İspanya'nın sağlık otoriteleri, özellikle gençler arasında popülerleşen nitröz oksit veya bilinen adıyla "gülme gazı" tüketiminin ciddi nörolojik riskler taşıdığı konusunda alarm verdi. Barselona (Barcelona) merkezli prestijli nörorehabilitasyon hastanesi Institut Guttmann, 2020 ile 2025 yılları arasında bu maddeyi kullanan altı genç hastanın, geri dönüşü olmayan ağır nörolojik sekellerle tedavi altına alındığını açıkladı. Bu durum, maddenin düşük maliyeti, kolay erişilebilirliği ve yan etkileri hakkındaki bilgi eksikliği nedeniyle artan kullanımına karşı acil bir uyarı niteliği taşıyor.
Institut Guttmann'dan yapılan açıklamada, nitröz oksidin düzenli kullanımının vücutta kalıcı ve ciddi hasarlara yol açabileceği vurgulandı. Hastalarda uzuvlarda duyu ve istemli hareket kaybı veya bozukluğu, koordinasyon ve denge sorunları gibi belirtiler gözlemlendi. Bu semptomlar, bireylerin günlük yaşam kalitesini derinden etkileyen ve uzun süreli rehabilitasyon gerektiren durumlar olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, gençlerin bu "eğlence amaçlı" maddeyi kullanırken karşılaştıkları risklerin ciddiyetini anlamaları için kapsamlı bilinçlendirme kampanyalarının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Madde, genellikle silindirik metal kartuşlar veya balonlar aracılığıyla solunarak tüketiliyor ve doza bağlı olarak 15 ila 45 dakika süren kısa süreli bir öfori etkisi yaratıyor. Guttmann'da rehabilitasyon doktoru olan Margarita Vallès, toplumda nitröz oksit tüketiminin güvenli olduğuna dair yanlış bir algı olduğunu ifade ediyor. Ancak Dr. Vallès, maddenin B12 vitamininin metabolizmasına müdahale ederek sinir hücrelerinin önemli bir bileşeni olan miyelin tabakasının kaybına yol açtığına dikkat çekiyor. Miyelin, sinir sinyallerinin hızlı ve etkili bir şekilde iletilmesini sağlayan hayati bir yapıdır ve hasarı, sinir sisteminde ciddi işlev bozukluklarına neden olabilir.
Nitröz Oksit: Tarihçesi ve Artan Yanlış Kullanımı
Nitröz oksit, 18. yüzyılın sonlarında keşfedilmiş ve başlangıçta "gülme gazı" olarak adlandırılmıştır çünkü soluyan kişilerde neşeli ruh halleri ve kontrolsüz gülme krizleri yaratma eğilimindedir. Tıpta, özellikle diş hekimliğinde ve cerrahi operasyonlarda kısa süreli anestezi ve ağrı kesici olarak güvenle kullanılmaktadır. Ayrıca, gıda endüstrisinde, özellikle krema şantilerinde itici gaz olarak da yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Ancak, son yıllarda bu maddenin yasa dışı ve eğlence amaçlı kullanımı, özellikle gençler arasında endişe verici boyutlara ulaşmıştır.
Bu artışın temel nedenleri arasında, maddenin yasal statüsündeki boşluklar, kolay temin edilebilirliği ve internet üzerinden veya bazı dükkanlardan rahatça satın alınabilmesi yer alıyor. Birçok ülkede, nitröz oksidin tıbbi veya gıda amaçlı satışı yasal olsa da, eğlence amaçlı solunması yasa dışıdır. Ancak bu ayrımı denetlemek ve uygulamak oldukça zordur. Gençler, maddenin "zararsız" olduğu yanılgısıyla, genellikle partilerde, festivallerde veya arkadaş toplantılarında bu gazı kullanmaktadır. Bu durum, maddenin potansiyel tehlikeleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmamalarından kaynaklanmaktadır.
Türkiye ve Küresel Bağlamda Benzer Riskler
Nitröz oksidin eğlence amaçlı kullanımı sadece İspanya'ya özgü bir sorun değil, küresel bir halk sağlığı meselesidir. Birleşik Krallık, Hollanda ve diğer Avrupa ülkeleri de benzer vakalarla karşı karşıya kalmış ve bu maddeye karşı çeşitli yasal düzenlemeler ve bilinçlendirme kampanyaları başlatmışlardır. Türkiye'de de "gülme gazı" adı altında benzer maddelerin, özellikle büyük şehirlerdeki eğlence mekanlarında veya internet üzerinden yasa dışı yollarla temin edildiği ve kullanıldığına dair haberler zaman zaman gündeme gelmektedir. Türk yetkililer ve sivil toplum kuruluşları da bu tür maddelerin yaygınlaşmasına karşı önlemler almaya çalışmaktadır.
Uzmanlar, nitröz oksidin uzun süreli veya yüksek dozda kullanımının, B12 vitamini eksikliğine bağlı olarak sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarların yanı sıra, anemi, hafıza kaybı, depresyon ve hatta psikoz gibi ciddi ruhsal sağlık sorunlarına da yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu tür vakaların artması, gençlerin madde kullanımı konusundaki farkındalığını artırmak, yasal düzenlemeleri sıkılaştırmak ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Toplumun her kesiminin, özellikle de ailelerin ve eğitimcilerin bu konuda bilinçli olması, gençleri potansiyel tehlikelerden korumak adına kritik bir rol oynamaktadır.



