🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Gazze Filosu Aktivistleri Barselona'ya Döndü: "Kaçırıldık ve Brutal Şekilde Saldırıya

23 Mayıs 2026, Cumartesi
4 dk okuma
Gazze Filosu Aktivistleri Barselona'ya Döndü: "Kaçırıldık ve Brutal Şekilde Saldırıya

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik uyguladığı ablukayı delmek ve bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu'nun yaklaşık yirmi aktivisti, beş gün süren zorlu bir alıkonulma sürecinin ardından Barselona'ya geri döndü. İçlerinde 18 Katalan ile Balear Adaları ve Valensiya'dan gelenlerin de bulunduğu aktivistler, Cumartesi öğleden sonra Barselona-El Prat Havalimanı'nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Misyonları, sadece yardım ulaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda Filistin halkının yaşadığı insani dramı ve uluslararası hukukun ihlallerini dünya gündemine taşımaktı.

Aktivistlerin Barselona'ya dönüşü, havalimanının Terminal 2'sinde duygusal anlara sahne oldu. İki ayrı uçuşla, biri Ankara (Türkiye) ve diğeri Düsseldorf (Almanya) üzerinden gelen aktivistler, yaklaşık 200 kişilik Filistin bayrakları ve pankartlarla toplanan kalabalık tarafından alkışlarla karşılandı. Karşılayıcılar arasında İspanya Kültür Bakanı Ernest Urtasun ve Comuns partisinden Avrupa Parlamentosu Üyesi Jaume Asens gibi önemli siyasi figürler de yer aldı. Bu karşılama, İspanyol toplumunun Gazze'deki duruma ve aktivistlerin cesaretine verdiği desteği gözler önüne serdi.

Dönüş yapan aktivistlerden Ariadna Masmitjà, bilinen adıyla Masmi, medya mensuplarına yaptığı açıklamada, filonun 15 Nisan'da yola çıktığını ve ana hedeflerinin ablukayı kırmak, insani bir koridor açmak ve en önemlisi Filistin halkının yaşadıklarını dünyaya duyurmak olduğunu vurguladı. Masmitjà, "Amacımız her zaman oraya yeniden dikkat çekmek ve unutmamaktı" ifadelerini kullandı. Konuşmasında, Akdeniz'de silah yüklü gemilerin serbestçe ilerleyebildiğini ancak insani yardım taşıyan bir filonun "soykırımcı bir devlet" tarafından, diğer Akdeniz ve dünya hükümetlerinin "sessizliği ve suç ortaklığı" ile durdurulduğunu eleştirdi.

Masmitjà, uluslararası sularda iki kez yasa dışı olarak durdurulduklarını ve yaklaşık 250 mil açıkta "kaçırılıp vahşice saldırıya uğradıklarını" aktardı. Ayrıca, gemilerin denizde sürüklenmeye bırakılmasının denizcilik yasalarına aykırı olduğunu da belirtti. Bu iddialar, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiği yönündeki eleştirileri bir kez daha gündeme getirdi. Aktivistlerin ifadeleri, Akdeniz'deki insani yardım misyonlarının karşılaştığı tehlikeleri ve uluslararası toplumun bu duruma karşı sorumluluğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.

Gazze Ablukası ve Özgürlük Filosu'nun Tarihsel Bağlamı

Global Sumud Filosu'nun yaşadığı bu olay, Gazze Şeridi'ne yönelik uzun süredir devam eden ablukanın ve bu ablukayı kırmaya çalışan sivil toplum inisiyatiflerinin tarihçesinin bir parçasıdır. İsrail, 2007 yılından bu yana Gazze'ye kara, deniz ve hava ablukası uyguluyor. Bu abluka, bölgedeki 2 milyondan fazla Filistinlinin temel ihtiyaçlara erişimini kısıtlayarak ağır bir insani krize yol açmaktadır. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve sivillerin kolektif cezalandırılması anlamına geldiğini defalarca belirtmiştir.

Özgürlük Filosu (Freedom Flotilla) hareketinin kökenleri, özellikle 2010 yılında Gazze'ye insani yardım götürmeye çalışırken İsrail komandolarının müdahalesiyle 10 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği Mavi Marmara olayına dayanmaktadır. Bu olay, uluslararası alanda büyük yankı uyandırmış ve Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin uzun süre gerilmesine neden olmuştur. O günden bu yana, farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları, Gazze ablukasını kırmak ve bölgeye yardım ulaştırmak amacıyla benzer filolar düzenlemeye devam etmektedir. Bu misyonlar, genelde uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından durdurulmakta ve aktivistler alıkonularak sınır dışı edilmektedir.

İspanya ve AB'den İsrail ile İlişkileri Kesme Çağrısı

Ariadna Masmitjà, Avrupa Birliği'nin bu konuda net bir tavır almasını, İsrail ile ilişkilerini kesmesini ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) şikayette bulunmasını talep etti. Masmitjà, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri olduğunu hatırlatarak, "O devletle tüm ilişkiler kesilmeli" çağrısında bulundu. Bu çağrı, İspanya'nın ve bazı AB ülkelerinin son dönemde Filistin devletini tanıma yönündeki adımlarıyla paralel bir çizgide yer almaktadır. İspanya, İrlanda ve Norveç gibi ülkeler, Mayıs ayında Filistin devletini resmen tanıyarak, Avrupa Birliği içinde bu konuda önemli bir ayrışmaya yol açmıştı.

İspanyol hükümetini de eleştiren Masmitjà, hükümetin "belki söylemleri var ama eylemleri yok" diyerek, İsrail ile ticari, ekonomik ve silah ilişkilerini sürdürmesini kınadı. Ayrıca, bazı İspanyol şirketlerinin "bu soykırımın ve bu şiddetin suç ortağı olmaya devam ettiğini" belirtti. Aktivist, "Hükümetlerimiz tavır almazsa, Filistin halkına yönelik şiddet sona ermeyecek. Hükümetler yapmadığı için biz bedenlerimizi ortaya koyuyoruz. Hükümetler sessiz kaldığı ve suç ortağı olduğu için hayatımızı riske atıyoruz. Bu nedenle, sadece söylemlerle sınırlı kalmayıp harekete geçmelerini talep ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Bu sert eleştiriler, İspanya'daki sivil toplumun hükümetten daha somut adımlar beklediğini göstermektedir.

Olayın Uluslararası Etkileri ve Türkiye Bağlantısı

Global Sumud Filosu aktivistlerinin Barselona'ya dönüşü ve yaptıkları açıklamalar, Gazze'deki insani krize dikkat çekme ve uluslararası toplumun sorumluluğunu bir kez daha hatırlatma açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tür sivil inisiyatifler, hükümetlerin diplomatik çabalarının yanı sıra, kamuoyunu harekete geçirme ve siyasi baskı oluşturma potansiyeline sahiptir. Olayın, özellikle İspanya gibi Filistin yanlısı duruş sergileyen bir Avrupa ülkesinde yaşanması, AB içindeki Filistin meselesine dair tartışmaları daha da alevlendirebilir.

Türkiye, Gazze ablukasını kırma çabalarına ve Filistin davasına tarihsel olarak güçlü destek veren ülkelerden biridir. Mavi Marmara olayıyla bizzat tecrübe ettiği Özgürlük Filosu misyonları, Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetini artırmıştır. Aktivistlerden bir kısmının Ankara üzerinden Barselona'ya gelmesi, Türkiye'nin de bu insani yardım çabalarına bir şekilde dahil olduğunu veya en azından geçiş güzergahı sağladığını düşündürmektedir. Bu olay, uluslararası hukukun üstünlüğü, insani yardımın engellenemezliği ve sivil toplumun küresel vicdanı temsil etme rolü üzerine önemli tartışmaları beraberinde getirecektir.

Etiketler:
#gazze-filosu#aktivistler#barselona#israil#insani-yardm
Paylaş: