🇪🇸 Barselona, İspanya'dan Türkçe Haberler
Gündem

Ceuta'ya Sığınan Hamile Faslı Kadınların Çaresiz Çığlığı: "Fas'a Geri Mi Gönderileceğiz?"

9 Ağustos 2026, Pazar
4 dk okuma
Kaynak: Ara.cat
Ceuta'ya Sığınan Hamile Faslı Kadınların Çaresiz Çığlığı: "Fas'a Geri Mi Gönderileceğiz?"

İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk şehri Ceuta (Sebte), Fas'tan kaçan binlerce düzensiz göçmen için umut kapısı olmaya devam ederken, hamile kadınların yaşadığı dramlar yürek burkuyor. Fas'ın Tetuan (Tetuán) kentinden yola çıkarak büyük riskler alarak deniz yoluyla Ceuta'ya ulaşan 34 yaşındaki Fatima, altı aylık hamile olmasına rağmen Fas'a geri gönderilme korkusuyla yaşıyor. Karın ağrıları ve endişelerle dolu günler geçiren Fatima'nın çaresizliği, bölgedeki göçmen krizinin insani boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Fatima, Fas'taki yaşam koşullarından kaçmak ve karnındaki bebeğine daha iyi bir gelecek sunmak umuduyla, fiziksel riskleri göze alarak kendini denize atmış. Ceuta'ya ulaştığından beri hissettiği huzursuzluk ve geri gönderilme ihtimali, hamileliğinin getirdiği doğal rahatsızlıkları daha da artırmış durumda. Ceuta'da uzun yıllardır yaşayan Fas kökenli Jadira'nın tercümanlığı sayesinde Fatima'nın hikayesi, uluslararası kamuoyunun dikkatine sunuluyor. Jadira gibi yerel halktan destek bulan göçmenler, bir nebze olsun yalnızlıklarını hafifletme imkanı buluyor.

Deniz yoluyla yapılan bu tehlikeli yolculuklar, özellikle hamile kadınlar için hayati riskler taşıyor. Dehidrasyon, hipotermi, yorgunluk ve denizin zorlu koşulları, hem anne adaylarının hem de karnındaki bebeklerin sağlığını tehdit ediyor. Fatima'nın yaşadığı bu travmatik deneyim, Ceuta ve Melilla (Melilya) gibi İspanyol enklavlarına ulaşmaya çalışan binlerce göçmenin karşılaştığı zorlukların sadece küçük bir örneği. Bu insanlar, genellikle insan kaçakçılarının eline düşerek, umutsuz bir yolculuğa çıkmak zorunda kalıyorlar.

Ceuta: İspanya'nın Afrika'daki Kapısı ve Göçmen Krizi

Ceuta, Fas ile kara sınırına sahip, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki iki özerk şehrinden biri olmasıyla stratejik bir öneme sahip. Bu coğrafi konumu, şehri Avrupa Birliği'ne (AB) ulaşmak isteyen düzensiz göçmenler için önemli bir geçiş noktası haline getiriyor. Fas'tan Ceuta'ya geçişler genellikle yüksek tel örgüler, insan kaçakçıları tarafından organize edilen deniz yolu geçişleri veya nadiren de olsa doğrudan kara sınırını aşma girişimleriyle gerçekleşiyor. İspanya ve Fas arasındaki ilişkiler, göçmen akınlarının yönetimi konusunda zaman zaman gerginlikler yaşasa da, AB'nin Fas'a sınır kontrolü konusunda sağladığı mali destekle bir iş birliği zemini de bulunuyor.

Uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmeleri, özellikle hamile kadınlar, çocuklar ve diğer savunmasız grupların özel olarak korunmasını öngörüyor. Geri göndermeme ilkesi (non-refoulement), sığınmacıların ve mültecilerin, hayatlarının veya özgürlüklerinin tehdit altında olacağı bir yere geri gönderilmemesini temel alıyor. Bu ilke, hamile kadınlar gibi hassas durumdaki bireyler için daha da önem kazanıyor. Ancak, İspanyol ve Faslı yetkililer arasındaki hızlı geri gönderme (hot return) uygulamaları, zaman zaman insan hakları örgütlerinin eleştirilerine hedef oluyor. Bu uygulamalar, bireysel değerlendirme yapılmadan ve hukuki süreçler tamamlanmadan göçmenlerin Fas'a iadesini içeriyor.

Son yıllarda, Fas'tan İspanya'ya ve dolayısıyla Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmen sayısında önemli artışlar yaşanıyor. İspanya İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında deniz yoluyla İspanya'ya ulaşan düzensiz göçmen sayısı 56.852'ye ulaşarak bir önceki yıla göre %82,1 artış göstermiştir. Bu rakamların önemli bir kısmı Batı Akdeniz rotasını kullanan Faslı göçmenlerden oluşmaktadır. Bu göçmenler arasında kadınlar ve çocuklar da giderek artan bir paya sahiptir. Özellikle hamile kadınların ve küçük çocukların bu tehlikeli yolculuklara çıkmak zorunda kalması, insani yardım kuruluşları ve uluslararası örgütler için büyük bir endişe kaynağıdır.

Belirsiz Bir Gelecek ve İnsani Sorumluluklar

Fatima ve onun gibi binlerce hamile kadın, Ceuta'da belirsiz bir gelecekle karşı karşıya. İspanyol makamlarının bu kişilere yönelik politikaları, bir yandan uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmeye çalışırken, diğer yandan da düzensiz göçmen akınını kontrol altında tutma baskısıyla şekilleniyor. Bu kadınlar için en büyük korku, Fas'a geri gönderilmek ve orada kendilerini bekleyen zorlu koşullara geri dönmek. Bu durum, Avrupa Birliği'nin göç politikalarının insani boyutunu ve üye devletlerin göçmen haklarına saygı gösterme sorumluluğunu bir kez daha gündeme getiriyor.

Türkiye de, Doğu Akdeniz rotası üzerindeki konumu nedeniyle benzer göçmen dramlarına tanıklık eden bir ülke. İspanya'nın Ceuta ve Melilla'daki durumu, Türkiye'nin Ege Denizi'nde ve kara sınırlarında yaşadığı göçmen krizleriyle paralellikler taşıyor. Her iki ülkenin de, uluslararası toplumun desteğiyle, göçmenlerin insan haklarını koruyan, güvenli ve düzenli göç yolları sunan, aynı zamanda insan kaçakçılığıyla mücadele eden sürdürülebilir çözümler bulması büyük önem taşıyor. Fatima'nın "Fas'a geri mi gönderileceğiz?" sorusu, sadece onun değil, daha iyi bir yaşam umuduyla yola çıkan binlerce savunmasız göçmenin çaresiz çığlığı olarak yankılanmaktadır.

Etiketler:
#ceuta#gmen#fas#insani-kriz#ispanya
Paylaş:
Kaynak: Ara.cat