FC Barcelona'nın eski başkanı Josep Maria Bartomeu, İspanyol radyosu Cadena SER'e verdiği bir röportajda, başkanlık dönemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Son yıllarda kulübün yaşadığı çalkantılar ve kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veren Bartomeu, özellikle sportif yönetimle ilgili önemli bir detayı gün yüzüne çıkardı: Barcelona'nın 2017 yılında o dönem Monaco forması giyen genç yıldız Kylian Mbappé'yi transfer etmek için girişimde bulunduğunu ve hatta bir teklif sunduğunu belirtti. Bu itiraf, Katalan devinin yakın geçmişindeki transfer stratejileri ve kaçırılan fırsatlar hakkında yeni bir tartışma başlattı.
Bartomeu'nun açıklamaları, 2017 yaz transfer döneminin Barcelona için ne denli kritik ve çalkantılı geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. O dönemde Neymar'ın rekor bir bedelle Paris Saint-Germain'e (PSG) transfer olması, Barcelona'yı büyük bir boşluğa düşürmüş ve kulübü panik transferlerine itmişti. Bartomeu, bu süreçte Mbappé'nin transferini ciddi şekilde düşündüklerini ancak o dönemki sportif direktörlerin ve teknik ekibin farklı oyunculara yöneldiğini ima etti. Bu durum, kulübün o dönemki karar alma mekanizmalarına dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Eski başkan, röportajında "Mbappé için Monaco'ya bir teklif yaptık. Ancak o dönemki sportif direktörler ve teknik ekip, Ousmane Dembélé'nin daha uygun bir profil olduğuna karar verdi" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Barcelona'nın transfer piyasasındaki vizyonunu ve önceliklerini sorgulayan eleştirileri yeniden alevlendirdi. Mbappé'nin o tarihten bu yana dünya futbolunun en büyük yıldızlarından biri haline gelmesi ve Dembélé'nin Barcelona kariyerinin sakatlıklarla boğuşması, bu kararın kulüp için ne kadar maliyetli olduğunu gözler önüne seriyor.
Bartomeu Dönemi ve Kaçırılan Fırsatlar
Josep Maria Bartomeu'nun 2014-2020 yılları arasındaki başkanlık dönemi, Barcelona tarihinin en tartışmalı dönemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Başlangıçta 2015'teki üçlü kupa zaferi gibi büyük başarılar elde edilse de, ilerleyen yıllarda kulübün sportif performansı düşüşe geçti ve finansal sorunlar giderek büyüdü. Mbappé transferinin kaçırılması, Bartomeu dönemindeki yanlış transfer politikalarının sadece bir örneği olarak gösteriliyor. Neymar'ın ayrılığı sonrası 105 milyon Euro bonservis bedeliyle Borussia Dortmund'dan alınan Ousmane Dembélé ve 120 milyon Euro'ya Liverpool'dan transfer edilen Philippe Coutinho, kulüp tarihinin en pahalı transferleri arasına girmiş ancak beklentileri karşılayamamıştı. Bu iki oyuncuya ödenen toplamda 225 milyon Euro'yu aşan bonservis bedeli ve yüksek maaşları, kulübün finansal yapısını derinden sarsan faktörler arasında yer aldı.
2017 yazında Mbappé, Monaco'dan Paris Saint-Germain'e önce kiralık olarak gitmiş, bir yıl sonra ise 180 milyon Euro karşılığında bonservisi alınmıştı. O dönemde henüz 18 yaşında olan Fransız yıldız, kısa sürede dünya futbolunun zirvesine tırmanarak adını tarihe yazdırdı. Dünya Kupası şampiyonluğu, sayısız lig ve kupa zaferi ile Ballon d'Or ödülü adaylıkları, Mbappé'nin ne denli doğru bir yatırım olduğunu kanıtladı. Barcelona'nın ise onun yerine Dembélé ve Coutinho gibi oyunculara yönelmesi, kulübün geleceğini şekillendiren kritik bir hata olarak yorumlanıyor. Bu durum, kulübün transfer komitelerinin ve yöneticilerinin geleceği öngörme yeteneği hakkında ciddi eleştirilere yol açtı.
Finansal Etkiler ve Geleceğe Yansımalar
Bartomeu'nun bu itirafı, Barcelona'nın içinde bulunduğu mevcut finansal krizin kökenlerine dair de önemli ipuçları sunuyor. Yüksek bonservis bedelleriyle yapılan başarısız transferler, kulübün borç yükünü artırmış ve maaş bütçesini şişirmişti. Lionel Messi'nin kulüpten ayrılmak zorunda kalması da dahil olmak üzere birçok krizin temelinde bu yanlış yönetim kararlarının yattığı düşünülüyor. Mbappé gibi bir süperstarı kadrosuna katma fırsatını tepen Barcelona, hem sportif başarı hem de marka değeri açısından büyük bir kayıp yaşamış oldu. Eğer Mbappé, Messi ile birlikte Camp Nou'da forma giyseydi, Barcelona'nın hem saha içindeki gücü hem de ticari geliri bambaşka bir seviyede olabilirdi.
Bu tür büyük transfer hataları, sadece İspanyol futbolunda değil, Türkiye Süper Ligi'nde de zaman zaman görülen bir durumdur. Türk kulüpleri de geçmişte yüksek bonservis bedelleri ödeyerek veya yüksek maaşlarla transfer ettikleri bazı oyuncuların beklentileri karşılayamaması nedeniyle büyük finansal zorluklar yaşamışlardır. Bu durum, futbol kulüplerinin transfer politikalarında daha dikkatli, vizyoner ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bartomeu'nun açıklamaları, bir kulübün kaderini değiştirebilecek kararların ne kadar büyük bir sorumluluk gerektirdiğini ve yanlış tercihlerde bulunmanın uzun vadeli sonuçlarını acı bir şekilde hatırlatmaktadır. Barcelona'nın Mbappé'yi kaçırması, kulübün yakın tarihindeki en büyük "ya olsaydı" senaryolarından biri olarak futbol tarihine geçti.
