İspanyol yazar ve aktivist Brigitte Vasallo'nun yeni eseri La fosa abierta (Açık Hendek), raflardaki yerini aldı. Ourense (Galiçya) eyaletindeki Chandrexa de Queixa kasabasının sakinlerine ithaf edilen bu eser, yazarın ailesinin de göç ettiği topraklara bir saygı duruşu niteliğinde. Kitap, göç olgusunu derinlemesine ele alırken, resmi anlatılara uymayan ve günlük yaşamda direniş gösteren "boyun eğmez" topluluklara da bir övgü sunuyor. Vasallo, göçmenliğin ardındaki karmaşık gerçekleri ve toplumsal algıları sorguluyor.
Kitabın kapağı, içeriği oldukça açıklayıcı bir şekilde yansıtıyor. Deneme, Michelangelo'nun Adem ve Havva'nın Cennetten Kovulması freski ile Barselona'daki Estació de França (Fransa İstasyonu)'na gelen göçmenleri fotoğraflayan Xavier Miserachs'ın eserleri arasında bir analoji kurarak başlıyor. Vasallo, "Göçmenlerin, sanki bir 'ilk günah' işlemişler gibi, yeterince çalışmadıkları veya daha kötü oldukları için göç ettikleri yönünde bir fikir var. Ve onların soyundan gelenlerin bu suçu ödemesi gerektiği düşünülüyor" diyerek bu algıyı teorize ediyor. Yazar, bu düşünce biçiminin bir tuzak olduğunu ve bazı bölgelerin yoksullaşması ile diğerlerinin zenginleşmesi arasındaki doğrudan ilişkiyi gizlediğini vurguluyor.
Vasallo'nun analizi, göçün sadece bireysel bir tercih veya başarısızlık değil, aynı zamanda küresel ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin bir sonucu olduğunu ortaya koyuyor. Toplumun göçmenleri "suçlu" veya "yetersiz" olarak etiketleme eğilimini eleştiren yazar, bu tür basmakalıp düşüncelerin, gerçek nedenleri göz ardı ettiğini ve yapısal sorunların üzerini örttüğünü belirtiyor. Bu bağlamda, göçmenlerin yaşadığı zorlukların ve maruz kaldıkları önyargıların kökenlerine inerek, daha adil ve empatik bir bakış açısı geliştirmeyi hedefliyor.
Her Ülkenin "Makine Daireleri" ve Göçün Kökenleri
La fosa abierta boyunca sürekli tekrarlanan bir mantra var: İnsanların yoksul oldukları için göç ettikleri fikri. Yazar bu konuda, "Benim cevabım, yoksul olunduğu için göç edildiğiydi. Ancak asıl soru, neden yoksul olunduğu ve bunu kimin nasıl tetiklediğidir. Her şey bir sürecin sonucudur" diyerek konunun derinliğini vurguluyor. Vasallo, göçün ardındaki nedenlerin sadece bireysel yoksullukla sınırlı olmadığını, aynı zamanda küresel ölçekteki sömürü ve eşitsizlik mekanizmalarının bir ürünü olduğunu savunuyor.
Denemede, her ülkenin sahip olduğu "makine daireleri" kavramı da öne çıkıyor. Örneğin, Catalunya (Katalonya) için bu makine dairesi, Terres de l'Ebre ve Camp de Tarragona (Tarragona Ovası) bölgeleri olarak tanımlanıyor; rüzgar parkları, nükleer santraller, petrokimya tesisleri, hidroelektrik santralleri ve çöp depolama alanlarının bulunduğu yerler. Vasallo, "Ne yazık ki her ülkenin kendi makine dairesi var, çünkü endüstriyel modernite bunu böyle belirlemiş. Enerji üretmek için, ki bu enerjiye büyük şehirler ihtiyaç duyuyor" diyerek, bu bölgelerin genellikle çevresel ve sosyal yükü taşıyan, ancak faydalarından daha az yararlanan yerler olduğuna dikkat çekiyor. Bu "makine daireleri" kavramı, küresel kapitalizmin ve bölgesel kalkınma modellerinin yarattığı eşitsizlikleri ve bu eşitsizliklerin göç üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Deneme, Vasallo'nun annesinin Fransa'da ev işçisi olarak çalışırken baktığı Gil Charmat adında bir çocuk hakkında bilgi ararken yazdığı mektuplarla da destekleniyor. Bu mektuplar, maalesef yanıtsız kalmış. Yazar, "Tüm bunlar bana kurgulama fırsatı verdi. Eğer egemen sınıflar bizim tarihimizi uyduruyorsa, ben de bu beyefendinin hikayesini uydurabilirim" diyerek, resmi anlatıların dışına çıkarak kendi hikayesini inşa etme gücünü vurguluyor. Bu, göçmenlerin ve marjinalleştirilmiş toplulukların kendi seslerini bulması ve kendi gerçekliklerini yaratması için bir çağrı niteliği taşıyor.
Brigitte Vasallo: Çağdaş Katalan Düşüncesinin Sarsılmaz Sesi
Barselona doğumlu (1973) Brigitte Vasallo, Pensamiento monógamo. Terror pollamoroso (Tek Eşli Düşünce. Çok Aşk Terörü), Lenguaje inclusivo y exclusión de clase (Kapsayıcı Dil ve Sınıf Dışlama) ve Tríptico del silencio. El exilio sin nombre (Sessizliğin Üçlemesi. İsimsiz Sürgün) gibi denemelerin yazarıdır. Galiçyalı göçmen bir ailenin kızı olan Vasallo, Fransa ve Fas'ta yaşamıştır. Çağdaş Katalan düşüncesinin sarsılmaz bir sesi olarak kabul edilen yazar, ırkçılık ile cinsiyetçilik arasındaki bağlantı, sınıf meselesi ve kökenin sosyal çevre üzerindeki ağırlığı gibi konularda ışık tutan ve yaraya parmak basan bir uzman olarak tanınıyor.
Vasallo'nun eserleri, toplumsal normları sorgulayan, ezber bozan ve eleştirel bir bakış açısı sunan nitelikte. Özellikle göç, kimlik, cinsiyet ve sınıf gibi karmaşık konuları ele alışı, okuyucuları derin düşüncelere sevk ediyor. Yazar, kendi göçmen kökenlerinden ve deneyimlerinden yola çıkarak, toplumsal önyargıları ve yapısal eşitsizlikleri cesurca ifşa ediyor. Onun çalışmaları, sadece İspanya ve Katalonya'da değil, uluslararası alanda da yankı uyandırarak, daha kapsayıcı ve adil bir dünya için diyalog ve farkındalık yaratmaya devam ediyor.



