🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

İran'da 88 Günlük İnternet Karartmasının Ardından Kısmi Erişim: Sansür Devam Ediyor

29 Mayıs 2026, Cuma
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İran'da 88 Günlük İnternet Karartmasının Ardından Kısmi Erişim: Sansür Devam Ediyor

İran İslam Cumhuriyeti, ülke genelinde 88 gün süren ve dünya tarihindeki en uzun kesinti olarak kayıtlara geçen internet karartmasını kısmen hafiflettiğini duyurdu. Bu hafta itibarıyla, halkın büyük bir kısmının ağa erişim kısıtlamaları bir nebze de olsa gevşetilmiş olsa da, rejimin sansür politikaları ve bilgi akışını kontrol etme çabaları devam ediyor. Özellikle Mahsa Amini'nin ölümüyle başlayan ve ülke genelinde yayılan protestolar sırasında başvurulan bu yöntem, hükümetin toplumsal muhalefeti bastırma ve dış dünyadan gelen bilgi akışını engelleme stratejisinin önemli bir parçasıydı.

Yaklaşık üç ay süren bu kesinti, İran'ın ekonomik ve sosyal yaşamı üzerinde derin yaralar açtı. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, özellikle e-ticaret ve dijital hizmetler sektöründekiler, büyük zararlar gördü ve birçok işyeri faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Eğitimden sağlığa, bankacılıktan ulaşıma kadar pek çok alanda dijitalleşmenin hız kazandığı modern dünyada, böylesine uzun süreli bir internet kesintisi, günlük yaşamı felç ederek vatandaşların temel haklarına erişimini de ciddi şekilde kısıtladı. Uluslararası insan hakları örgütleri, bu karartmanın ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının açık bir ihlali olduğunu defalarca dile getirdi.

İnternet erişiminin kısmen yeniden sağlanması, vatandaşların temel web sitelerine ve e-posta hizmetlerine erişebileceği anlamına geliyor. Ancak, protestoların organize edilmesinde ve dış dünyaya duyurulmasında kilit rol oynayan Instagram, WhatsApp gibi popüler sosyal medya platformları ve uluslararası haber siteleri üzerindeki engellemeler büyük ölçüde devam ediyor. Bu durum, rejimin stratejisinin sadece erişimi kesmek değil, aynı zamanda hangi bilginin dolaşımda olacağını da sıkı bir şekilde kontrol etmek olduğunu gösteriyor. Birçok İranlı, bu engelleri aşmak için VPN (Sanal Özel Ağ) kullanmaya devam ediyor, ancak VPN kullanımı ülkede yasa dışı kabul ediliyor ve sıkı bir şekilde denetleniyor.

Protestoların Arka Planı ve Rejimin İnternet Kontrol Geçmişi

İran'daki son protesto dalgası, 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin "ahlak polisi" tarafından başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle 16 Eylül 2022'de başlamıştı. Bu olay, İran toplumunda uzun süredir biriken hoşnutsuzluğu tetikleyerek kadın hakları, özgürlükler ve rejimin baskıcı politikalarına karşı ülke çapında geniş çaplı gösterilere yol açtı. Hükümet, bu protestoları bastırmak ve uluslararası kamuoyuna yayılmasını engellemek amacıyla internet erişimini kısıtlamayı en etkili yöntemlerden biri olarak gördü.

İran İslam Cumhuriyeti, interneti kontrol etme konusunda uzun bir geçmişe sahiptir. Daha önce 2019'da benzin fiyatlarındaki artışa karşı çıkan protestolar sırasında da benzer, ancak daha kısa süreli internet kesintileri yaşanmıştı. Rejim, "ulusal internet" veya "helal internet" olarak adlandırdığı, uluslararası ağdan bağımsız bir iç ağ oluşturma projelerini yıllardır sürdürmektedir. Bu projeler, ülkenin siber egemenliğini artırma ve vatandaşların hangi içeriğe erişebileceğini tamamen kontrol etme amacını taşıyor. Freedom House'un "İnternet Özgürlüğü" raporlarına göre İran, Çin ve Myanmar gibi ülkelerle birlikte dünyanın en düşük internet özgürlüğüne sahip ülkelerinden biri olarak sıralanmaktadır.

İran'daki bu durum, küresel internet özgürlüğü tartışmalarını bir kez daha gündeme getirmiştir. Türkiye'de de zaman zaman siyasi olaylar veya güvenlik endişeleri gerekçe gösterilerek sosyal medya platformlarına erişim kısıtlamaları uygulanabilmekte, bu durum ifade özgürlüğü tartışmalarına yol açmaktadır. İspanya ve genel olarak Avrupa Birliği ülkelerinde ise internet erişimi temel bir hak olarak kabul edilmekte ve devletin bu alandaki müdahaleleri sıkı yasal denetimlere tabidir. Ancak, dezenformasyonla mücadele veya nefret söylemi gibi konularda dijital platformlara yönelik düzenleme arayışları Batı'da da sürmektedir. Bu karşılaştırmalar, İran'ın uyguladığı sansürün ne denli istisnai ve sert olduğunu daha iyi ortaya koymaktadır.

Kısmi Açılımın Anlamı ve Geleceğe Etkileri

İran rejiminin internet karartması stratejisi, kısa vadede protestoların koordinasyonunu zorlaştırmış ve dış dünyaya bilgi akışını yavaşlatmış olabilir. Ancak, bu tür kısıtlamalar aynı zamanda halkta derin bir öfke ve güvensizlik yaratmakta, ekonomik zararlara yol açmakta ve uluslararası alanda ülkenin itibarını zedelemektedir. Uzmanlar, internetin tamamen kapatılmasının modern bir devlette sürdürülebilir bir çözüm olmadığını ve uzun vadede toplumsal hoşnutsuzluğu artırarak daha büyük patlamalara zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.

İran halkı, rejimin sansür politikalarına karşı yaratıcı yollarla direnmeye devam etmektedir. VPN'ler, uydu interneti çözümleri ve şifreli mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla bilgi alışverişi sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bu durum, dijital çağda bilgi akışını tamamen kontrol etmenin neredeyse imkansız olduğunu bir kez daha göstermektedir. Kısmi açılımın, halkın üzerindeki baskıyı bir nebze hafifletse de, temel taleplerin ve özgürlük arayışının devam edeceği öngörülmektedir.

İran'da internetin kısmen yeniden erişime açılması, ülkedeki protesto dalgasının ve rejimin baskıcı politikalarının uluslararası alandaki yansımalarının bir göstergesidir. Bu adım, bir yandan ekonomik ve sosyal baskıyı bir nebze azaltma amacı taşısa da, diğer yandan sansürün ve bilgi kontrolünün hala rejimin temel stratejisi olduğunu gözler önüne sermektedir. İran'ın geleceği, hükümetin bu dijital kuşatmayı ne kadar sürdürebileceği ve halkın özgürlük taleplerine ne şekilde yanıt vereceği ile yakından ilintili olacaktır.

Etiketler:
#iran#internet#sansr#protesto#insan-haklar
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat