Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmayı hedefleyen ve İsrail ablukasını kırmayı amaçlayan Global Sumud Filosu, hava koşullarının iyileşmesinin ardından bu Cuma sabahı erken saatlerde Girit (Creta) Adası'ndan yeniden denize açıldı. Yaklaşık otuz gemiden oluşan filo, günlerdir beklediği limandan ayrılarak kritik bir rotaya girdi. Filo, önümüzdeki saatlerde Türkiye'de teknik bir durak yapacak ve burada daha fazla geminin katılımıyla Gazze'ye doğru nihai yolculuğuna devam edecek.
Organizasyon tarafından yapılan açıklamada, bu yolculuğa devam etme kararının "azim ve kararlılık beyanı" olduğu vurgulandı. Filo, bazı aktivistlerin tutuklanmasına rağmen, misyonun "bozulmadan kaldığını ve aynı hedefe odaklandığını" belirtti. Bu hamle, Gazze'deki derinleşen insani krize dikkat çekme ve uluslararası toplumu harekete geçirme çabalarının önemli bir parçası olarak görülüyor.
Filo, Gazze'ye yönelik ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, bölgedeki sivillere temel ihtiyaç maddelerinin ulaştırılmasının bir insanlık görevi olduğunu belirtiyor. İsrail'in ablukası nedeniyle Gazze'ye gıda, ilaç, yakıt ve inşaat malzemeleri gibi hayati öneme sahip ürünlerin girişi ciddi şekilde kısıtlanıyor. Bu durum, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte bölgedeki insani felaketi daha da derinleştirdi.
Greenpeace Misyonu Bıraktı, Tutuklu Aktivistler Direniyor
Başlangıçta Open Arms ve Greenpeace gibi tanınmış sivil toplum kuruluşlarının desteğini alan misyon, önemli bir değişikliğe sahne oldu. Greenpeace'in "Arctic Sunrise" adlı gemisi, bu Cuma günü itibarıyla filodan ayrılarak "diğer küresel misyonlara katkıda bulunmak üzere" yolculuğuna son verdi. Filo organizasyonu, Greenpeace'in ve gemi mürettebatının "bıraktığı iz" için minnettarlığını dile getirdi. Özellikle mühendislerinin ve teknisyenlerinin "dayanışmanın güzelliğinin yorgunluk veya dış müdahalelerle engellenmemesi için" kritik bir rol oynadığı ifade edildi.
Öte yandan, filonun aktivistlerinden Saif Abukeshek ve Katalan asıllı Thiago Ávila, İsrail hapishanesinde tutuklu kalmaya devam ediyor. Filo, aktivistlerin "işkenceye maruz kaldığını" iddia ediyor ve bir haftayı aşkın süredir açlık grevinde olduklarını belirtiyor. Katalan aktivist Ávila'nın su içmeyi de bırakmasıyla durum daha da ciddileşti. İsrail mahkemesinin, İsrail hükümetinin talebi üzerine aktivistlerin tutukluluk süresini uzatması ve serbest bırakılma taleplerini reddetmesi, uluslararası insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti. Barselona'da ve İspanya genelinde aktivistlerin serbest bırakılması için çağrılar yükseliyor.
Gazze Ablukası ve Filo Girişimlerinin Tarihi
Gazze Şeridi'ne uygulanan abluka, 2007 yılında Hamas'ın bölgede kontrolü ele geçirmesinden bu yana İsrail ve Mısır tarafından sürdürülüyor. Bu abluka, Gazze'nin ekonomisini çökertirken, 2 milyondan fazla Filistinlinin yaşam koşullarını dramatik bir şekilde kötüleştirdi. Uluslararası hukuk uzmanları, ablukanın kolektif cezalandırma teşkil ettiğini ve uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğunu belirtiyor.
Gazze'ye yönelik ablukayı kırma girişimleri yeni değil. En bilinen olaylardan biri, 31 Mayıs 2010'da İsrail komandolarının uluslararası sularda "Mavi Marmara" gemisine düzenlediği baskındır. Bu olayda 9 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiş, Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler uzun yıllar boyunca gerilmişti. Bu tür filo girişimleri, sadece insani yardım ulaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda Gazze'deki duruma küresel dikkat çekmek ve ablukanın yasal ve ahlaki boyutlarını sorgulamak amacını taşıyor.
Türkiye'nin Rolü ve Uluslararası Tepkiler
Global Sumud Filosu'nun Türkiye'de teknik bir durak yapma kararı, Türkiye'nin Gazze konusundaki uzun süreli ve kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, Filistin davasının en güçlü destekçilerinden biri olmuş ve Gazze'ye yönelik insani yardım çabalarında aktif rol oynamıştır. Bu durak, filonun lojistik kapasitesini artırmanın yanı sıra, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin bu konudaki liderliğini de pekiştirecektir. Türkiye'den daha fazla geminin katılması, filonun sembolik ve fiili gücünü artıracaktır.
Filo girişimleri, İsrail'in Gazze politikasını uluslararası arenada sorgulatan önemli bir baskı aracı olmuştur. Bu tür eylemler, Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası kuruluşların Gazze'deki insani duruma daha fazla müdahale etmesi yönündeki çağrıları güçlendiriyor. İspanya gibi Avrupa ülkelerinin de Filistin devletini tanıma yönündeki adımları ve Barselona gibi şehirlerin Filistin davasına verdiği destek, bu filonun arkasındaki uluslararası dayanışmanın bir göstergesidir. Filo'nun Gazze'ye ulaşma çabası, bölgedeki insani krizin çözümüne yönelik diplomatik ve sivil toplum çabalarını daha da yoğunlaştırabilir, ancak aynı zamanda İsrail'in olası müdahalesi nedeniyle ciddi riskler de taşımaktadır.



