İspanya'da, özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde, binalardaki asansörlerin güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni bir yönetmelik yaklaşık iki yıldır yürürlükte olmasına rağmen, birçok apartman ve konut topluluğu henüz bu düzenlemelere tam olarak uyum sağlayabilmiş değil. Bu durum, apartman sakinlerinin (comunidades de vecinos) kuralları bilerek ihlal ettiği anlamına gelmiyor; aksine, birçok bina yönetimi, zorunlu hale geldiği anda gerekli adaptasyonları yapmayı bekliyor. Zira yönetmeliğe uyum sağlamak için belirlenmiş tek bir son tarih bulunmuyor; bu süreç, her asansörün periyodik teknik denetim takvimine göre farklılık gösteriyor.
Asansörlerin yeni güvenlik gerekliliklerine uyumu, periyodik teknik denetimler sırasında kontrol ediliyor. Bu denetimlerin sıklığı, asansörün kullanım amacına ve bulunduğu binanın özelliklerine göre değişiyor. Örneğin, hastaneler veya alışveriş merkezleri gibi halka açık binalardaki asansörler her iki yılda bir denetlenirken, 20'den fazla konut birimi veya dört kattan yüksek konut binalarındaki asansörler dört yılda bir kontrolden geçmek zorunda. Daha küçük binalar veya tek ailelik evlerdeki asansörler için ise bu periyot altı yıl olarak belirlenmiş durumda. Denetimler sırasında yeni yönetmeliğe aykırı bir durum tespit edildiğinde, müfettişler bu eksiklikleri tutanağa işleyerek belirli bir süre içinde düzeltilmesini talep ediyor.
Gerekli adaptasyonların kapsamına göre düzeltme süreleri de farklılık gösteriyor. Örneğin, kabin seviyelemesi gibi nispeten küçük bir düzeltme ile kılavuzların tamamen değiştirilmesi gibi daha kapsamlı bir müdahale aynı sürede tamamlanmayabilir. Bu adaptasyonların sorumluluğu genellikle asansör bakım şirketlerine ait olup, maliyetler 1.000 Euro'dan başlayıp, tüm asansör sisteminin değiştirilmesi gerektiğinde 40.000 Euro'ya kadar çıkabiliyor. Bu durum, özellikle eski binalarda yaşayan sakinler için önemli bir finansal yük oluşturabiliyor.
Asansör Güvenliğinde Yeni Standartlar ve Teknik Gereklilikler
Katalonya Endüstri Mühendisleri Koleji (Col·legi d'Enginyers Industrials de Catalunya) verilerine göre, Katalonya'daki asansörlerin yaklaşık dörtte üçü ortalama 30 yıllık bir geçmişe sahip ve bu nedenle yeni düzenlemelere uyum sağlamak zorunda kalacak. İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 2 Nisan 2024 tarihinde Resmi Gazete'de duyurulan Kraliyet Kararnamesi (Real Decreto 355/2024), yedi temel güvenlik önlemini zorunlu kılıyor. Bu önlemler arasında, kullanıcıların takılıp düşmesini önlemek amacıyla kabin seviyelemesinin sağlanması, otomatik kapılarda kızılötesi bariyerler aracılığıyla kullanıcıların kapı kapanmasına karşı korunması ve kabinin kontrolsüz yukarı hareketlerinin engellenmesi yer alıyor.
Yeni yönetmelik ayrıca, kabin içinde çift yönlü iletişim sistemi kurulmasını zorunlu kılıyor; bu sayede mahsur kalan yolcuların bir kurtarma merkeziyle doğrudan irtibat kurarak yardım çağırabilmesi hedefleniyor. Güvenlik açısından yetersiz kabul edilen ahşap veya silindirik kılavuzların değiştirilmesi de önemli bir madde. Aşırı yüklenmeleri tespit edip önleyecek yük kontrol cihazlarının bulunması ve eski asansörlerdeki karşı ağırlıklar ile kılavuzlarının gözden geçirilerek gerektiğinde değiştirilmesi de diğer kritik güvenlik gereklilikleri arasında. Katalonya Asansör İşletmeleri Birliği (Gremi Empresarial d'Ascensors de Catalunya) Başkanı Jordi Sarrats Tomàs, bu düzenlemelerin riskli olabilecek alanlarda güvenliği daha da artırmayı amaçladığını belirtiyor ve İspanya'daki asansör güvenlik çıtasının zaten yüksek olduğunu, bu yasa ile daha da yukarı taşındığını vurguluyor. Sarrats, bazı değişikliklerin "özel bir mühendislik" gerektirdiğini ve kentsel veya mimari hassasiyet gibi birçok değişkenin devreye girdiğini de ekliyor. Eski asansörlerin birçoğunun binaların genel projesinin bir parçası olduğunu ve bu "mirasın" zarar görmemesi için tüm paydaşların iş birliği yapması gerektiğini ifade ediyor.
İspanya ve Türkiye'de Asansör Yönetmeliklerinin Karşılaştırması ve Finansal Yük
İspanya'daki bu yeni asansör yönetmeliği, Avrupa Birliği'nin genel asansör güvenliği direktifleri (örneğin, 2014/33/EU Asansör Direktifi) doğrultusunda ulusal mevzuatın güncellenmesinin bir parçasıdır. AB genelinde asansörlerin periyodik bakımı ve modernizasyonu büyük önem taşımakta olup, bu tür düzenlemelerle yıllık ortalama 12 milyar asansör yolculuğu sırasında meydana gelebilecek kazaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu durum, Türkiye için de yabancı değil. Türkiye'de de Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) ve Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği gibi düzenlemelerle asansörlerin güvenli işletimi ve bakımı sağlanmaktadır. Türkiye'de de periyodik kontroller zorunlu olup, "kırmızı etiket" (güvensiz) ve "sarı etiket" (hafif kusurlu) uygulamalarıyla asansörlerin durumu sınıflandırılmakta ve gerekli iyileştirmeler için süre tanınmaktadır. Benzer şekilde, Türkiye'de de eski asansör parkının modernizasyonu, hem can güvenliği hem de enerji verimliliği açısından önemli bir gündem maddesidir.
Yeni yönetmeliğin getirdiği maliyetler, özellikle eski binalar için apartman sakinleri üzerinde ciddi bir finansal yük oluşturabilir. Barselona (Barcelona) gibi büyük şehirlerde, konut maliyetlerinin yüksek olması ve birçok binanın tarihi yapısı, bu tür modernizasyon projelerini daha da karmaşık hale getirebilir. Bina yönetimlerinin, bu adaptasyonlar için gerekli bütçeyi planlaması, gerekirse bankalar veya devlet tarafından sunulan finansman desteklerini araştırması büyük önem taşıyor. Türkiye'de de kentsel dönüşüm ve bina modernizasyon projeleri kapsamında benzer finansal destekler sağlanabilmektedir. Uzmanlar, bina sakinlerinin son denetim tarihini beklemeden, asansör bakım şirketleriyle iletişime geçerek olası maliyetler ve adaptasyon süreleri hakkında bilgi almalarını tavsiye ediyor. Erken planlama, hem maliyetleri optimize etmeye hem de son dakika yoğunluğundan kaynaklanabilecek gecikmeleri önlemeye yardımcı olacaktır.
Sonuç olarak, İspanya'daki yeni asansör yönetmeliği, kullanıcıların güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan önemli bir adımdır. Bu düzenlemeler, eski asansörlerin modern standartlara uygun hale getirilmesini zorunlu kılarak potansiyel tehlikeleri ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Ancak bu süreç, apartman sakinleri ve bina yönetimleri için hem teknik hem de finansal açıdan önemli zorlukları beraberinde getirmektedir. Türkiye'deki benzer durumlar göz önüne alındığında, bu tür güvenlik odaklı düzenlemelerin uzun vadede toplumun genel güvenliğine ve yaşam kalitesine katkı sağladığı açıktır. Bu nedenle, proaktif bir yaklaşımla, gerekli adaptasyonların zamanında ve doğru bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır.

