Barselona'nın köklü kültür festivali Grec Festivali, 50. yıl dönümünü kutladığı bu özel dönemde, sahne yönetmenliğini Galiçyalı Marta Pazos'un, müzik yönetmenliğini ise Dani Espasa'nın üstlendiği, Bertolt Brecht'in librettosu ve Kurt Weill'in müziğiyle ölümsüzleşen L'òpera de tres rals (Üç Kuruşluk Opera) adlı eserle perdelerini açtı. Marc Rosich tarafından Katalanca'ya çevrilen bu klasik yapım, Teatre Grec'te (Yunan Tiyatrosu) 29-30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerindeki üç temsiliyle kapalı gişe oynayarak festivalin başlangıcına damga vurdu. Bu kültürel iş birliği, aynı zamanda 50. yılını kutlayan Teatre Lliure ile ortak bir yapım olup, oyun 17 Eylül'den 10 Ekim'e kadar Teatre Lliure'nin Fabià Puigserver sahnesinde sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.
Brecht ve Weill'in 1928 yılında kaleme aldığı bu müzikal, dönemin kapitalist sistemine yönelik sert eleştirileriyle tanınır. Eser, Nazizmin yükselişiyle Almanya'da yasaklanmış olsa da, güncelliğini koruyan mesajlarıyla sanat dünyasında önemli bir yer tutar. Oyunun çarpıcı repliklerinden biri olan "Bir bankayı soymakla bir banka kurmak arasındaki fark nedir?" ifadesi, Brecht'in toplumsal eleştiri anlayışını ve ikiyüzlülüğe karşı duruşunu net bir şekilde özetler. Yönetmen Marta Pazos da, eserin 1928'de yazılmış olmasına rağmen, kapitalizmin tehlikeleri ve toplumsal adaletsizlikler konusunda günümüzle tamamen örtüştüğünü vurgulamaktadır.
Pazos, Brecht ve Weill'in kabare ile lirik operayı birleştirme arzusundan ilham alarak, Barselona'nın tarihi Paral·lel (Paralel) bölgesinin zengin kabare geleneğine küçük bir saygı duruşunda bulunmayı hedeflemiş. Paral·lel, 20. yüzyılın başlarında Barselona'nın eğlence ve gece hayatının kalbi olmuş, sayısız tiyatro, kabare ve müzikholü barındırmış, şehrin bohem ve avangart ruhunu yansıtan ikonik bir caddedir. Bu bağlamda, yönetmenin eseri Katalan kültürüyle harmanlama çabası, yerel izleyici için özel bir anlam taşımakta ve eserin evrensel mesajını yerel dokunuşlarla zenginleştirmektedir.
Sahnedeki Yıldızlar ve Yönetmenin Vizyonu
Oyunun başrolünde, Viktorya dönemi Londra'sının korkulan suçlusu ve polis şefi Brown (Roc Bernadí) tarafından korunan Mackie el Navalla karakterini Nao Albet canlandırıyor. Mackie'nin gizlice evlendiği Polly Peachum rolünde Miriam Mouchles, dilencilik işini kontrol eden ancak damadını onaylamayan babası Jonathan Jeremiah Peachum rolünde ise usta oyuncu Eduard Farelo yer alıyor. Geniş kadroda Marta Bernal, Arnau Boces, Pablo Capuz, Marc Domingo, Joan Esteve, Clara Mingueza, Biel Rossell ve Júlia Truyol gibi isimler bulunuyor. Sahnedeki 10 kişilik canlı orkestra da, Dani Espasa'nın yönetiminde esere müzikal derinlik katıyor.
Marta Pazos, sadece bir yönetmen değil, aynı zamanda görsel bir sanatçı ve sahne tasarımcısı olarak da öne çıkıyor. Kendi tasarladığı sahne düzenlemeleri, güçlü görsel estetiği ve canlı renk kullanımıyla hemen tanınır. Pazos, renklerin izleyici üzerinde uyandırdığı duygu ve algıların, hikaye anlatımında önemli bir rol oynadığına inanıyor. Ona göre "Renk, bir karakterden daha fazlasıdır. Belirli bir rengin izleyicide uyandırdığı hisler aracılığıyla pek çok şey anlatılabilir." Bu yaklaşım, sahneye taşıdığı her esere dinamik ve akılda kalıcı bir estetik katmaktadır.
Grec Festivali ve Kültürel Mirasın Önemi
Grec Festivali, Barselona'nın en prestijli uluslararası tiyatro, dans, müzik ve sirk sanatları festivallerinden biridir. Her yıl yaz aylarında, adını aldığı Teatre Grec'te (Montjuïc tepesindeki eski bir Roma taş ocağından dönüştürülmüş açık hava tiyatrosu) ve şehrin diğer önemli sahnelerinde binlerce sanatseveri ağırlar. 50 yıllık tarihi boyunca festival, hem Katalan hem de uluslararası sanatçıların eserlerini sergilemek için önemli bir platform sağlamış, Barselona'yı Avrupa'nın önde gelen kültür başkentlerinden biri yapmıştır. Festivalin bu denli uzun ömürlü ve başarılı olması, şehrin sanata verdiği değeri ve kültürel çeşitliliğe olan bağlılığını göstermektedir. Türkiye'deki benzer uluslararası festivaller gibi, Grec de kültürel alışverişi teşvik ederek farklı sanat disiplinlerini bir araya getirme misyonunu sürdürmektedir.
Marta Pazos'un yönettiği L'òpera de tres rals ile 50. yılını kutlayan Grec Festivali'nin açılışı, sadece bir tiyatro gösterisi olmanın ötesinde, sanatın toplumsal eleştiri aracı olarak gücünü ve zamana meydan okuyan klasik eserlerin günümüzdeki yankısını bir kez daha gözler önüne serdi. Brecht'in kapitalizm eleştirisi, Pazos'un modern ve renkli yorumuyla birleşerek, Barselona'nın kültürel mirasıyla harmanlanmış, düşündürücü ve görsel açıdan büyüleyici bir deneyim sunuyor. Bu tür etkinlikler, sanatın sadece eğlence değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratma ve eleştirel düşünmeyi teşvik etme potansiyelini de hatırlatır.


