🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İspanya ve Katalonya'dan 2026 Bütçesi İçin Dev Adım: Özerklik Güçleniyor

20 Mayıs 2026, Çarşamba
7 dk okuma
İspanya ve Katalonya'dan 2026 Bütçesi İçin Dev Adım: Özerklik Güçleniyor

İspanya Hükümeti ile Katalonya Özerk Yönetimi (Generalitat), 2026 yılı bütçelerine ERC'nin (Katalonya Cumhuriyetçi Solu) desteğini sağlamak amacıyla Katalan Hükümeti (Govern) tarafından imzalanan temel anlaşmaları resmen onayladı. Bu kritik onay, İki Taraflı Komisyon (Comisión Bilateral) ve Transferler Karma Komisyonu (Comisión Mixta de Transferencias) toplantılarında gerçekleştirildi. Anlaşmalar, Katalonya'ya yönelik bir Devlet Ticaret Yatırım Şirketi'nin kurulması, Barselona Serbest Bölge Konsorsiyumu'nda (Consorci de la Zona Franca de Barcelona) Generalitat'ın ağırlığının artırılması, yörünge tren hattının oluşturulması ve 2030 yılına kadar Mossos d'Esquadra (Katalan Polisi) personelinin 25.000'e çıkarılması gibi önemli maddeleri içeriyor. Bu gelişmeler, İspanya'da merkezi hükümet ile özerk bölgeler arasındaki işbirliğinde "yeni bir dönemin" başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Bölgesel Politika Bakanı Ángel Víctor Torres ve Katalonya Başkanlık Bakanı Albert Dalmau başkanlığındaki heyetler, bu toplantının mevcut yasama dönemindeki üçüncü İki Taraflı Komisyon olduğunu ve kurumlar arasında açılan "yeni işbirliği aşamasını" pekiştirdiğini vurguladı. Bakan Dalmau, "Eğer oturup çalışmazsak, anlaşmaların ortaya çıkması çok zordur" derken, Bakan Torres, özerk bölgelere daha fazla öz yönetim sağlamanın merkezi hükümetin yetkilerini azaltmadığını belirtti. Ayrıca, merkezi hükümetin taahhütlerini yerine getireceği ve bu anlaşmaların "geri dönüşü olmayan" nitelikte olduğu sözünü verdi. Bu mutabakat, İspanya'nın siyasi haritasında Katalonya'nın konumunu güçlendirirken, aynı zamanda merkezi hükümetin istikrarı için de büyük önem taşıyor.

Stratejik Yatırımlar ve Bölgesel Kalkınma

Onaylanan anlaşmaların en önemlilerinden biri, Katalonya'ya tahsis edilen kaynakların merkezi hükümet tarafından bu yeni şirkete devredilmesini ve bu şirketin ihaleleri yürütüp projeleri hayata geçirmesini sağlayacak bir Devlet Ticaret Yatırım Şirketi'nin kurulmasıdır. Bu mekanizma, daha önce Kongre'den (İspanya Parlamentosu) geçemeyen yatırım konsorsiyumu girişimlerinin başarısızlığını önlemeyi amaçlıyor. Bu yeni yapı sayesinde, Katalonya'daki bekleyen altyapı projelerinin hızlandırılması hedefleniyor. Ayrıca, merkezi hükümet ile Generalitat arasında imzalanan anlaşma metninde, Eylül ayında Cortes'te (İspanya Parlamentosu) onaylanması için yarı yarıya ortak bir yatırım konsorsiyumu oluşturma konusunda da mutabakata varıldığı belirtiliyor; bu girişimin başarısız olması durumunda, tüm yükü Devlet Ticaret Yatırım Şirketi üstlenecek.

Bu anlaşmalar kapsamında, 5.2 milyar Euro'luk bir yatırımla hayata geçirilecek ve maliyeti tamamen merkezi hükümet tarafından karşılanacak olan yörünge tren hattı projesi de onaylandı. 2041 yılına kadar tamamlanması beklenen bu dördüncü demiryolu kuşağı, Barselona'dan geçmeden Mataró'dan Vilafranca del Penedès'e kadar metropol bölgelerini birbirine bağlayacak. 2010 yılında bir önceki Katalan hükümeti (tripartito) tarafından başlatılan bu proje, mevcut yasama döneminde yeniden gündeme getirilerek, mevcut radyal ulaşım modelini sona erdirmeyi ve bölgesel bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor. Her iki hükümet de projenin koordinasyonunu sağlamak üzere bir takip masası oluşturmayı kabul etti.

Özerk Yönetimin Güçlenmesi ve Çevresel Yönetim

Çarşamba günkü toplantıda mühürlenen bir diğer önemli nokta, Barselona Serbest Bölge Konsorsiyumu'nda (Consorci de la Zona Franca de Barcelona – CZFB) Generalitat ve Barselona Belediyesi'ne çoğunluk verilmesidir. Bugüne kadar merkezi hükümetin kontrolünde olan bu "uluslararası projeksiyon, endüstriyel ve lojistik faaliyetler ile ülke için fırsatlar yaratma açısından stratejik bir unsur" olan konsorsiyumun kontrolü artık değişiyor. İki Taraflı Komisyon sonrası, merkezi hükümetin payı %40'a düşerken, Generalitat %45 ve Barselona Belediyesi %15 paya sahip olacak. Anlaşmaya göre, konsorsiyumun başkanlığını Barselona Belediye Başkanı sürdürmeye devam edecek ve genel kurulda Katalonya'nın ekonomik ve sosyal kuruluşlarının temsilcileri yer alacak.

Katalonya sahillerinin yönetimi konusunda ise, 2007 ve 2008 yıllarında kararlaştırılan yetki devrinin uygulanması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu, özellikle iklim değişikliği ve Katalan kıyılarında giderek daha sık görülen fırtınalar bağlamında, Katalonya'nın kendi kıyılarını nasıl yöneteceğine karar verebilmesini sağlayacak. Anlaşma, merkezi hükümetin üç ay içinde bu yetki devrini gerçekleştirecek mevzuatı teşvik etme taahhüdünü içeriyor. Bu değişiklik, yakın zamanda Bask Ülkesi (País Vasco) ve Galiçya (Galicia) için onaylanan yetki devri anlaşmalarındaki kriterleri takip edecek. Bakan Torres, Endülüs, Balear Adaları ve Kanarya Adaları gibi diğer özerk toplulukların da kıyılarını "yakınlıktan" yönetebilmek için bu sürece katılabileceklerini belirtti.

Güvenlik ve Dil Politikalarında İlerlemeler

Mossos d'Esquadra (Katalan Polisi) birliğinin genişletilmesi kararı, olağanüstü Güvenlik Kurulu ve Ekonomi ve Maliye İşleri Karma Komisyonu (CMAEF) toplantısında kesinleştirildi. Ekonomi ve Maliye Bakanı Alícia Romero başkanlığındaki bu toplantıda, Dalmau, bu finansmanın ERC ile kararlaştırılan hedefe ulaşılmasını sağlayacağını açıkladı. Buna göre, Katalan Polisi personel sayısı 2030 yılına kadar 25.000'e çıkarılacak. Bu hedefe ulaşıldığında, Katalonya'nın kendi havaalanları ve limanlarındaki güvenlik yönetimini üstlenebileceği de belirtildi.

Dil konusunda ise, her iki hükümet de bu yılın 31 Aralık tarihine kadar bir öneri sunması gereken bir çalışma grubu oluşturmayı kabul etti. Bu grubun amacı, Katalonya'daki devlet memurlarına yönelik Katalanca eğitimini yaygınlaştırmak ve merkezi hükümetin dijital idari kaynaklarında, web sitelerinde ve elektronik işlemlerinde Katalanca seçeneğinin kademeli olarak daha fazla kullanılmasını teşvik etmektir. Bu adımlar, Katalan dilinin kamusal alandaki varlığını güçlendirmeyi ve kültürel çeşitliliği desteklemeyi hedefliyor.

Arka Plan ve Siyasi Bağlam: Katalonya'nın Öz Yönetim Mücadelesi

İspanya'da merkezi hükümet ile Katalonya Özerk Yönetimi arasındaki ilişkiler, ülkenin yakın tarihindeki en karmaşık ve gerilimli konulardan biri olmuştur. Katalonya'nın güçlü bir kültürel kimliğe, kendi diline ve önemli bir ekonomik güce sahip olması, uzun yıllardır daha fazla özerklik ve hatta bağımsızlık taleplerini beraberinde getirmiştir. Özellikle 2017'deki bağımsızlık referandumu ve sonrasında yaşanan siyasi krizler, Madrid ile Barselona arasındaki ilişkilerde derin yaralar açmıştır. Bu bağlamda, ERC gibi Katalan milliyetçi partilerin İspanya Parlamentosu'nda kilit rol oynaması, merkezi hükümetin bütçe ve diğer önemli yasaları onaylatmak için bu partilerin desteğine ihtiyaç duymasına yol açmaktadır. Dolayısıyla, bu son anlaşmalar, sadece mali ve idari düzenlemelerden ibaret olmayıp, aynı zamanda İspanya'nın siyasi istikrarını ve Katalonya'nın gelecekteki statüsünü de derinden etkileyen stratejik adımlardır. İki Taraflı Komisyon, bu tür hassas konuların müzakere edildiği ve uzlaşma arayışlarının sürdürüldüğü temel bir platform işlevi görmektedir.

Gelecek Ajandası ve Siyasi Muhalefet

Bu İki Taraflı Komisyon toplantısına dahil edilmeyen bazı önemli başlıklar da bulunuyor: Gelir Vergisi (IRPF) ve havaalanlarının yönetimi. Gelir vergisinin %100'ünün Generalitat'a devri konusunda, Katalan Hükümeti ve ERC, bu hedefe ulaşmak için "ortaklaşa çalışmayı" taahhüt etti. Cumhuriyetçiler, yeni finansman modelinin Kongre'deki oylamasına bu vergi yetkilerinin devri ile ilgili bir değişiklik eklemeyi planlıyor. Ancak, bunun önündeki en büyük engel, parlamenter çoğunluk için oyları hayati önem taşıyan Junts (Katalonya İçin Birlikte) partisini ikna etmek olacaktır. Junqueras, Junts'un bu önlemi destekleyeceğine inandığını belirtse de, siyasi uzlaşma zorlu geçebilir.

Gelecekteki bir İki Taraflı Komisyon toplantısında ise, Katalonya'nın havalimanı sisteminin yönetişimini koordine etmek üzere merkezi hükümet ile Generalitat arasında bir organ oluşturulması planlanıyor. Bu, Barselona-El Prat Havalimanı'nın genişletilmesi ve yıllık 70 milyon yolcuya ulaşarak kıtalararası bir "hub" haline getirilmesi hedefine ulaşmak için kilit bir rol oynayacak. Bu organın ve Katalan katılımıyla oluşturulacak Katalonya Havalimanı Otoritesi'nin (Autoritat Aeroportuària de Catalunya) 1 Ocak 2027'den önce "tamamen faaliyete geçmesi" bekleniyor. Bu projeler, Katalonya'nın ekonomik ve lojistik potansiyelini artırırken, aynı zamanda çevresel etkileri ve bölgesel kalkınma dengeleri açısından da tartışmalara yol açmaktadır.

Siyasi Tepkiler ve Sonuç Analizi

Junts (Katalonya İçin Birlikte) ve PP (Halk Partisi) gibi muhalif partiler, İki Taraflı Komisyon toplantısına eleştirel yaklaştı. Junts'un parlamento sözcüsü Salvador Vergés, toplantıyı sosyalistlerin "büyük bir propaganda eylemi" olarak nitelendirdi ve onları "fotoğraf ve manşet fabrikası, ama her şeyden önce taahhütleri yerine getirmeyen bir yapı" olmakla suçladı. Vergés, geçen yılki İki Taraflı Komisyonlardan çıkan taahhütlerdeki ilerlemeler hakkında Generalitat'tan açıklama talep etmek üzere parlamenter sorular kaydettiklerini belirtti. Özellikle, tekil finansman ve gelir vergisi devri konularındaki ilerlemeleri sorguladılar. Halk Partisi de, Katalonya'ya daha fazla özerklik verilmesine genel olarak karşı çıkarak, bu anlaşmaların İspanya'nın birliğini zayıflatacağını savunuyor.

Bu anlaşmalar, İspanya'da merkezi hükümet ile özerk topluluklar arasındaki karmaşık ve dinamik ilişkilerin bir yansımasıdır. Katalonya'ya daha fazla özerklik tanınması, bölgesel altyapının geliştirilmesi, güvenlik güçlerinin güçlendirilmesi ve kültürel mirasın korunması gibi alanlarda önemli ilerlemeler sağlamaktadır. Ancak, Gelir Vergisi ve havalimanı yönetimi gibi çözüme kavuşmamış konular ile Junts ve PP gibi muhalif partilerin eleştirileri, bu "yeni işbirliği döneminin" önünde hala önemli siyasi engeller olduğunu göstermektedir. Bu uzlaşmalar, bir yandan İspanya'daki siyasi istikrarı sağlamaya yardımcı olurken, diğer yandan da Katalonya'nın öz yönetim taleplerine verilen bir yanıt olarak değerlendirilmelidir. Türkiye gibi güçlü merkezi yapılara sahip ülkeler için bölgesel özerklik ve merkezi yönetim arasındaki denge arayışı, İspanya'daki bu gelişmelerin uluslararası bağlamda da takip edilmesini önemli kılmaktadır.

Etiketler:
#ispanya#katalonya#bütçe#özerklik#siyaset
Paylaş: