Geçtiğimiz dönemde İspanya genelinde, özellikle de Barcelona'da, serbest meslek sahipleri (autónomos) kendilerine uygulanan "yönetimsel boğulma" ve "sistematik soygun" olarak nitelendirdikleri uygulamaları protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü. İspanya Serbest Meslek Sahipleri Konferansı (CEPA) tarafından organize edilen gösteriler, 22 farklı ilde eş zamanlı olarak düzenlenerek, bu önemli ekonomik grubun yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Barcelona'da yaklaşık beş yüz kişinin katılımıyla gerçekleşen yürüyüş, Jardinets de Gràcia (Gràcia Bahçeleri)'ndan başlayarak, Katalonya Özerk Yönetimi'nin merkezi olan Plaça de Sant Jaume (Sant Jaume Meydanı)'na kadar devam etti. Protestocular, kendi yasal düzenlemelerine sahip olma ve müzakere masalarında temsil edilme haklarını talep etti.
Gösterilerde taşınan pankartlar ve atılan sloganlar, serbest meslek sahiplerinin içinde bulunduğu "asfiksik" durumu net bir şekilde ortaya koydu. CEPA Başkanı Daniel Vosseler, yaptığı açıklamada, "Vergi ve bürokratik engeller, serbest meslek sahiplerinin faaliyetlerini sürdürmesini son derece zorlaştırıyor. İdarenin bizden istediği her 10 belgeden 7'si zaten kendi elinde bulunuyor" ifadelerini kullanarak, mevcut sistemdeki çifte standartlara ve verimsizliğe vurgu yaptı. Vosseler, bu durumun sürdürülemez olduğunu belirterek, sektörün "derin ve kapsamlı bir reforma" tabi tutulması ve kendi özel yasal çerçevesine kavuşması gerektiğini savundu.
Serbest meslek sahipleri, kendilerini "köle değiliz" sloganıyla ifade ederek, "fahiş aidatlar, bilim kurgu vergileri ve iş düşmanları tarafından tasarlanmış gibi görünen bir bürokrasi" yüzünden geleceklerinin çalındığını dile getirdi. CEPA Başkanı Vosseler, bu gidişatın İspanya'da orta sınıfı yok ettiğini ve ülkenin ekonomik yapısını temelden sarstığını belirtti. Protestocular, ülkenin üretim dokusunun önemli bir parçası olmalarına rağmen, müzakere masalarında seslerinin duyulmamasından şikayetçi oldu. "Büyük unutulanlarız" diyerek, karar alma süreçlerinde kendilerine de söz hakkı verilmesini talep ettiler.
İspanya'da Serbest Meslek Sahiplerinin Zorlu Gerçeği ve Ekonomik Bağlamı
İspanya'da serbest meslek sahipleri, yani "autónomos"lar, ülke ekonomisinin can damarlarından birini oluşturuyor. Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) verilerine göre, İspanya'da 3,3 milyondan fazla serbest meslek sahibi bulunmakta ve bu grup, ülke GSYİH'sine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Ancak, bu büyük kitle, uzun yıllardır yüksek sosyal güvenlik primleri (cuotas de autónomos), karmaşık bürokrasi, geç ödemeler (morosidad) ve emeklilik haklarındaki eşitsizlikler gibi ciddi sorunlarla mücadele ediyor. Özellikle 2008 küresel ekonomik krizi ve COVID-19 pandemisi, serbest meslek sahiplerinin kırılganlığını daha da artırmış, birçok işletmenin kapanmasına yol açmıştır.
İspanyol hükümeti, geçtiğimiz yıllarda serbest meslek sahiplerinin prim sisteminde önemli bir reform yaparak, prim ödemelerini gerçek gelire dayalı hale getirmeyi hedefleyen bir düzenleme yürürlüğe koydu. Bu yeni sistem, düşük gelirli serbest meslek sahipleri için prim yükünü azaltmayı amaçlarken, yüksek gelirli olanlar için artışa neden oldu. Ancak, bu reform da tam olarak beklenen rahatlamayı sağlamadı ve birçok serbest meslek sahibi, sistemin hala yeterince adil olmadığını ve bürokratik yükü azaltmadığını savunuyor. Özellikle küçük işletmeler ve tek kişilik girişimler, bu karmaşık düzenlemeler karşısında zorlanmaya devam ediyor.
Türkiye ile Benzerlikler ve Gelecek Beklentileri
İspanya'daki serbest meslek sahiplerinin yaşadığı sorunlar, Türkiye'deki Bağ-Kur sigortalılarının ve genel olarak serbest çalışanların karşılaştığı güçlüklerle şaşırtıcı benzerlikler taşımaktadır. Türkiye'de de yüksek prim yükü, karmaşık vergi sistemi, bürokratik engeller ve emeklilik haklarındaki eşitsizlikler, serbest meslek sahiplerinin en büyük şikayet konuları arasında yer almaktadır. Her iki ülkede de bu kesim, ekonomik büyümenin motoru olmasına rağmen, sosyal güvenlik ve idari destek mekanizmalarında yeterince güçlü bir koruma kalkanına sahip değildir. Bu durum, girişimciliği ve küçük işletmelerin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemektedir.
Uzmanlar, serbest meslek sahiplerinin taleplerinin göz ardı edilmesinin, orta sınıfın erimesine, istihdamın azalmasına ve genel ekonomik büyümenin yavaşlamasına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Hükümetlerin, bu önemli ekonomik aktörleri destekleyici, bürokratik engelleri azaltıcı ve adil bir vergi ve prim sistemi sunan politikalar geliştirmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde, "geleceğimizin çalındığı" hissi, sadece İspanya'da değil, benzer sorunlarla boğuşan diğer ülkelerde de derinleşmeye devam edecektir. Serbest meslek sahiplerinin sesi, sadece kendi refahları için değil, tüm toplumun ekonomik sağlığı için de kritik bir öneme sahiptir.

