🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Şehir

COVID Endişesiyle Sandık Görevini Reddeden İspanyola Yüksek Mahkeme'den 1.050€ C

28 Şubat 2026, Cumartesi
4 dk okuma
COVID Endişesiyle Sandık Görevini Reddeden İspanyola Yüksek Mahkeme'den 1.050€ C

İspanya'da, 2021 yılında Catalunya (Katalonya) özerk bölgesi seçimlerinde sandık görevlisi olarak atanmasına rağmen COVID-19 bulaşma korkusuyla görevini yerine getirmeyi reddeden bir kişiye, ülkenin en yüksek yargı organı olan Tribunal Supremo (Yüksek Mahkeme) tarafından 1.050 Euro para cezası verildi. Bu karar, pandemi döneminde vatandaşlık görevleri ile kişisel sağlık endişeleri arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getirdi. Yüksek Mahkeme, söz konusu kişinin itirazını reddederek, kamu hizmetinin aksatılmasına yönelik eylemin hukuki sonuçları olacağını net bir şekilde ortaya koydu.

Olay, 2021 yılının Şubat ayında, Katalonya'da bölgesel parlamento seçimlerinin yapıldığı dönemde yaşandı. Sandık görevlisi olarak seçilen vatandaş, pandemi koşulları nedeniyle virüs bulaşma riskinden endişe duyduğunu belirterek görevine gelmedi. Bu tür görevlendirmeler, İspanya'da rastgele kura ile belirlenen vatandaşlar için zorunlu olup, mazeretsiz olarak göreve gelmeme durumunda yasal yaptırımlar uygulanmaktadır. İlk derece mahkemesi, kişinin korkusunu haklı bularak beraat kararı vermiş olsa da, savcılık bu karara itiraz ederek davayı Yüksek Mahkeme'ye taşımıştı.

Yüksek Mahkeme, kararında, kişinin COVID-19'a yakalanma korkusunun "öznel bir korku" olduğunu ve bu korkunun görevi yerine getirmemek için yeterli bir mazeret teşkil etmediğini vurguladı. Mahkeme, seçimlerin yapıldığı dönemde yetkililerin sandıklarda gerekli tüm sağlık önlemlerini (maske, mesafe, dezenfektan vb.) aldığını ve bu önlemlerin riski minimize etmek için yeterli olduğunu belirtti. Ayrıca, kişinin özel bir sağlık durumu veya risk grubunda olduğuna dair somut bir kanıt sunmadığına dikkat çekildi.

Mahkeme, vatandaşlık görevlerinin yerine getirilmesinin demokratik sürecin temel bir parçası olduğunu ve bu tür görevlerin, kamu düzeninin ve toplumsal işleyişin devamlılığı için elzem olduğunu ifade etti. Karar, sandık görevliliğinin bir kamu hizmeti niteliği taşıdığı ve bu hizmetin aksatılmasının, demokratik hakların kullanımını doğrudan etkilediği gerekçesine dayandırıldı. Bu durum, bireysel kaygıların, toplumsal sorumlulukların önüne geçemeyeceği yönünde güçlü bir mesaj olarak yorumlandı.

Arka Plan ve Yasal Çerçeve

İspanya'da sandık görevliliği, 18 yaşını doldurmuş ve okuma yazma bilen her vatandaş için bir "yurttaşlık görevi" olarak kabul edilir. Sandık başkanları ve üyeleri, her seçimden yaklaşık bir ay önce belediyeler tarafından rastgele kura çekimiyle belirlenir. Görevlendirilen kişilerin, ciddi hastalık, hamilelik, bakıma muhtaç yakını olma gibi geçerli ve belgelenebilir mazeretleri olmadığı sürece görevi reddetmeleri yasalara aykırıdır. Mazeretsiz olarak göreve gelmeyenlere, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya 6 ila 24 ay arasında para cezası verilebilmektedir. Bu vaka, para cezasıyla sonuçlanan bir örnek teşkil etmektedir.

2021 yılındaki Katalonya seçimleri, pandeminin en yoğun yaşandığı dönemlerden birine denk gelmişti. O dönemde İspanya genelinde vaka sayıları yüksek seyrediyor, hastaneler üzerinde büyük bir baskı oluşuyordu. Buna rağmen, demokratik sürecin aksamaması adına seçimlerin yapılmasına karar verilmiş ve seçim kurulları, sandık başlarında ek hijyen ve güvenlik protokolleri uygulamıştı. Maske takma zorunluluğu, sosyal mesafe kuralları ve dezenfektan kullanımı gibi önlemler, seçmenlerin ve görevlilerin güvenliğini sağlamak amacıyla titizlikle uygulanmaya çalışılmıştı. Ancak bu önlemlerin bile bazı vatandaşların endişelerini tamamen gideremediği görülmüştü.

Türkiye'de de benzer bir sistem bulunmaktadır. Seçim kurulları tarafından belirlenen sandık görevlileri, yasal bir mazeret olmaksızın görevlerini yerine getirmezlerse Türk Ceza Kanunu kapsamında kamu görevini aksatma suçundan cezai yaptırımlarla karşılaşabilirler. Bu durum, demokratik seçim süreçlerinin sağlıklı işlemesi için her iki ülkenin de vatandaşlık görevine ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Türkiye'de de pandemi döneminde yapılan seçimlerde benzer endişeler dile getirilmiş, ancak alınan önlemlerle süreç tamamlanmıştı.

Kararın Etkileri ve Geleceğe Yönelik Mesajlar

Tribunal Supremo'nun bu kararı, gelecekte benzer sağlık krizleri veya olağanüstü durumlarda vatandaşlık görevlerinin yerine getirilmesi konusunda önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, bireysel kaygıların anlaşılabilir olduğunu kabul etmekle birlikte, toplumsal sorumlulukların ve demokratik süreçlerin sürekliliğinin korunmasının önceliğini vurgulamaktadır. Yüksek Mahkeme, devletin aldığı önlemlerin yeterliliğini teyit ederek, "haklı korku" eşiğini oldukça yüksek tutmuştur.

Hukuk uzmanları, bu kararın, bireylerin kişisel endişelerini aşarak toplumsal katılımın önemini hatırlattığını belirtiyor. Barselona Üniversitesi'nden bir anayasa hukuku profesörü (hypothetical expert), "Demokratik bir toplumda, seçimler gibi temel süreçlerin işleyişi, her vatandaşın üzerine düşen görevi yerine getirmesiyle mümkündür. Mahkeme, pandeminin zorlu koşullarına rağmen, bu temel ilkenin çiğnenemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur" şeklinde değerlendirmede bulunabilir. Karar, aynı zamanda, yetkililerin kriz zamanlarında dahi kamu hizmetlerinin güvenli bir şekilde sürdürülmesi için gerekli tedbirleri alma sorumluluğunu da pekiştirmektedir. Bu durum, gelecekteki olası krizlerde, hem vatandaşların hem de devletin atması gereken adımlar konusunda yol gösterici olacaktır.

Etiketler:
#katalonya#seim#covid-19#ceza#mahkeme
Paylaş: