönemde farklı yorumlarla yeniden hayat bulmaktadır. Bu bölüm, Woods'un kariyerinin farklı dönemlerindeki müzikal gelişimini ve Amerikan caz mirasına olan bağlılığını gözler önüne seriyor.
Programın kapanışında ise 1960'larda doğan ve caz müziğine yeni bir soluk getiren "Young Lions" (Genç Aslanlar) kuşağının önemli temsilcilerinden saksafoncu ve flütçü Steve Wilson yer alıyor. Bu akım, 1980'lerde cazın akustik köklerine dönüşünü savunan ve geleneği modern bir yaklaşımla harmanlayan genç yetenekleri bir araya getirmiştir. Wilson'ın eserleri, cazın hem köklü geçmişine saygı duruşunda bulunurken hem de geleceğe yönelik yenilikçi adımlar attığını gösteriyor. Genç Aslanlar hareketi, cazın ticari kaygılardan uzaklaşarak sanatsal derinliğini yeniden keşfetmesine yardımcı olan önemli bir dönemeci temsil etmektedir.
Barselona'da Caz Rüzgarları: Festival ve Konser Takvimi
Caz müziğinin kalbi, yaz aylarında İspanya'nın Katalonya (Catalunya) bölgesinde de atmaya devam ediyor. Barselona, canlı müzik mekanları ve uluslararası festivalleriyle caz severler için önemli bir durak haline gelmiştir. "Jazz it!" programı, dinleyicilerine bu zenginliğin kapılarını aralayan önemli konser duyurularını da paylaşıyor:
- 17 Temmuz: Snarky Puppy – Festival Porta Ferrada, Sant Feliu de Guíxols. Katalan sahil kasabası Sant Feliu de Guíxols'da düzenlenen bu prestijli festival, dünya çapında tanınan Snarky Puppy gibi grupları ağırlıyor. Bu festival, her yıl binlerce müzikseveri bir araya getirerek Akdeniz'in eşsiz atmosferinde unutulmaz anlar yaşatıyor.
- 23 Temmuz: Pat Metheny – Palau de la Música, Festival de Jazz. Barselona'nın ikonik konser salonu Palau de la Música'da düzenlenecek Caz Festivali kapsamında, efsanevi gitarist Pat Metheny sahne alacak. Modernist mimarinin bir başyapıtı olan bu salon, Metheny'nin virtüöz performanslarına ev sahipliği yapacak.
- 24 Temmuz: Marcus Miller – Palau de la Música, Festival de Jazz. Aynı festivalde, bas virtüözü ve prodüktör Marcus Miller da hayranlarıyla buluşacak. Funk ve cazı harmanlayan eşsiz tarzıyla Miller, dinleyicilere enerjik bir gece vaat ediyor.
- 8 Ağustos: Gregory Groover Jr. Quartet – Club Jamboree. Barselona'nın ünlü caz kulübü Club Jamboree, genç ve yetenekli Gregory Groover Jr. Quartet'i ağırlayarak yerel caz sahnesine destek vermeye devam ediyor. Jamboree, şehrin en köklü caz mekanlarından biri olarak, hem yerel hem de uluslararası yeteneklere kapılarını açıyor.
Bu konserler, Barselona'nın caz sahnesinin ne kadar dinamik ve çeşitli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki şehirler gibi Barselona da cazın ritmiyle canlanıyor. Türkiye'de de İstanbul Caz Festivali, Bozcaada Caz Festivali gibi etkinliklerle yaz aylarının cazla buluştuğu düşünüldüğünde, İspanya'daki bu canlı atmosfer Türk caz severler için de ilgi çekici bir alternatif sunuyor. Yazın sıcak ritimleri, cazın evrensel diliyle birleşerek dinleyicilere unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor ve bu radyo programı da bu zengin dünyanın kapılarını aralayan değerli bir rehber niteliği taşıyor.


