Barselona ve İspanya'nın genelinde kutlanan geleneksel Sant Joan (Aziz Yuhanna) Gecesi şenlikleri, her yıl binlerce insanı bir araya getirirken, şehir faunası için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle kentsel parkların, meydanlardaki ağaçların ve sokakların yakınında patlatılan havai fişekler ve maytaplar, sadece evcil hayvanlar olan köpek ve kediler için değil, aynı zamanda kentsel kuş popülasyonları için de yıkıcı sonuçlar doğuruyor. Yuvalayan veya ağaç tepelerinde dinlenen kuşlar, bu yüksek sesli patlamaların doğrudan kurbanı haline geliyor. Ne yazık ki, her Sant Joan kutlamasında, bölge genelinde birçok kent kuşu ani ölümlerle karşılaşıyor.
Bu durumun farkına varmak ve havai fişeklerin patlatıldığı yerleri değiştirmek gibi basit bir önlem, birçok küçük hayvanın ani ölümünü engelleyebilir. Uzmanlar, piroteknik ürünlerin neden olduğu gürültü kirliliğinin, kuşların doğal yaşam döngülerini ve hayatta kalma şanslarını derinden etkilediğini vurguluyor. Geleneksel kutlamaların bir parçası olan bu gösteriler, eğlence ve neşe kaynağı olsa da, çevresel ve hayvan refahı üzerindeki olumsuz etkileri göz ardı edilemez bir boyuta ulaşmış durumda.
Havai Fişek Patlamaları Kuşları Nasıl Etkiliyor?
Ornitolojiye büyük bir tutkuyla bağlı olan ve zamanının önemli bir bölümünü Barselona'daki kuşları gözlemlemeye ve fotoğraflamaya ayıran Jaume Albaigès, kuşların ve genel olarak hayvanların işitsel hassasiyet aralığının insanlardan çok daha yüksek olduğunu açıklıyor. Bu durum, havai fişek patlamalarının onlar için çok daha şiddetli duyulduğu anlamına geliyor. Albaigès'e göre, piroteknik ürünlerin patlaması kuşlarda büyük bir şoka neden oluyor; öyle ki bazıları taşikardi, kalp krizi ve hatta ölümle sonuçlanabilecek durumlar yaşayabiliyor.
Albaigès, havai fişek ve maytapların patlama sesinin kuşları korkuttuğunu, bu durumu büyük bir tehdit veya bilinmeyen bir tehlike olarak algıladıklarını belirtiyor. Kuşların ilk tepkisi, panik içinde uçarak olay yerinden uzaklaşmak oluyor. Bu plansız ve ani, yüksek hızlı uçuşlar genellikle kazalarla sonuçlanıyor. Çoğu zaman kuşlar, binalara veya diğer kentsel unsurlara çarparak yaralanıyor veya ölüyor. Ayrıca, kuşların o kadar uzağa uçtukları durumlar da yaşanabiliyor ki, daha sonra bulundukları yere geri dönmeyi başaramıyorlar.
Bu durum, özellikle yılın bu zamanında, yani kuşların hala yuvalama döneminde olduğu haziran ayında büyük önem taşıyor. Korkarak uçan ebeveyn kuşlar yuvalarına geri dönemezlerse, yumurtalar veya yavrular terk edilmiş kalacak ve hayatta kalamayacaklar. Piroteknik ürünlerin kullanıldığı bölgelerden ani kaçışla bağlantılı olarak, bazı kuşların normalden daha uzun mesafeler kat etmeleri, alışılmadık derecede fazla enerji harcamaları da göz önüne alınmalı. Bu durum, kuşların iyileşme süreçlerinde büyük bir maliyet oluşturarak onları daha savunmasız ve zayıf hale getirebiliyor. Bu da uzun vadede kentsel kuş popülasyonlarının azalmasına ve ekosistemlerin bozulmasına yol açabilir.
Sant Joan Kutlamaları ve Çevresel Duyarlılık
Sant Joan Gecesi, İspanya ve özellikle Catalunya (Katalonya) bölgesinde her yıl 23 Haziran'ı 24 Haziran'a bağlayan gece kutlanan, yaz gündönümünü ve Aziz Yuhanna'nın doğumunu simgeleyen önemli bir kültürel ve geleneksel festivaldir. Bu kutlamalar, genellikle büyük şenlik ateşleri, havai fişek gösterileri, müzik ve dansla karakterizedir. Binlerce insan plajlarda ve şehir meydanlarında toplanarak bu "ateş gecesini" coşkuyla karşılar. Ancak, bu coşku dolu kutlamaların bir bedeli var: çevresel kirlilik, yangın riskleri ve hayvanlara verilen zarar. Son yıllarda, bu geleneklerin hayvan refahı ve çevre üzerindeki etkileri konusunda artan bir farkındalık oluşmuştur.
İspanya'da mevcut düzenlemeler, ormanlara 500 metreden daha yakın mesafede havai fişek atılmasını yasaklayarak yangın riskini azaltmayı hedeflemektedir. Ancak, bu yasağın kentsel yeşil alanları ve parkları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği konusunda çağrılar artmaktadır. Barselona Belediyesi (Ajuntament de Barcelona) gibi yerel yönetimler, sessiz havai fişeklerin teşvik edilmesi veya havai fişek kullanımının belirli bölgelerle sınırlandırılması gibi alternatif çözümler üzerinde çalışmaktadır. Bu tür önlemler, hem kültürel geleneği sürdürmeyi hem de şehirdeki hayvanların yaşam kalitesini korumayı amaçlamaktadır.
Türkiye'de de benzer sorunlar, yılbaşı kutlamaları, düğünler, milli bayramlar ve spor müsabakaları gibi etkinliklerde havai fişek kullanımının yaygınlaşmasıyla yaşanmaktadır. Kuşlar, sokak hayvanları ve hatta evcil hayvanlar, bu ani ve yüksek sesli patlamalar nedeniyle stres, panik ve yaralanmalar yaşayabilmektedir. Bu durum, Türkiye'de de hayvan hakları savunucuları ve çevre örgütleri tarafından sıkça dile getirilmekte, "sessiz havai fişek" gibi alternatiflerin veya kullanım kısıtlamalarının getirilmesi talep edilmektedir. Geleneklerin modern çağın çevresel ve etik değerleriyle uyumlu hale getirilmesi, hem İspanya hem de Türkiye için önemli bir gündem maddesidir. Bireylerin de bu konuda duyarlı olması, havai fişekleri patlatacakları yerleri dikkatli seçmeleri ve mümkünse daha az sesli veya görsel alternatifleri tercih etmeleri, bu sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.

