🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Kültür

Barselona'nın Yükselen Yıldızı Guillem Jiménez: "Dans Tiyatro Gibi İşlemeli"

19 Haziran 2026, Cuma
4 dk okuma
Kaynak: Betevé
Barselona'nın Yükselen Yıldızı Guillem Jiménez: "Dans Tiyatro Gibi İşlemeli"

Barselona'nın genç ve vizyoner koreografı Guillem Jiménez, henüz 20 yaşındayken, yedi yıl önce kendi dans topluluğu laSADCUM'u kurarak sahne sanatları dünyasına iddialı bir giriş yaptı. Bir dansçı, koreograf, koreografi asistanı ve hareket direktörü olarak çok yönlü bir sanatçı olan Jiménez, yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çekiyor. Son olarak, topluluğunun yeni eseri Everafter ile Barselona'nın prestijli sanat festivali Festival Grec'te sahne alacak olan Jiménez, dans sanatının geleceğine dair önemli bir dileğini dile getirdi: "Dansın tiyatro gibi işlemesini isterim." Bu açıklama, sanat dünyasında geniş yankı uyandırdı ve dansın sürdürülebilirliği üzerine tartışmaları alevlendirdi.

Jiménez'in laSADCUM ile sahneye koyduğu ilk büyük formatlı eser olan Aclucalls, kolektif finansman (crowdfunding) sayesinde hayata geçmişti; bu durum, bağımsız sanat topluluklarının karşılaştığı finansman zorluklarını ve yaratıcı çözümleri gözler önüne seriyor. Şimdi ise, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Born – Museu d’Història de Barcelona'da (Barselona Tarih Müzesi) Festival Grec kapsamında prömiyer yapacak olan Everafter için biletler şimdiden tükenmiş durumda. Bu büyük ilgi, genç koreografın ve topluluğunun Barselona sanat sahnesindeki yükselişinin bir göstergesi. Eser, 25-28 Şubat 2027 tarihleri arasında ise Mercat de les Flors'ta (Çiçekler Pazarı) tekrar sahnelenecek, bu da eserin uzun soluklu bir başarıya imza atacağının sinyallerini veriyor.

Everafter, izleyiciyi yedi potansiyel süper kahramanın yaşadığı paralel bir evrene taşıyor; ancak bu kahramanlar, dünyaları henüz inşa halinde olduğu için şimdilik stajyer olarak görev yapıyorlar. Guillem Jiménez, eserin "stajyer arketipinden, içine girdiğimiz neokapitalist ve teknofeodal sistemin bir metaforu olarak ortaya çıktığını" belirtiyor. Bu derin sosyal eleştiri, laSADCUM'un sanatsal DNA'sının önemli bir parçası. Topluluk, "çok somut bir fiziksel dil" kullanarak çağdaş temaları bedene odaklanarak işliyor ve bunu kendilerine özgü bir mizah ve ironi anlayışıyla harmanlıyor. Bu özgün yaklaşım, laSADCUM'u Barselona'nın dinamik dans sahnesinde farklı bir yere konumlandırıyor.

Jiménez'in sanatsal yeteneği sadece kendi topluluğuyla sınırlı değil. Kariyerinde moda defilelerinden müzik videolarındaki dövüş koreografilerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalara imza atmış. Özellikle Björk ve Rosalía'nın birlikte seslendirdiği Oral şarkısının video klibindeki dövüş koreografisiyle adından söz ettiren Jiménez, bu projede çizgi romanlardaki dövüşleri ve avatarların hareketlerini araştırmış. Video klibin yönetmeni Carlota Guerrero tarafından bu göreve çağrılması, onun bu alandaki uzmanlığını ve yenilikçi bakış açısını kanıtlıyor. Ayrıca Guitarricadelafuente'nin konserleri için hareket direktörlüğü ve Paloma Wool'un defileleri için koreografiler de yapan Jiménez, "Her şeyin koreografisi yapılabilir, hatta bir restoranın bile" diyerek sanatsal sınır tanımadığını ortaya koyuyor.

Barselona'da Dans Sanatının Yükselişi ve Zorlukları

Barselona, İspanya'nın ve Avrupa'nın en önemli kültür merkezlerinden biri olarak kabul edilirken, dans sanatı da bu zenginliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Mercat de les Flors ve Festival Grec gibi kurumlar, kentin dans sahnesine önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak Guillem Jiménez'in dile getirdiği gibi, bağımsız dans toplulukları ve koreograflar, tiyatroya kıyasla sınırlı sergileme alanları ve kısa gösterim süreleri gibi ciddi zorluklarla karşı karşıyadır. Tiyatro eserleri haftalarca sahnede kalabilirken, dans gösterileri genellikle birkaç performansla sınırlı kalmaktadır. Bu durum, sanatçıların eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmasını ve finansal sürdürülebilirliği sağlamasını zorlaştırmaktadır. Jiménez'in "dans için bir Sala Beckett" (Barselona'da çağdaş tiyatronun önemli merkezlerinden biri olan Sala Beckett'e atıfta bulunarak) çağrısı, bu alandaki yapısal eksikliklere dikkat çekmektedir. Türkiye'de de benzer şekilde, çağdaş dans toplulukları ve bağımsız sanatçılar, yeterli finansman, prova ve gösteri alanları bulma konusunda benzer mücadeleler vermektedir, bu da Jiménez'in çağrısının evrensel bir yankı bulduğunu göstermektedir.

Jiménez'in Everafter eserinde ele aldığı "neokapitalist ve teknofeodal sistem" metaforu, günümüz toplumunun işgücü piyasasındaki güvencesizliği ve dijitalleşmenin getirdiği yeni sömürü biçimlerini ele alıyor. Stajyer arketipi, özellikle genç nesillerin karşılaştığı prekariteyi ve "gig ekonomisi"nin (parça başı iş ekonomisi) yaygınlaşmasını sembolize ediyor. Bu, sanatın sadece estetik bir ifade değil, aynı zamanda toplumsal bir eleştiri ve farkındalık aracı olabileceğinin güçlü bir örneğidir. laSADCUM'un kolektif finansmanla ilk büyük eserini sahnelemesi de, bağımsız sanatın ayakta kalma mücadelesinde yaratıcı ve dayanışmacı finansman modellerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Geleceğin Dansı: Guillem Jiménez'in Vizyonu ve Sanatsal Etkisi

Guillem Jiménez, Barselona'daki Institut del Teatre'nin (Tiyatro Enstitüsü) Yüksek Dans Konservatuvarı'nda koreografi eğitimi almış, donanımlı ve genç bir sanatçı olarak, çağdaş dansın geleceğine yön veren önemli isimlerden biri haline gelmiştir. Onun "dansın tiyatro gibi işlemesi" dileği, sadece daha fazla sahne alanı ve uzun gösterim süreleri talebi olmanın ötesinde, dansın sanatsal ve kültürel değerinin daha geniş çapta tanınması ve desteklenmesi gerektiğine dair bir çağrıdır. Bu vizyon, dansın sadece bir gösteri sanatı değil, aynı zamanda derinlikli hikayeler anlatabilen, toplumsal meselelere değinebilen ve izleyiciyle daha uzun süreli bir bağ kurabilen bir disiplin olduğunu vurgulamaktadır.

Jiménez gibi genç ve yenilikçi sanatçılar, sadece kendi eserlerini yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda disiplinlerinin geleceği için de mücadele ediyorlar. Onun çağrısı, Barselona'daki kültür politikası yapıcıları ve sanat kurumları için bir ilham kaynağı olabilir, dans sanatına yönelik desteklerin artırılması ve yeni sergileme modellerinin geliştirilmesi konusunda bir tartışma başlatabilir. Sanatsal üretimi toplumsal eleştiriyle harmanlayan ve bunu özgün bir fiziksel dille ifade eden Guillem Jiménez ve laSADCUM, çağdaş dansın sadece bugününe değil, aynı zamanda yarınına da ışık tutan önemli bir güç olarak Barselona ve uluslararası sanat sahnesindeki yerini sağlamlaştırmaktadır.

Etiketler:
#dans#koreografi#festival-grec#barselona#sahne-sanatlar
Paylaş:
Kaynak: Betevé