🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

İşaret Dilini Sese Dönüştüren Çığır Açan Teknoloji: Barselona'dan Kapsayıcı

18 Mart 2026, Çarşamba
3 dk okuma
Kaynak: Betevé
İşaret Dilini Sese Dönüştüren Çığır Açan Teknoloji: Barselona'dan Kapsayıcı

Barselona'daki Universitat Pompeu Fabra (UPF) bünyesinde geliştirilen "SignarIA" adlı yenilikçi bir teknoloji, işaret dilini kişiselleştirilmiş sentetik bir sese dönüştürerek işitme engelli bireylerin radyo yayıncılığına aktif katılımının önünü açıyor. Proje, bir yıl önce UPF Gazetecilik Bölümü'ne kayıt yaptıran ilk işitme engelli öğrencinin radyo atölyelerinde yaşadığı iletişim zorluklarından ilham alarak başlatıldı. Bu çığır açan sistem, UPF araştırmacıları ile teknoloji danışmanlık firması We Are Mortensen'ın ortak çalışmasıyla hayata geçirildi ve medya dünyasında kapsayıcılık adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

İşaretleri Algılamak ve Mesajı İnşa Etmek

SignarIA sistemi, işitme engelli bir kullanıcının işaretlerini bir kamera aracılığıyla algılıyor. Yapay zeka destekli algoritmalar, bu işaretleri analiz ederek kullanıcının iletmek istediği mesajı belirliyor. Sistem daha sonra, bağlama uygun olarak kullanıcıya üç farklı cümle seçeneği sunuyor. Kullanıcı, bu seçenekler arasından bir pedal yardımıyla anında tercihini yapıyor ve seçilen cümle, kişiselleştirilmiş sentetik bir sesle radyo yayınına aktarılıyor. Bu sayede, işaret dili kullanan bireylerin radyo gibi geleneksel olarak işitsel bir mecrada seslerini duyurabilmeleri mümkün hale geliyor.

Projenin ana hedefi, radyo gibi medyanın yalnızca işitsel bir deneyim olduğu algısını kırarak yapısal bir engeli ortadan kaldırmak ve tam anlamıyla kapsayıcı bir radyo ortamı yaratmaktır. Araştırmacılar ve mühendisler, bu teknolojinin işitme engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını artırma potansiyeline dikkat çekiyor. UPF'ten proje baş araştırmacılarından Roger Cassany, "Prototip zaten çalışıyor, şimdi onu iyileştirmemiz gerekiyor" diyerek projenin mevcut durumunu ve gelecek hedeflerini vurguladı. Önümüzdeki aylarda sistemin üniversitenin çeşitli radyo atölyelerinde uygulamaya konulması bekleniyor.

Kapsayıcılık ve Toplumsal Etki: Küresel ve Yerel Perspektifler

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde 430 milyondan fazla insan işitme engeliyle yaşıyor ve bu sayının 2050 yılına kadar 700 milyona ulaşması bekleniyor. Bu bireylerin önemli bir kısmı, iletişim kurmak için işaret dilini kullanıyor. Ancak, medya erişimi konusunda ciddi engellerle karşılaşıyorlar. Geleneksel radyo yayıncılığı, işitsel doğası gereği bu topluluk için neredeyse tamamen kapalı bir alan olagelmiştir. Televizyon ve internet medyası için altyazı ve işaret dili tercümanı gibi çözümler bulunsa da, radyo için benzeri bir doğrudan katılım mekanizması geliştirilmesi büyük bir boşluğu doldurmaktadır. İspanya'da ve özellikle Barselona gibi teknoloji ve inovasyon merkezlerinde, engellilerin toplumsal hayata katılımını destekleyen bu tür projeler büyük önem taşımaktadır.

Türkiye'de de işitme engelli bireylerin sayısı azımsanmayacak düzeydedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkemizde yüz binlerce işitme engelli vatandaşımız bulunmaktadır ve Türk İşaret Dili (TİD) resmi olarak tanınmaktadır. Türkiye'de işaret dili eğitimleri ve tercümanlık hizmetleri yaygınlaşsa da, medya erişimi ve özellikle radyo yayıncılığı alanında benzer kapsayıcı teknolojilere olan ihtiyaç devam etmektedir. Barselona'daki bu proje, Türkiye'deki üniversiteler ve teknoloji şirketleri için de ilham verici bir model teşkil edebilir. İşitme engelli bireylerin sadece medya tüketicisi değil, aynı zamanda aktif üreticisi olabilmeleri, toplumsal çeşitliliğin ve eşitliğin güçlenmesi açısından kritik bir adımdır.

Uzmanlar, SignarIA gibi teknolojilerin sadece radyo ile sınırlı kalmayıp, kamusal alanlarda, eğitim kurumlarında, müşteri hizmetlerinde ve hatta günlük iletişimde de devrim yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Yapay zeka ve bilgisayar görüşü alanındaki ilerlemeler, işaret dilini anlama ve yorumlama becerisini sürekli olarak geliştirmekte ve bu da gelecekte çok daha akıcı ve doğal iletişim köprüleri kurulmasına olanak tanımaktadır. Kişiselleştirilmiş sentetik ses kullanımı ise, işitme engelli bireylerin kendi kimliklerini ve ifadelerini koruyarak iletişim kurmalarına yardımcı olması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür inovasyonlar, teknolojik ilerlemenin toplumsal kapsayıcılık ve insan hakları hedeflerine nasıl hizmet edebileceğinin somut bir örneğidir.

Universitat Pompeu Fabra'nın öncülüğündeki bu proje, işitme engelli bireylerin medya sektöründeki görünürlüğünü ve katılımını artırma yolunda atılmış cesur ve vizyoner bir adımdır. Radyo gibi köklü bir mecrada bile erişilebilirlik standartlarını yükseltmek, diğer medya kuruluşları ve eğitim kurumları için de bir emsal teşkil edecektir. Bu teknoloji, işitme engelli bireylerin seslerini duyurmalarına, hikayelerini paylaşmalarına ve gazetecilik gibi alanlarda tam potansiyellerini gerçekleştirmelerine imkan tanıyarak, daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir toplum inşa etme yolunda önemli bir katalizör görevi görecektir.

Etiketler:
#barselona#teknoloji#işitme-engelli#kapsayıcılık#eğitim
Paylaş:
Kaynak: Betevé