🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İskoç Parlamentosu, Bağımsızlık İçin İkinci Referandum Talebini Onayladı

26 Mayıs 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İskoç Parlamentosu, Bağımsızlık İçin İkinci Referandum Talebini Onayladı

İskoçya'da bağımsızlık tartışmaları yeniden alevlendi. Holyrood'daki (İskoç Parlamentosu) milletvekilleri, İskoç hükümetinin Londra'dan ikinci bir bağımsızlık referandumu için yetki talep etme yönündeki önerisini onayladı. İskoç Ulusal Partisi (SNP) ve Yeşiller Partisi milletvekilleri, Downing Street'ten (Birleşik Krallık Başbakanlık Konutu), daha önce 2014'teki ilk referandum için devredilen yetkilerin yeniden aktarılmasını talep ediyor. Bu karar, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılmasının (Brexit) ardından İskoçya'nın geleceği hakkında yeni bir tartışma dalgası başlattı.

İskoç hükümeti, Brexit'in İskoçya'nın Birleşik Krallık içindeki konumunu temelden değiştirdiğini savunarak, halkın kendi kaderini tayin etme hakkını kullanması gerektiğini belirtiyor. 2014'teki referandumda İskoçlar %55 "Hayır" oyuyla Birleşik Krallık'ta kalmayı tercih etmişti. Ancak, 2016'daki Brexit referandumunda İskoçya'nın %62 gibi büyük bir çoğunlukla Avrupa Birliği'nde kalma yönünde oy kullanmasına rağmen, Birleşik Krallık genelinde ayrılık kararı çıkması, bağımsızlık yanlısı partilerin argümanlarını güçlendirdi. Bu durum, İskoçya'nın demokratik iradesinin göz ardı edildiği yönünde geniş çaplı bir algı yarattı.

İskoçya Başbakanı ve SNP lideri Nicola Sturgeon, referandumun yasal olarak tanınması için İngiliz hükümetinden "Section 30" yetkisinin devrini talep ediyor. Bu yetki, İskoç Parlamentosu'nun Birleşik Krallık Anayasası'nı ilgilendiren konularda yasa çıkarma hakkını geçici olarak kullanmasına olanak tanıyor. Ancak, Birleşik Krallık Başbakanlığı, şu an için bir referandumun zamanı olmadığı ve ülkenin önceliklerinin farklı olduğu yönündeki tutumunu koruyor. Bu durum, Edinburgh ile Londra arasında uzun süredir devam eden anayasal gerilimi daha da tırmandırıyor.

Tarihsel Arka Plan ve Brexit'in Etkisi

İskoçya'nın bağımsızlık arayışı, yüzyıllara dayanan bir tarihe sahiptir. 1707 Birlik Yasaları ile Büyük Britanya Krallığı'na katılan İskoçya, kendine özgü hukuki, eğitim ve dini sistemlerini korumuştur. 1997'deki referandumun ardından 1999'da İskoç Parlamentosu'nun yeniden kurulmasıyla birlikte, İskoçya'ya eğitim, sağlık, adalet ve çevre gibi birçok alanda geniş yetkiler devredilmiştir. Bu "devredilmiş güçler" (devolution) sistemi, İskoçya'nın kendi iç işlerinde önemli ölçüde özerkliğe sahip olmasını sağlamıştır. Ancak, bu özerklik, bazı İskoçlar için yeterli olmamış ve tam bağımsızlık talepleri hiçbir zaman tamamen dinmemiştir.

2014'teki bağımsızlık referandumu, İskoçya'nın Birleşik Krallık içindeki geleceği konusunda önemli bir dönüm noktasıydı. O dönemde, Birleşik Krallık'ta kalma yönündeki kampanyanın temel argümanlarından biri, AB üyeliğinin garantisiydi. Ancak, 2016'daki Brexit referandumu, bu denklemi tamamen değiştirdi. İskoçya'nın büyük bir çoğunlukla AB'de kalma yönünde oy kullanmasına rağmen, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması, İskoçya'nın uluslararası konumunu ve ekonomik bağlarını derinden etkiledi. Bağımsızlık yanlıları, Brexit'in, İskoç halkına 2014'te verilen sözleri geçersiz kıldığını ve yeni bir referandumun meşruiyetini güçlendirdiğini savunuyor.

Yasal Engeller ve Siyasi Çıkarımlar

İskoç Parlamentosu'nun referandum talebini onaylaması, tek başına bir referandumun yapılmasını garanti etmiyor. Birleşik Krallık Anayasası'na göre, bağımsızlık referandumu gibi konuların Westminster (Birleşik Krallık Parlamentosu) tarafından yetkilendirilmesi gerekiyor. İngiliz hükümeti, bu yetkiyi vermemekte direniyor ve İskoçya'nın "ulusal önceliklerinin" şu anda referandum değil, salgın sonrası toparlanma ve ekonomik istikrar olduğunu vurguluyor. Başbakan Boris Johnson'ın liderliğindeki Muhafazakar Parti hükümeti, Birleşik Krallık'ın bütünlüğünü koruma konusunda kararlı bir duruş sergiliyor.

Bu durum, Birleşik Krallık için ciddi bir anayasal krize yol açma potansiyeli taşıyor. Eğer İskoç hükümeti, Londra'nın izni olmadan bir referandum düzenlemeye kalkarsa, bu referandumun yasal geçerliliği sorgulanacak ve uluslararası alanda tanınması zor olacaktır. Bu tür bir "tek taraflı" adım, İspanya'daki Katalonya'nın 2017'deki bağımsızlık referandumuyla benzer bir senaryoyu akla getiriyor. Katalan hükümetinin yasa dışı ilan edilen referandumu, İspanyol devleti tarafından tanınmamış ve ciddi siyasi gerilimlere yol açmıştı. İskoçya'nın bu yolu izleyip izlemeyeceği, önümüzdeki dönemde İngiliz hükümetinin tutumuna bağlı olacak.

Katalonya ile Paralellikler ve Türkiye'ye Yansımaları

İskoçya'nın bağımsızlık arayışı, İspanya'daki Katalonya (Catalunya) bölgesinin bağımsızlık hareketleriyle sıklıkla karşılaştırılır. Her iki bölge de güçlü bir ulusal kimliğe, kendi dillerine (İskoçya'da İskoç Galcesi ve İskoçça, Katalonya'da Katalanca) ve önemli ekonomik güce sahiptir. Her ikisi de merkezi hükümetlerden daha fazla özerklik veya tam bağımsızlık talep etmektedir. Ancak, İskoçya'nın aksine, Katalonya'nın 2017'deki bağımsızlık referandumu, İspanyol merkezi hükümetinin onayı olmadan yapılmış ve yasa dışı ilan edilmiştir. Bu durum, Katalan liderlerinin tutuklanmasına ve bölgede siyasi istikrarsızlığa yol açmıştır. İskoçya, bu tecrübeden ders çıkararak, yasal ve anayasal yolları zorlamayı tercih etmektedir.

Türkiye açısından bakıldığında, devletlerin toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini tehdit eden ayrılıkçı hareketler, genellikle hassasiyetle karşılanır. Türkiye, tarihsel olarak tek devlet, tek millet ilkesini benimsemiş bir ülke olarak, İskoçya veya Katalonya gibi bölgelerdeki bağımsızlık hareketlerini yakından takip etmektedir. Bu tür hareketler, bölgesel ve küresel istikrarsızlık potansiyeli taşıdığı için uluslararası ilişkilerde önemli bir yer tutmaktadır. İskoçya'daki gelişmeler, Birleşik Krallık'ın geleceği kadar, Avrupa'daki diğer ayrılıkçı hareketler için de bir emsal teşkil etme potansiyeli taşımaktadır. İskoçya'nın talebinin Birleşik Krallık hükümeti tarafından nasıl karşılanacağı ve bu sürecin nereye evrileceği, önümüzdeki dönemde yakından izlenmeye devam edecektir.

Etiketler:
#iskoçya#bağımsızlık#referandum#brexit#politika
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat