🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Ekonomi

İran Gerilimi Küresel Piyasaları Sarstı: Borsa Endeksleri Sert Düştü

3 Mart 2026, Salı
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
İran Gerilimi Küresel Piyasaları Sarstı: Borsa Endeksleri Sert Düştü

Küresel piyasalar, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve uzun süreli bir çatışma riskinin belirmesiyle sarsıldı. Pazartesi günü hafif kayıplarla kapanan borsalar, Salı günü adeta çakıldı. İspanya'nın ana hisse senedi piyasası göstergesi olan Ibex-35 (Madrid Borsası Genel Endeksi), %4'ün üzerinde değer kaybederek yatırımcıları endişelendirdi ve yakın zamanda 18.000 puanın oldukça üzerinde rekor seviyelerden gelmesine rağmen 17.000 puan seviyesinin altına düşme riskiyle karşı karşıya kaldı. Bu keskin düşüş, Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizliğin küresel ekonomiye ve finans piyasalarına yönelik tehdidinin somut bir göstergesi oldu.

Ibex-35 içinde sadece enerji devi Repsol, %0,5'lik bir yükselişle pozitif ayrışmayı başardı. Bu durum, petrol fiyatlarındaki artışın enerji şirketleri üzerindeki olumlu etkisini yansıtırken, endeksteki diğer tüm hisse senetleri ciddi düşüşler yaşadı. Beyaz Saray'dan (Casa Blanca) gelen mesajlar, gerilimi yatıştırmak yerine, yatırımcıları daha da tedirgin etti. Piyasalar, çatışmanın beklenenden daha uzun sürebileceği ve küresel tedarik zincirleri ile enerji piyasaları üzerinde yıkıcı etkileri olabileceği endişesiyle hareket etti. Özellikle Avrupa borsaları, Asya ve ABD vadeli işlemlerini takiben güne sert düşüşlerle başladı ve bu durum, gerilimin bölgesel olmaktan ziyade küresel bir endişe kaynağı olduğunu açıkça ortaya koydu.

İspanya'nın yanı sıra, Almanya'nın DAX endeksi, Fransa'nın CAC 40'ı ve Birleşik Krallık'ın FTSE 100'ü gibi büyük Avrupa endeksleri de %2 ila %3 arasında düşüşler kaydetti. Bu düşüşler, sadece bölgesel bir çatışma endişesinden öte, küresel büyüme görünümüne yönelik belirsizliği de beraberinde getirdi. Yatırımcılar, güvenli liman varlıklara yönelirken, altın fiyatları yükselişe geçti ve ABD Hazine tahvillerine olan talep arttı. Petrol fiyatları ise, Hürmüz Boğazı'nın potansiyel risk altında olması nedeniyle küresel arzda yaşanabilecek aksaklık beklentisiyle varil başına 70 Euro seviyesine yaklaşarak yükselişini sürdürdü.

Jeopolitik Gerilimlerin Kökenleri ve Küresel Etkileri

ABD ile İran arasındaki gerilim, uzun bir geçmişe dayanmakla birlikte, özellikle 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamasıyla tırmanmıştı. Bu durum, Basra Körfezi'nde tanker saldırıları, insansız hava aracı düşürme olayları ve son olarak bölgedeki askeri hedeflere yönelik karşılıklı misillemelerle doruk noktasına ulaştı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir nokta olması nedeniyle, bölgedeki herhangi bir istikrarsızlık, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açma potansiyeli taşıyor. Bu jeopolitik riskler, yatırımcıların risk iştahını azaltarak hisse senedi piyasalarından kaçışına neden oluyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında, yükselen petrol fiyatları, enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi bir maliyet artışı anlamına geliyor. Bu durum, enflasyonist baskıları artırabilir, şirketlerin üretim maliyetlerini yükseltebilir ve tüketicilerin harcama gücünü azaltabilir. Küresel ticaret yollarındaki potansiyel aksaklıklar ve artan sigorta maliyetleri de dünya ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kuruluşlar, zaten yavaşlayan küresel büyüme beklentileri içinde, bu tür jeopolitik şokların toparlanma sürecini daha da zorlaştırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu belirsizlik ortamı, şirketlerin yatırım kararlarını ertelemesine ve tüketici güveninin sarsılmasına yol açarak ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiliyor.

Türkiye'ye Yansımaları ve Bölgesel Dinamikler

Orta Doğu'daki gerilimin tırmanması, Türkiye gibi bölgeye komşu ve enerji bağımlısı ülkeler için özel bir önem taşıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithalat yoluyla karşıladığı için, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar doğrudan cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkiliyor. Türk ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyon ve dalgalı döviz kuruyla mücadele ederken, bu tür jeopolitik şoklar makroekonomik istikrarı daha da kırılgan hale getirebilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin ticaret ortaklarıyla olan ilişkilerini ve bölgesel projelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak gerilimin düşürülmesi ve bölgesel barışın sağlanması yönünde çaba gösteren ülkeler arasında yer alıyor.

Piyasa analistleri, Orta Doğu'daki gerilimin kısa vadede devam etmesi halinde küresel piyasalardaki oynaklığın süreceğini öngörüyor. Yatırımcıların, diplomatik çözüm çabalarının sonuç vermesini veya gerilimin düşürülmesine yönelik somut adımların atılmasını beklediği belirtiliyor. Bu süreçte, güvenli liman varlıklarına olan talebin yüksek kalması ve hisse senedi piyasalarında temkinli bir seyrin izlenmesi bekleniyor. Uzmanlar, küresel ekonominin bu şoku atlatabilmesi için diplomatik çözümlerin hızla devreye sokulması ve taraflar arasında diyalog kanallarının açık tutulmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Aksi takdirde, bu jeopolitik gerilim, küresel bir ekonomik yavaşlamayı tetikleyebilir ve zaten kırılgan olan toparlanma sürecini baltalayabilir.

Etiketler:
#iran#abd#piyasalar#borsa#ekonomi
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat