🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Demokrasiye Güven Azalıyor: Güvenlik Arayışı ve Popülizmin Yükselişi

8 Haziran 2026, Pazartesi
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Demokrasiye Güven Azalıyor: Güvenlik Arayışı ve Popülizmin Yükselişi

Ünlü hukuk profesörü ve Othering and Belonging Institute (Ötekileştirme ve Aidiyet Enstitüsü) direktörü john a. powell (adının küçük harflerle yazılmasını tercih ediyor), son dönemde Barselona'yı ziyaret ederek küresel çapta demokrasiye yönelik tehditler ve toplumsal aidiyetin önemi üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Berkeley Üniversitesi'nde Afro-Amerikan Çalışmaları, Etnik Çalışmalar ve Hukuk alanlarında ders veren powell, BCN4Peace adlı kuruluşun davetlisi olarak geldiği şehirde, "İnsanlar demokrasiyi umursamıyor; onlara kendilerini güvende hissettirecek birine ihtiyaç duyuyorlar" şeklindeki sözleriyle dikkatleri üzerine çekti. Bu açıklama, günümüz dünyasında demokrasinin karşı karşıya olduğu temel sorunları ve popülist liderlerin yükselişini anlamak adına önemli bir perspektif sunuyor.

powell'ın bu ifadesi, modern demokrasilerin karşılaştığı belki de en büyük ikilemlerden birini gözler önüne seriyor: soyut demokratik ilkelere bağlılık ile somut güvenlik ve istikrar arayışı arasındaki gerilim. Profesör, Othering and Belonging Institute aracılığıyla, toplumların nasıl "ötekileştirme" süreçleriyle bölündüğünü ve bu durumun "aidiyet" duygusunu zayıflatarak toplumsal uyumu nasıl bozduğunu inceliyor. Onun Barselona ziyareti, Institut Català d’Estudis per la Pau (Katalan Barış Çalışmaları Enstitüsü), Novact ve Centre Delàs gibi barış ve insan hakları alanında çalışan Katalan kuruluşlarının oluşturduğu BCN4Peace ittifakının ev sahipliğinde gerçekleşti. Bu ittifak, küresel barış, adalet ve kapsayıcılık konularında farkındalık yaratmayı ve çözüm üretmeyi hedefliyor.

john a. powell'ın uzmanlık alanı olan "ötekileştirme" kavramı, belirli grupların toplumsal, ekonomik veya siyasi süreçlerin dışında bırakılması, marjinalleştirilmesi ve "biz"den farklı olarak algılanması anlamına geliyor. Bu durum, özellikle ekonomik belirsizlik, göçmen krizi veya kimlik politikaları gibi faktörlerin etkisiyle artan güvensizlik ortamlarında daha da belirginleşiyor. powell'a göre, insanlar kendilerini güvende hissetmediklerinde, demokratik kurumların karmaşık işleyişi ve yavaş süreçleri yerine, hızlı ve kararlı çözümler vaat eden, güçlü liderlere yönelme eğilimi gösterebiliyorlar. Bu durum, popülist hareketlerin ve otoriter eğilimlerin yükselişine zemin hazırlıyor.

Küresel Demokrasi Krizi ve Güvenlik İkilemi

Profesör powell'ın Barselona'daki sözleri, aslında küresel çapta gözlemlenen bir eğilimin altını çiziyor. Son yıllarda, başta Avrupa ve Amerika olmak üzere birçok ülkede demokrasiye olan güven azalırken, popülist liderler ve partiler güç kazanıyor. Freedom House gibi kuruluşların raporları, dünya genelinde demokratik gerilemenin on yılı aşkın süredir devam ettiğini gösteriyor. Ekonomik eşitsizlik, işsizlik, göçmenlik ve terör gibi sorunlar, vatandaşların güvenlik ve istikrar beklentilerini artırırken, bu beklentileri karşılamakta zorlanan demokratik yönetimler eleştirilerin odağı haline geliyor. Bu bağlamda, powell'ın "insanların demokrasiyi umursamadığı" tespiti, bir eleştiri olmaktan ziyade, mevcut durumun acı bir analizi olarak değerlendirilebilir.

Bu eğilim, İspanya ve özellikle Catalunya (Katalonya) gibi bölgelerde de farklı boyutlarda hissediliyor. Katalan bağımsızlık hareketi, İspanya'daki siyasi kutuplaşma ve göçmenlik gibi konular, toplumda derin ayrışmalara ve güvensizlik duygularına yol açabiliyor. Benzer şekilde, Türkiye'de de siyasi istikrar ve güvenlik kavramları, zaman zaman demokratik hak ve özgürlüklerin önüne geçebilen bir söylemle öne çıkmıştır. Toplumsal aidiyetin zayıfladığı, "öteki" kavramının güçlendiği dönemlerde, vatandaşlar kendilerini daha güvende hissetmek için demokratik denge ve denetim mekanizmalarından feragat etmeye daha yatkın hale gelebilirler. Bu durum, demokratik kurumların güçlendirilmesi ve kapsayıcı politikalar geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.

Aidiyet ve Kapsayıcılıkla Demokrasiyi Güçlendirmek

john a. powell'ın mesajı, sadece bir tespit değil, aynı zamanda bir uyarı ve çözüm çağrısı niteliği taşıyor. Demokrasinin geleceği için, insanların sadece soyut haklara değil, aynı zamanda somut bir güvenlik ve aidiyet duygusuna sahip olmaları gerektiği vurgulanıyor. Bu, politikaların sadece ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda sosyal adaleti, kapsayıcılığı ve tüm toplumsal kesimlerin kendilerini "ait" hissetmelerini sağlayacak mekanizmaları da içermesi gerektiği anlamına geliyor. Ötekileştirme pratikleriyle mücadele etmek, farklı kimliklerin bir arada barış içinde yaşayabileceği bir ortam yaratmak ve demokratik süreçlere olan güveni yeniden inşa etmek, bu küresel krizden çıkışın anahtarları arasında yer alıyor.

Sonuç olarak, john a. powell'ın Barselona'daki gözlemleri, demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal güven, aidiyet ve güvenlik duygusuyla beslenen kırılgan bir yapı olduğunu hatırlatıyor. Eğer demokratik sistemler, vatandaşlarının temel güvenlik ve aidiyet ihtiyaçlarını karşılayamazsa, alternatif arayışlar kaçınılmaz hale gelecektir. Bu nedenle, küresel çapta demokratik kurumların güçlendirilmesi, kapsayıcı politikaların benimsenmesi ve ötekileştirme yerine ortak bir aidiyet duygusunun inşa edilmesi, hem İspanya hem de Türkiye gibi ülkeler için hayati önem taşımaktadır. powell'ın sözleri, siyaset yapıcılar ve sivil toplum kuruluşları için, demokrasinin geleceğini güvence altına almak adına atılması gereken adımları yeniden düşünme fırsatı sunuyor.

Etiketler:
#demokrasi#poplizm#gvenlik#tekiletirme#barselona
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat